Ana Sayfa Gülfer Akkaya Hace Bektaş etkinliğinin adı “Hace Bektaş ve Kadıncık Ana etkinlikleri” olarak değiştirilsin

Hace Bektaş etkinliğinin adı “Hace Bektaş ve Kadıncık Ana etkinlikleri” olarak değiştirilsin

458 views

Bu yılki Hace Bektaş anma etkinlikleri 16-17 Ağustos tarihlerinde yapılıyor. Etkinliklere Avrupa ve Türkiye’de örgütlü Alevi kurumları beraber katılıyor, ortak etkinlikler düzenliyor.

Önümde bu etkinliğin afişi var. Afişte etkinlikler hakkında bilgiler mevcut, okuyorum, okuyorum…

Okuduklarımdan iki hisse kapılıyorum. Bir yandan umut, diğer yandan kadın erkek eşitliği konusunda değişime direnişi gözlemliyorum.

Önce değişime direnildiğini düşündüren kısımdan başlayayım.

Etkinliğin ilk gün programı şöyle; selamlama ve konuşmalar, gençlik paneli, kadın paneli.

Selamla ve konuşma kısmında beş kurum adına o kurumların başkanı olan beş kişi var listede. Hepsi erkek. Dolayısıyla selamlayıcıların, konuşmacıların tamamı erkek.

Bu etkinliğin katılımcıları muhtemelen yarı yarıya, belki de daha çok kadınlardan oluşacak. Ama kadınları selamlayacak, onlara bir kelam edecek tek bir kadın yok selamla ve konuşmacılar listesinde.

Diyeceksiniz ki konuşmacılar başkanlardan oluşuyor ve başkanlar da erkek. Ama zaten bu durumun kendisi başlı başına sorun değil mi? Bu cinsiyetçi ayrımcılığı Aleviler ne zaman değiştirecek?

Üstelik Hace Bektaş gibi Kadıncık Ana ile yoldaş, birlikte topluma önderlik etmiş iki kişinin huzuruna bu şekilde çıkmak Kadıncık Ana ve Hace Bektaş’ın Yol’unu anlamak, sürdürmek açısından sıkıntılı ve iç acıtıcı değil mi?

Hani Alevilerde kadın ve erkek eşitti?

Hace Bektaş’ta nerede Kadıncık Ana ve onun sürdürücüsü kadınlar?

Alevi kadınlar henüz Alevilerdeki erkekleşmeye karşı değişimi zorlayacak kadar ses çıkartamıyorlarsa da her yerde, her aşamada kadın konuşmacılar, temsilciler istiyorlar. Ama istemek yetmiyor, Alevi kadınların açıktan bu konuda erkeklerle yüzleşmesi gerekiyor. Tek tek, nokta nokta hedefler belirleyerek somut kazanımların sağlanması gerekiyor.

Etkinliklerin umut vaat eden kısmına gelince…

Kadınların sorunlarını, çözümlerini ele alan ve sadece kadınların konuştuğu bir panelin olması oldukça sevindirici. Bu, kadınların görünmesi, kendi sorun ve çözümlerine sahip çıkması, kadın politikası üretmesi açısından oldukça değerli.

Ancak etkinliklere bakınca bu durumun ne yazık ki bir de sorunu içinde barındırdığını söylemek gerekiyor. Kadınların sadece kadın alanına sıkıştırılarak genel politik alandan dışlanması. Alevi kadınlar eğer bugünden bu durumu fark edip buna müdahale etmezse, ilerde ne yazık ki zamanlarının ve emeklerinin bir kısmını yine cinsiyetçi olan bu politik tarzla mücadele etmekle geçirecek.

Bunun olmaması için şimdiden kolları sıvamalı ve kendilerinden kaçırılan diğer tüm alanlarda da yer almayı amaçlamalılar.

Böyle yapıldığında erkekler müdahale edecek, kadınları kariyerist, açgözlü diye nitelendirecekler ama kadınlar bunları duymadan haklı mücadelelerine devam ettikleri sürece tüm bu dirençleri kırabilecekler.

Bir de soru hem erkek hem kadın arkadaşlara… Bu afiş önünüze gelince bu cinsiyetçi durumdan rahatsız olmadınız?

Erkekler “Niye hep erkek konuşmacılar var?” demedi mi?

Kadınlar “Konuşmacıların hepsi neden erkek, itiraz ediyoruz” demedi mi?

Erkekler esas alanları almış, kadınları sadece kadınlar kısmına sıkıştırmış diye hiç mi sorgulamadı kadın ve erkek canlar?

Sadece konuşmacılar da değil, iki sunucu var ikisi de erkek.

Kadınlar nihayet bu sorgulamaları yapmadan, sessizce kendilerine çizilmiş alanlarda var olmaya devam edemezler. Sanıldığının aksine bu ön açmak değil, ön kapatmaktır. Kadınların her konuda, hayata dair söyleyeceği, siyasi sorunlara yönelik önereceği, bizzat uygulayacağı politikalar var. Bu perspektifle yola çıkmayan Alevi kadınlar başarılı olamaz, Alevi kadın hareketi oluşamaz.

Her yerde olmak için kadınlar daha talepkar olup, daha yüksek sesle itiraz ve önerilerde bulunabilmeli.

Bu yılki Hace Bektaş etkinliklerinde Avrupa ve Türkiye Alevi kurumları somut bir de karar çıkartmalı.

Kadıncık Ana’nın evinin onarılması konusu artık ertelenemez. Alevi kadınlar ve Aleviler bu eksikliğin giderilmesi için bir an evvel kolları sıvamalılar.

Ayrıca bu etkinlikler sadece Hace Bektaş etkinlikleri diye adlandırılarak Kadıncık Ana yok sayılmış oluyor. Etkinliklerin adı “Hace Bektaş ve Kadıncık Ana Etkinlikleri” şeklinde yenilenirse gerek tarihsel bakımdan, gerek Alevilik inancı açısından daha doğru bir adlandırma yapılmış olur.

Umarım Alevi kadınlar ve Aleviler bu konuları ve talepleri panel ve konuşmalarda gündemlerine alırlar.

Kadıncıl aşk ile.