izmir escortantalya escortizmir escortizmir escortpornojigolobayan escortbursa escortescort gaziantepistanbul escortescort izmirizmir escortistanbul escortdenizli escortescort bayankayseri escorttravesti izmirescort bayanbursa escort bayan

Alevi Gazetesi

istanbul escort

Susarsak ölürüz, bağırırsak kazanırız!

Susarsak ölürüz, bağırırsak kazanırız!
365 views Okundu
18 Haziran 2018 - 17:48

ERDAL ER

Recep Tayyip Erdoğan, 24 Temmuz 2015 tarihinde polis ve orduyu Kürtlerin üzerine sürdü.

Ormanlar yakıldı, mezarlıklar bombalandı ve kentler yıkıldı.

Binlerce masum çocuk, kadın ve erkek vahşice öldürüldü!

Bu gerçek değişmiş değil; Kürdistan’da insanlar halen öldürülüyor ve tutuklanıyor.

Son örnek Suruç…

Celal ve Adil kardeşleri ve babaları Esvet Şenyaşar öldürüldü.

Şenyaşar ailesi sadece AKP’ye oy vermeyeceklerini açıkladıkları için öldürüldüler.

Suçlu kim?

Peşinen, ‘Erdoğan’, ‘devlet’, ‘hükümet’, ‘polis’, ‘ordu’ ve ‘yargı’ diyeceksiniz.

Bazılarınız da, ‘ama’, ‘ancak’, ‘fakat‘, ‘PKK’ diyeceksiniz!

Hayır!

Geçin bunları.

Suçlu devlet, hükümet, polis, ordu, yargı değil.

Suçlu Erdoğan da değil; PKK hiç değil.

BİZİZ, BİZ!

İnsanlar Erdoğan’ın emriyle öldürüldüklerinde biz ne yaptık?

Gözlerimizin önünde yaşanan soykırımı sadece izledik.

Kendi başımıza gelmediği sürece bir kenarda durup koyunlar gibi bekledik.

Susarsak sıranın bize gelmeyeceğini düşündük, umut ettik.

Biz böyle düşündükçe içimizden birileri gözlerimizin önünde öldürüldü ve zindana atıldı.

Biz yine sustuk.

Çünkü Erdoğan gücünü sessizliğimizden alıyor.

Peki neden bu insanlar öldürüldü, öldürülüyor ve hapse atılıyor?

Neden kentleri yerle bir ettiler ve belediyelere kayyım atama yoluyla el koydular?

Milletvekilleri neden tutuklandı?

Hiç düşündünüz mü?

Erdoğan’ın emriyle öldürülen çocuklar, kadınlar, erkekler ve yaşlılar konuşabilseydi bizden ne isterlerdi?

Taybet İnan’ın, polis ve asker kurşunlarıyla öldürüldükten sonra cenazesinin sokaktan alınıp defin edilmesine tam bir hafta izin vermediler.

Taybet İnan’ın çocuklarına nasıl bir acı yaşattılar?

Sadece o gün Taybet anayı öldürmediler, hepimizi, insanlığımızı, vicdanımızı ve ahlaki değerlerimizi de öldürdüler.

Hatırlıyor musunuz Cemile’yi?

Daha çocuktu.

Boy atmıştı…

Genç kızlığa adım atacaktı. Büyümesine, yaşamasına, mutlu olmasına izin vermediler.

Kurşunla vurdular Cemile’yi polis ve ordu mensupları.

Cemile’ye de bir mezarı fazla gördüler.

Annesi kızının cansız ve kanlı bedenini evinde bozluğa koydu, cesedi çürümesin diye.

Cemile’nin ölüm emrini verenler, tetiği çekenler nerede?

Başka Cemilleri öldürmek için elleri tetikte içimizde dolaşıyorlar, değil mi?

Sahi Cemile konuşsaydı bizden ne isterdi?

Susanlar ve izleyenler için ne derdi?

Kevser Eltürk, öldürüldükten sonra çıplak bedeni teşhir edilmişti.

Kesver Eltürk’ü hatırlıyorsunuz değil mi? Kürtlerin onuru için hayatını verdi.

Hacı Lokman Birlik, boynuna ip geçirilmiş polis panzerinin arkasından sürüklenmişlerdi.

Hepimizin gözünü korkutmak içinde fotoğraflarını çekip sosyal medyada teşhir ettiler. ‘Boyun eğmezseniz hepinizi böyle yaparız’ demek istiyorlardı.

