antalya escort bayan
bayan escortbursa escortescort gaziantepistanbul escortescort izmirizmir escortistanbul escortdenizli escortescort bayankayseri escorttravesti izmirescort bayanbursa escort bayan

Alevi Gazetesi

istanbul escorthalkalı escort

Yezit’in Planlarını Bozan Zeynebi Duruş

Yezit’in Planlarını Bozan Zeynebi Duruş
GÜLFER AKKAYAGÜLFER AKKAYATÜM YAZILARI
65 views Okundu
12 Eylül 2018 - 11:26

Alevi toplumunun yas-ı matem oruçları olarak adlandırılan Muharrem oruçları başladı.

Muharrem oruçlarının yas-ı matem adını almasının nedeni tarihte yaşanan meşhur Kerbela direnişi-katliamıdır.

Hüseyin ve arkadaşlarının (kadın-erkek) Yezit’in askerleri tarafından katledilmesinin hikâyesidir. Ama esas olarak Hüseyin ve arkadaşlarının Yezit rejimine karşı boyun eğmemesi, zalime, onun zulmüne, Küfe halkının ikrarından dönmesine rağmen yolundan dönmemesi, direnmesidir.

Yani iradenin ve onurun zaferidir Kerbela katliamı.

Ancak Kerbela katliamı sadece savaş meydanında verilen mücadele de değildir. Hem o meydana dek gelinen süreçtir hem Kerbela direnişi-katliamının yaşandığı andır hem de Kerbela direniş- katliamının sonrasındaki sürecin tamamıdır.

Bugün Kerbela direnişi-katliamını tarihin sayfalarında okuyabiliyorsak, böyle bir direniş-katliamın yaşandığını biliyorsak bunu evinde kalmak yerine Hüseyin ile beraber aynı dava için yollara düşen, Yezit’e karşı mücadele etmeyi seçen Zeynep’e ve onun gibi kadınlara borçluyuz.

Kerbela direnişi-katliamı ardından kardeşinin parçalanmış ölü bedenini görmek zorunda kalan, mızrağa takılı başı ile günlerce, haftalarca yolcuk etmek zorunda kalan, gittiği her şehirde, geçtikleri her yerleşim biriminde Kerbela’daki katliamı yılmadan anlatan Zeynep’e borçluyuz.

O gün, şimdiki gibi medya, sosyal medya, telgraf, telefon gibi iletişim olanaklarının olmadığını, halk için tek haber yayma olanağının anlatım olduğunu anımsarsak Zeynep’in yaptığının ne kadar önemli ve büyük bir iş olduğunu kavramak güç olmaz.

Üstelik Kerbela’da yaşanan katliamı Zeynep olağan koşullarda dolaşarak anlatmamıştır. Katliamı yapan ordunun esiri olarak, günlerce su ve yemekten, dinlenmekten mahrum bırakılmış, baskı ve zulüm altında biri olarak anlatmıştır, kendilerini izleyen kalabalıklara aktarmıştır.

Bizzat Yezit’in sarayında yüzüne karşı “Boşuna sevinmemesi gerektiğini, kazananın kendisinin değil, Hüseyin ve bu direnişte yer alanlar” olduğunu söylemiştir. “İnsanlar seni değil, onları anacak” demiştir.

Öldürülme pahasına.

Ancak Alevi toplumunun düşünürleri, aydınları, entelektüelleri, dedeleri, anaları bu kadar sahiplendiği Kerbela direnişi-katliamını da ne yazık ki tarihteki yeri ile kavrama ve bunu topluma doğru aktarma konusunda (çok az kişi hariç) cinsiyetçi tutum sergilemekten geri kalmadı.

Kerbela direniş-katliamını sadece erkekler varmış gibi aktardılar, aktarmaya devam ediyorlar. Kadınları ve onların direnişini, çabalarını, emeklerini görünmezleştirmekten çekinmiyorlar.
Bu kişiler (yazık ki aralarında kadınlar da var) Kerbela direniş-katliamından ne zaman bahsetseler sadece Hüseyni duruştan bahsettiler.

Kuşku yok ki Kerbela direnişi Hüseyin ile anılır ama sadece Hüseyin ile anılması da bir eksikliğe neden olur. Çünkü o direniş-katliamı yaşayan, sonra bu katliamı ömrü boyunca bulunduğu her yerde anlatan, bu direniş-katliamın unutulmasını engelleyen, Yezit’in ve yaptıklarını öğrenmemize neden olan, lanet Yezit’e denilmesini sağlayan kişi, Hüseyin ile beraber, yanyana aynı yola baş koyan Zeynep’tir.

Hüseyin ve Zeynep’in direnişi beraber anılmazsa Kerbela’daki direniş anı ve sonrasında hayatta kalanların onurunun teslim alınmasına karşı yaşanan direniş görmezden gelmiş olunur. Ve Kerbela direnişi-katliamı gerektiği kadar doğru anlaşılamaz.

Muaviye bu katliamı planlarken tartışmasız bir zafer istiyordu. Şahsen kendisi daha büyüyecek, iktidarı daha güçlenecek, halk ona daha biat edecekti. Böyle olacağını sanıyordu. Bu planı bozan kişi Zeynep’tir.

Zeynep, Kerbela direniş-katliamını susmayıp anlatarak Muaviye’nin yaptığının katliam olduğunu göstermiştir.

Böylece Muaviye yenilmez bir lider değil, katliamcı olarak tarihe geçmiştir.

Muaviye bugün hiç kimse tarafından kabul edilmiyorsa, hatta çeşitli toplumlar tarafından adı küfür gibi kullanılıyorsa bunun nedeni Zeynep ve onun susmayan dili, bastırılamayan direnme gücüdür.

Zeynep, Kerbela katliamının korku ile etkisizleştiremediği kişidir. Susturulamayan asidir.

Erkekleştirilmiş Alevilikte Kerbela’dan bahsederken sadece Hüseyni duruş örnek verilir, ondan bahsedilir. Oysa aynı zamanda bir de Zeynebi duruş vardır. Ve bu ikisi bir bütündür.

Aleviler Kerbela direniş-katliamına böyle bakmayı içselleştirdiklerinde ancak kadın ve erkeği ayrıştırmadıklarını, kadınla erkeği bölmediklerini iddia edebilirler.

Aksi durumda sadece kadınların Kerbela’daki varlığı yok sayılmakla kalmaz, tarihe karşı da saygısızlık yapılmış olur. En hafif haliyle eksik bir tarih anlatımı ve yazımı yapılmış olur.

Neyse ki Alevi kadınlar var ve Zeynebi duruşu da yüksek sesle dillendiriyorlar. Tıpkı Zeynep gibi susmuyorlar.

10 eylül 2018

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
maltepe escortalanya escortkartal escort manavgat escort
antalya escort
malatya escortelazığ escortizmir escorterzurum escortescort erzurummersin escortporno izlepornoporno izlekonulu pornoanal pornoescort hatayescort sivasmalatya escortescort sivasescort çorumbursa escortdeutsche porno