izmir escortantalya escortizmir escortizmir escortpornojigolo

Alevi Gazetesi

istanbul escort

Ahlaki Politik Kültür

Ahlaki Politik Kültür
MEHMET KABADAYIMEHMET KABADAYITÜM YAZILARI
2.014 views Okundu
24 Ekim 2018 - 14:32

“Kapitalizmin zirvede olduğu bir zamanda Ahlaki-politik kültür kavramı üzerine konuşmak ve yazmak yanar dağın püskürttüğü lavlar arasında kalmak kadar tehlikelidir!” DERVİŞ.

Ahlak olgusu; dünyanın her yerinde insanların yaşadığı sosyal koşullar içerisinde düşünerek var ettikleri yaşam değerleridir. Her topluluk bulunduğu mekân ve zamanın rengini taşır. Bu bakımdan her sosyal toplum kendi doğal özgünlüğü içerisinde bir ahlak anlayışını ortaya koymuştur. Evrensel ahlak kuralı; birey ve toplum olarak hangi koşullarda olunursa olunsun, siyasi, dini, maddi-manevi ve kültürel olarak her türlü haksızlığa karşı durmak demektir. Ahlaki-politik kültürün varlığı, her alanda olumsuzluğu frenler, olumlu düşüncelerin gelişmesinin önünü açar! Machiavelli, politik ahlakın olmazsa olmaz olduğunu ve daha iyi bir dünyada yaşamanın, ancak bu erdemin uygulamasıyla gerçekleşeceğini, vurgular!

Kültür; salt maddi yapılar değildir, insanın kendisinden doğaya kattığı her şeydir. Yaşam boyu oluşturduğu ürünlerin toplamıdır! Kültür, toplumların biyolojik olarak değil, toplumsal olarak kuşaktan kuşağa aktardığı maddi-manevi ürünlerin bütününü oluşturur. Yani genetik değil de, insan faaliyetlerinin sosyal olarak aktarılan yönlerinden oluşan bir bütündür. Kültür, zihinsel faaliyetlerin yani akıl ile duygunun birleşimiyle açığa çıkan yaratımlardır. Bu bağlamda kültür, birey, toplum ve doğanın birbirini besleyerek oluşturduğu yaratımların toplamı demektir.

İlk klan-kabile toplulukları (ilkel komünal topluluklar), kendi yaşamlarını sürdürebilmek ve iç düşünsel çatışmalarını ortadan kaldırabilmek için totem inancını geliştirmişlerdir. Buradaki amaç, toplumun yaşamını bir düzene oturtmak ve iç düşünsel- fikirsel çatışmaları ortadan kaldırıp, ahlaki-politik kültüre bağlı bir toplum oluşturmaktır. İnsanlığın toplumsal gelişimini incelediğimizde ilk gördüğümüz şey ilk ahlaki-politik toplumun, klan-kabile toplumu olduğunu görürüz.

Klan-kabile toplumunda kadının rolü erkeklerden çok ileri düzeydedir ve kadın yaşamsal alanda her daim etkindir ve güçlüdür. Klan-kabile toplumsallığında kadın, doğa ile birlikte insan yararına önemli gelişmeler kat ediyor ve her zaman doğa ile uyum içerisinde bulunuyor. Doğal yasalar çerçevesinde kadın tarafından geliştirilen ilişkiler; birbirine zarar veren değil, birbirine güç veren ilişkilerdir! Mesela kadın, doğadan aldıklarının tahlilini yaptıktan sonra (toprağa tohum serpmek gibi) tekrar doğaya vermekte ve karşılıklı bir al ver ilişkisini ortaya koymaktadır.

Toplum karşıtı ve sömürücüsü olan kapitalizm ve onun uzantısı yapılar karşısında alternatif olabilecek tek yapı; ahlaki-politik kültüre yani öze dönüşten başka bir şey değildir. Bu da demokratik ahlaki-politik toplum inşası ile mümkün olabilecektir. Toplum olarak yarattığı değerlerini (ocak sistemi) savunamayan ve koruyamayan ve bütün bunlarla birlikte çürüyüp çirkinleşen bireyler; yaşam karşısında bir şey ifade edemezler! Donanımsız ve ikrarsız yola çıkıp, toplumsal meseleleri ciddiye almayan kişilikler, bilerek ya da bilmeyerek çürümeye hizmet ederler. Değerlerimizin içinin boşaltılmasına, bozulmaya ve çürümüşlüğe seyirci kalırsak vay halimize! Değerlerimize saldırılara çürümüşlüklere ve yozlaşmaya seyirci ve sessiz kalmaya, kulaklarımızı tıkamaya hakkımız yoktur. Seyirci ve sessiz kalmak yapılan yanlışlara ortak olmak demektir!

‘Eline, beline, diline sahip ol’ ilkesi toplumun gündelik yaşam ve davranış biçimlerini oluşturmuştur. Öze zarar verildiğinde yozlaşma başlar. Değerlerimizi kaybetmek istemiyorsak, mutlak savunucusu ve koruyucusu olmak zorundayız. İnsanlığın ve toplumsallığın kadim merkezi olan bu coğrafyanın değerleri tüm insanlığın ortak değerleridir! İnsanlığın ortak değerleri günümüzde manipülasyon (hileli yönlendirme) ve asimilasyon kuşatması altındadır. Eğer asimilasyona ve manipülasyona karşı demokratik alanda mücadele gerçekleştiremezsek tarihin tozlu sayfalarında “bir zamanlar vardı” denilecek ya da günümüzde çok şikâyet ettiğimiz biçimiyle bile tarihte yerini alamayacaktır.

Yıllardır maruz kaldığımız asimilasyon ve manipülasyon politikaları karşısında toplumumuz başkalaşıp, kendini asimile edenle benzeşiyor. İşte tam bu yüzden topluma ve bireylere enjekte edilen kültürün etkilerinden kurtulmak için kendimizi öz değerlerimize dönüp, ahlaki-politik kültürle arındırmamız gerekiyor! Bu da ancak ve ancak öze dönüşle mümkün olabilir. Ahlaki-politik ve kültürel bir sistemin demokratik ilkelerle toplumda tekrardan kök salması günümüz koşullarında kaçınılmaz hale gelmiş durumdadır.

Asırlardır her türlü baskı yöntemiyle manipüle ve asimile edilip, özünden koparılmak istenen toplumumuz, son birkaç yıldır kendi yolunu tekrar bulup, yapılan hataları tamir edebilmek amacıyla, özüne dönme çabası içine girmiş bulunmaktadır. Bu uğurda çaba sarf edenleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bu uğurda emek veren cümle canların emeklerine, yüreklerine ve belleklerine sağlık! Hakk her daim yardımcımız, Hızır yar ve yoldaşımız olsun! Aşk İle.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
maltepe escortalanya escortkartal escort manavgat escort
antalya escort
malatya escortelazığ escortizmir escorterzurum escortescort erzurummersin escortporno izlepornoporno izlekonulu pornoanal pornoescort hatayescort sivasmalatya escortescort sivasescort çorumbursa escortdeutsche porno