Biz yaşayalım diye o öldü…

74 yaşındaki Mehmet Erdoğan Cizre’de yaşıyordu; ‘ben yaşlıyım, kimse bana bir şey yapmaz’ diyerek dışarı çıkıp ekmek alacaktı çocuklarına ve torunlarına.

Polis ve ordu mensupları onu başından vurdular.

Cesedi bir gün sokakta kaldı.

Sur’da 3 çocuk annesi Melek Alpaydın yoksul sofrasında çocuklarının karnını doyurmak istiyordu. Lokmaları ağzındayken roketi ateşleyerek öldürdüler.

Geride insanlığın utancı bu fotoğraf kaldı.

Ya Cizre bodrumları. ‘Su, su’ diye inleyen onlarca yaralı genç…

Ne mi oldu?

Üzerlerine gaz dökerek yaktılar onları diri diri.

Hatırlıyor musunuz Mehmet Tunç’un annesinin iki oğlunun tabutlarının arasında çekilmiş fotoğrafını?

Liste uzun…

Taybet  İnan, Cemile Çağırga, Lokman, Kevser, Melek, Mehmet Tunç artık konuşamaz.

Ama biz geride kalanlar onlar adına konuşmalıyız.

Sokak ortasında keskin nişancı kurşunuyla öldürülmenin nasıl bir şey olduğunu hissetmeliyiz.

Kendi evinde yoksul sofrasının başında top mermisiyle nasıl can verdiğini hayal edin.

Onun çocuklarını düşünün.

Öldürülenler öldürüldü.

Peki geride kalanların yaşadıkları tarifsiz acılar.

Kanayan yaralar…

Allah aşkına daha dün evinde çocuklarıyla kahvaltı yapan bir kadının bir daha o eve gelmeyeceğini çocuklarının bilmesi nasıl bir şey?

Bir baba, kardeş, abla, annenin morga gidip kafa tası parçalanmış, gözleri oyulmuş, kolları kesilmiş, iç organları dağılmış oğlunun, kızının cesedini tespit etmesi nasıl bir duygu?

Çocuğunun parçalanmış, yakılmış cenazesini bulup bir mezara gömdüğü için sevinen ve kendilerini şanslı gören anne babaları düşünün.

Burası böyle bir ülke.

Uçaklarla paramparça edilen Kürt gençlerinin kayalara, ormanın dallarına yapışmış et parçalarını toplayan insanları hayal edin ve karar verin.

Susacak mıyız?

Biz sustuğumuz için Efrin’deki (Afrin) çocukların, kadınların, yaşlıların ve tüm canlıların üstüne bombalar yağdırdılar…

Erdoğan, bozuk düzenini sürdürmek için bize kefen giydiriyor.

Ayağa kalkıp bağırmanın zamanı geldi; O KEFENİ GİYMEYECEĞİZ!

Bu düzen Kürtleri inkar ediyor, öldürüyor ve yaşam hakkı tanımıyor.

Erdoğan’ın düzeni ve adaleti ölümün dışında bir şey vaat etmiyor.

Bu insanları neden öldürdünüz? Bu vahşetin bir hesabı olmayacak mı?

Bir kenarda oturup sorunun başkasının çözmesini beklemekten utanç duymalıyız.

Üstelik bu bir çözüm değil.

Çözüm birleşerek bütün bunlara ‘dur’ demekle olur. Sesimizi çıkartmanın zamanı.

Artık tek yürek olup bu soykırımı durduralım.

Hepimiz bir şeyler yapmalıyız, hepimiz sorumluluk almalıyız.

Birbirimiz için ayağa kalkmalıyız, bir birimizi korumalıyız.

Erdoğan’ı durdurmanın yolu birlikten geçer.

Yan yana gelir, el ele tutuşur ve bu zulme dur dersek emin olun Erdoğan yenilecektir. Onun gücü bizim örgütsüz ve dağınık olmamızdandır.

Bilmelisiniz ki onlar içimizden birilerini öldürmek, hapse atmak için şimdi, şu an yeni planlar yapıyorlar.

Bizi yok etmek istiyorlar.

Pişman olmayacağınız hayat yaşamanın yolu zulme karşı durmaktan geçer.

Bu dünyadaki son gün ve gecemiz olacaksa da başımız dik olmalı.

Susarsak ölürüz, bağırırsak kazanırız!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
maltepe escortalanya escortkartal escort manavgat escort
antalya escort
malatya escortelazığ escortizmir escorterzurum escortescort erzurummersin escortporno izlepornoporno izlekonulu pornoanal pornoescort hatayescort sivasmalatya escortescort sivasescort çorumbursa escortdeutsche porno