Geçtiğimiz hafta  seçim öncesi “Maraş’da Seçim : HDP Baraj Altında Bırakılmak İsteniyor” başlıklı yazımda bazı değerlendirmeler de bulunmuştum.  Seçim sürecinde olduğumuzdan kaynaklı bazı konulara değinemeyip açığa çıkartamamıştık. Ancak seçim sürecinin geçtiğini göz önüne alındığımız da Maraş’da yapılan yanlışları ortaya koymak gerektiğini düşünüyorum..

“Maraş’ta HDP Baraj Altında Bırakılmak İsteniyor” başlığının altında gizli olan gerçekler aslında tarihden bu yana baskı altında kalan Maraşlıların yaşadıklarının bir devamı niteliğindeydi demek yetinde bir tespit olacağı kanısındayım

24 Haziran seçimleri öncesi AKP parti Cumhurbaşkanı Adayı Erdoğan’ın kendi kitlesine HDP’yi baraj altında bırakmanın bir görev olduğunu empoze etmesinin  ardından

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nın bu tavra karşı bir tutum geliştirerek şöyle bir açıklamada bulundu.  Kılıçdaroğlu HDP’nin baraj altında kalmasının Türkiye lehine bir durum olmayacağını savunması CHP’li tabanın bir kısmında gereken cevabı bulmasının yanı sıra HDP kitlesinde de bir karşılıklık buldu. Bunun kanıtı ise Demirtaş’ın oyunun HDP’nin altında olması ve bu oyların Muharrem İnce’ye yöneltilmesiydi.

Ancak bazı yerllerde CHP genel başkanın yürutmek istediği butunluklu bir politikanin tersine işledi ve  dolayli da olsa Erdoğan’ın bu seçime dair en büyük beklentisi olan HDP’nin baraj altında kalması politikasını  destekler nitelikte bit çalışma yürütüldüğünü şu sözlerle ortaya koymakta eğer biz bu dönemde de Maraşlı vekil çıkarmazsak bu bizim Parti için ciddi bir sorundur diyerek seçmenin üzerinde bir baskı oluşturmaları ver Dolayısıyla geçen

Buna en büyük örneklerden biri de geçen yazdı da çalışmalarını izlediğimi belirttiğim Maraş’dı.

Maraş’da CHP’li il örgüt ve CHP’li adayların kendi bekaları için izlediği politika HDP’yi baraj altında bırakmaya yönelik bir politikaydı.  Bunu En iyi Maraş’lılar bilir, korku siyasetinin işlediği bir dönemde ve şartlarda orada yaşayan Alevilerin nasıl bir konuma geldiklerini gözler önüne seriyor.Bu durumu nasıl halkların aleyhine çevrildiğini aslında ortaya koyan tavır CHP’li Adayların Maraş’da izlediği politikaydı.

Geçtiğimiz yazının bir bölümü alıntılayarak aslında bu duruma şöyle dikkat çekmeliyiz:

“Baskı ve korku siyasetinin yanı sıra Maraş’daki CHP’lilerin oranın özgün durumundan kaynaklı genel politika dışında bir eğilim yaratmak istenmesiydi. CHP’li adaylar ve siyasetçiler Maraş’da HDP’ye oy verecek kitleye “HDP’nin baraj sorunu yok , bize oy veri ki vekil çıkartalım” gibi söylemlerle politika yapmaları Maraş’da ayrı durum olarak göze çarpıyor. Tabi ki bu durumda önceki seçimler de yaşanan gelişmelerinde etkisi var.”

İşte seçim öncesi açığa vurabildiğimiz kısmıyla CHP’li adayların tutumu böyle ortaya konabilir. Bu işin baskı boyutunu da bu yazımda sizlerin kaanitine bırıkacağım. Öncelikle en çarpıcı olan kısmı HDP’ye yönelik devlet basıkının yanı sıra CHP Gençlik örgütünün geliştidiği saldırıları gözden geçirelim Yaşanan saldırıları Maraş HDP il Örgütü aslında yapdığı açıklama ile ortaya çıkartıyor.

İl Örgütü yaptığı açıklamada şunlara değindi :

“24 Haziran baskın seçimleri kapsamında partimiz gerek Maraş gerekse ilçelerde var gücüyle çalışıyor.

Ancak geçtiğimiz günlerde Partimizin çalışmaları kapsamında astığı bayraklar CHP’li gençler tarafından sökülerek yakılmıştır. Buda yetmezmiş gibi bu gençler Narlı seçim büromuza gelerek tehditler savurmuşlardır. Bizler bu olayı esef ve şiddetle kınıyoruz. Bizler kimseyle kavga ya da tartışma içinde olmadık olmayacağız. Buna benze olaylar geçmiş seçim süreçlerinde yaşandı. Bunların son bulmasını istiyoruz. Kanla, kavgayla, tehditle bizleri yolumuzdan alıkoyamazsınız. Chp’nin artık bu tür saldırılardan vazgeçmesi gerekmektedir. Bu toplumun huzurunu kimsenin bozmaya hakkı yoktur. ”

Açıklama da okuduğumuz gibi bu saldırılar filli bir duruma döndü. Yazımda da bahsetiğim gibi Maraş’da korku politikası insanlar üzerinde önemli etkiler bırakıyor. CHP’nin Maraş’da nasıl vekil çıkardığınıda aslında böylece anlıyoruz. CHP Gençlik Örgütü’nün de burada İl örgütü tarafından değil adaylar tarafından kışkırtılığını durumunda hala yargıda olduğunu belirtmek isterim.

CHP’nin ve özelde devletin korku siyaseti ile  Maraş’da nasıl HDP’nin nasıl oy kaybettiği gözler önüne seriliyor. Bunu söylemek belki de zor ama Maraş’ın CHP adayları kendi çıkarları için Erdoğan’ın politikasına uyarak HDP’yi baraj altında bırakmak istemişdir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısana CHP’li adaylar ve gençlik örgütü bir karşılık vermediyse de HDP’liler bu seçim çevresinde oluşan durumu sahiplenerek bu duruşun yanında durdu. Aslında oy oranlarını göz önüne getirdiğimizde Erdoğan’ın gitmesi nasıl bir ilkeli duruş gösterdiğini ortaya koyuyor.

Maraş’da 7 Haziran’da oy oranları şöyle :

CHP : 51.409 HDP: 32.446

7 Haziran seçimlerinde iki parti de orada vekil çıkaramadı.

Maraş’da 24 Haziran seçim sonuçları ise şöyle:

Demirtaş: 7.640 HDP: 25.723

Bu sonuçlar Maraş’da ki durumu gözler önünü zaten seriyor. Bu durumdan sonra ise CHP Genel Merkezi’nin nasıl bir tavır alacağı ise merak konusu.