hikaye
izmir escortantalya escortizmir escortizmir escortpornojigologörükle escortporno izleanal pornobayan escortbursa escortescort gaziantepistanbul escortescort izmirizmir escortistanbul escortdenizli escortescort bayankayseri escorttravesti izmirescort bayanbursa escort bayan

Alevi Gazetesi

CAN TV
Bedenleri Paramparça Edilen O Çocukları Unutmadık
128 views Okundu
27 Aralık 2018 - 11:39

28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde tarihin en kanlı katliamlarından biri yaşandı. Bundan tam 7 yıl önce savaş uçakları tarafından ağır bir bombardımanla öldürülen 35 Kürt uçaklardan yağan mermilerle katledildiler. Evet, o gün ne kar yağdı ne de yağmur fakat tıpkı kar ve boran gibi savaş uçaklarından çocuklarımızın üzerine gökten bomba yağdı. Yağmur gibi yağan bombalar çocuklarımızı, gençlerimizi paramparça etti. Roboski’nin dağları kana bulandı. İnsanlarımız kurda kuşa yem edildi.

İşte şimdi Roboski Katliamı  insanların enkazı altında yeniden gün ışığına çıkmayı beklerken, bizler için ağız dolusu kadar kadar serzeniş ve hiç unutulmayacak kadar büyük acılar kaldı. Roboski için ise ağzı dolusu kadar bir sessizlik… Bu katliamı savunacak yürek var mı bilinmez ama Roboski Kürtler üzerine oynanan oyunların en kanlısı…

Biz bu ülkede dünyaya gelmiş olanlar hep bir katliamın mağduru olduk. Hayatı, ölümüne, tarihsel bir istatistik olduğu inandırıldık. Çoğu zaman koşullarda siyasi korucu gibi korkunç gaflarla peşine takılıp gittik.

Fakat 28 Aralık günü doğanın, o güzel bembeyaz örtüsü olan karın yüzü, çocuklarımızın bedenlerinde akan kan ile adeta kırmızıya boyanmıştı.  Hayvanların ve çocukların  sımsıcak kanı  karşısında, karlar utancından eridi.

Fakat bizlere bunu reva görenler ne yazık ki hiç utanma gereği duymadı, basının karşısına çıkıp sanki hiçbir şey olmamış gibi son derece rahat tavırlarla basın açıklamasına şöyle diyordu:  Evet, bir kaza oldu, tazminatı neyse veririz…

İnsanların sorgusuz sualsiz bombalanarak paramparça edilmesinin karşılığı tazminattı. İktidarın bu açıklamaları karşısında  kamuoyu adeta dilini yutmuştu. Demokrasiden, kardeşlikten, özgürlükten, insan haklarından bahseden hiç kimse o gün görünmüyordu. Çünkü orada öldürülenler Kürt çocuklarıydı.

Roboski’de öldürülen insanlardan kimse bahsetmezdi. Çünkü bunlar başka ülkenin çocukları değildi. Elbette ki biz nerede olursa olsun katledilen insanlara çocuklarına sahip çıkacağız. Fakat gözlerimizin önünde ve  birlikte yaşadığımız insanlara yapılanlar da görmek durumundayız.

Peki dönüp bir bakalım dünyanın neresinde böyle bir kardeşlik görülmüştür. Roboski’de bu katliamı yapanlara sormak lazım, siz Kürtlerin çocuklarını katledeceksiniz daha sonra da kardeş olacaksınız.  Uçaklarla üzerine bomba yağdırarak bedenleri paramparça ettiğiniz bu insanların aileleriyle mi kardeş olacaksınız?

Peki  sizde insanlık adına zerre miskal kadar merhamet olsaydı, 3 kuruş para kazanıp, okul harçlıklarını çıkarmak için çalışan bu çocukları hunharca katleder miydiniz acaba? Uluslararası hukukta savaş halinde bile esir düşen ya da savaşta hayatını kaybeden insanların cenazelerine saygılı davranmak durumundasınız. Roboski’de savaş uçaklarıyla bombalanarak katledilen kendi vatandaşlarının cenazelerine bile saygı duyma gereği duymadılar. Cenazelerin katırlarına taşınması ise devletin Kürtlere karşı olan tavrını  gözler önüne sermişti zaten.

Biz bu ticaretten ne zamandan beri bu ve buna benzer bölgelerde yapıldığına bakalım. Ne yazık ki, Irak, İran, Türkiye ve Suriye bölgesinde yapay sınırlar oluşturulup  Kürtler, yaşamış olduğu coğrafya pay edildiği günden bu yana devam edegelen bir ticarettir. Dolaysıyla bu sadece bugünden yeni başlanmış bir durum olmadığını tüm yetkililer tarafında bilinen bir gerçektir.

Bu insanların bir çoğu akraba. Irak, İran ve Suriye olmak üzere bir kısmı da Türkiye’de yaşamaktadırlar.  Bu saydığımız bölgelerde bırakın ticarette, yukarıda saydığımız bu ülkelerde Kürtler arasında bir hayli azımsanmayacak  düzeyde evlilikler de söz etmek  mümkün çünkü bu bölgede yaşayan insanların çoğu zaten birbirine akraba hiç bir zaman birbirinden kopmamışlar bugüne kadar  yaşayıp gelmişlerdir.

Emperyalist güçler kendi çıkarlar uğruna Ortadoğu’yu müdahalesi sonucu Kürtlerin bu saydığım ülkelerde yaşamak zorunda bırakanlar. Bu insanların yaşamlarını ise filmlere konu olacak kadar dramatik bir durum olduğunu, dünya tarafından bilinen bir gerçektir.

Neredeyse  her hafta birkaç evliliğin olduğu bu kadar ilişkilerin iç içe girdiği, coğrafyadan bahsediyoruz! Peki, yetkililere sormak gerek bu kadar birlikte bir yaşamın geliştiği durumda birkaç tane çocuğun öldürülmesi ile bu ilişkileri  engellenmesinin mümkün olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Roboski katliamı, birkaç sigaradan kaynaklanan bir durum değil aslında. Esas sorun olan yukarıda bahsettiğim  ilişkilerdir. Bu katliamla Kürtler arasındaki gelişen  ilişkiyi  bitirmeye yönelik bir katliamdır. İktidar erki her fırsatta sınırların yüceliğinden dem vuruyor.  Bu yapay sınırların oluşturulduğu, o dönemde birçok insanın  taşınmaz mal varlığı ve tarlası diğer tarafta kalmıştır, bundan dolayıdır ki her zaman  bu geliş gidişler oluyordu.

Roboski, tıpkı  Van’da 33 kurşunla katledilen Kürtlerin hikayesine benziyor aslında. Bu gün dünyaya baktığımızda birçok yerde özellikle de Avrupa da yapay sınırların ortadan kaldırıldığı bir süreçte Ortadoğu’da yeniden betonlarla duvarlar örülerek insanlar birbirinden koparılması hedefleniyor olması da  Ortadoğu’nun ne kadar demokratikleştiğini gösteriyor.

Bu evren üzerinde yaşayan bizler, evrenin varoluşundan bu yana tüm canlıların sınırsız özgürce yaşama ve özgürce seyahat etme hakkına sahip olduğunu biliyoruz.  Çok iyi bilinen bu gerçek olmasına rağmen  kapitalistlerin belirlemiş oldukları sınırların dışına iki adım atığımız da bunun bedelini canımızla ödüyoruz. Emperyal güçler ortaya çıkmadan önce tüm canlıların rahat bir şekilde seyahat ettiği ve birlikte birbirine zarar vermeden yaşadığı bir dünya gerçeği de vardı.  Kapitalist sistemin ortaya çıkmasıyla birlikte, bırakın evren üzerinde ki nimetler evren bile kendi aralarında yapay sınırlar oluşturularak pay edildi. Şu çok iyi bilinen bir gerçektir. Eğer, sınırlara gerek olsaydı dünya var olduktan buyana sınırlar olurdu. Bu da şunu gösteriyor k; kapitalizm, doymak bilmeyen bir canavardır. Hepimiz de  çok iyi biliyoruz ki, evren üzerinde sınırların çizilmesinin mümkün olmadığı gerçeğini bir tarafa bırakarak kablo ile yapay sınırlar çizilerek, insanların bir çember içine hapsederek kendi saltanatlarını sürdürmeye, esas alan bir yaklaşımdan öteye bir şey değildir. İşte kapitalist sistemin, evrene ve insanlara bakış açısı budur.

Biz çocuklarımız yarın Roboski Katliamını bize sorduğunda, onlara dönüp düzgün ve onurlu bir cevap verebilmek için bu zalimliğe karşı çıkmalıyız. Karşı çıkalım ki çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakalım.

Vicdanlarımızla yüzleşmeye, çocuklarımızın bu soruları sormaya gerek duymadan büyümelerine izin verenler bu ülkenin vicdanını kaybetmişlerdir. Dur durak bilmeden sorular, bedeli insan canı olan sorular yaratmaya devam ediyorlar. Roboski bunun son perdesi, şimdilik. Devletin savaş uçakları, köylerinin birkaç kilometre ötesinde bir kaç paket sigara getirerek satmaya çalışan çocuğu, yani senin çocuğun  gibi 35 sivili bombalayarak öldürdü. Medya sustu herkes hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştı.

Sivillerin katledildiği saldırıyla ilgili sivil bir mahkeme, bizim işimiz değil. Madem askeri uçaklarla öldürüldü, o halde askeri mahkeme ilgilensin kararı verildi. Milletin Meclisinde yalandan komisyon kuruldu. Fakat araştırmaya gerek olmadığı kararı veren komisyon bu kararı neye dayanarak ve de halen bilinmemektedir. Diğer taraftan ise askeri mahkeme takipsizlik karar vererek, olayın örtmeye çalıştı. Sistem bize açık mesajını verdi. “Bu kadar üzerinde durmaya gerek yok, bu olayın yargılanmasının, gerek olan bir şeyde değildir.” denilerek sorumluların ortaya çıkmaması için elinde gelen çabayı gösterdi. Halen Roboski katliamının kararını veren kişi halen bulunamadı yada kendi siyasi krizleri içerisinde olayı FETÖ’ye atarak bu işten sıyrılmaya çalıştılar.

Evet. Annelerin O çocukların  çığlığıdır işte insan kalmak isteyenlere en anlamlı ses olacak.

Buraya not düşmek gerekir aslında. Mademki bir kazaydı o zaman neden Roboski katliamında hayatını kaybedenler heykelini yıktınız? Eğer devlet yetkilileri, kendilerine yüzleşmek istiyorlarsa. O heykelle söktükleri gibi yerine koyarlar.

Saygılarımla…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mersin escort | eskişehir escort | mersin bayan escort
şişli escort

istanbul escortistanbul escort

izmir escortbursa escort