Ana Sayfa Şükrü Yıldız Arif Sağ’a MESAM operasyonu Alevilere yapılmış saldırı ve hakarettir!

Arif Sağ’a MESAM operasyonu Alevilere yapılmış saldırı ve hakarettir!

2.791 views

„MESAM’da Bakanlık tarafından tartışmalı şekilde görevden alınan Arif Sağ ekibinin tasfiyesi başladı.“ (Cumhuriyet Gazetesi 7 Mayıs 2018)

Geçtiğimiz günlerde bazı medya kuruluşları haberlerinin arasına kısaca bunu da sıkıştırdı. Haber özeti bu kadarcık bir cümleden oluşuyor. Alevilerin tarihi olarak sözlü bir kültürden gelenekten geldiğini varsayarsak, onunda ellerinden alınmak istendiğini gösteren bir durum ortaya çıkmış oluyor.

Alevilerin binlerce yıllık değerleri, nefesleri, deyişleri, ninnileri, ağıtları yezitten kalma zerzevata peşkeş çekilsin diye operasyon yapılıyor. Tahammülsüzlüğün sınırı artık aleni gasp ve talana başlıyor.

“Tasfiye ediliyorlar” diyor medya, Arif Sağ’ın başkanlığında seçilmiş olan MESAM yönetimi için.

Önce kayyum atanıyor. Kürt illerinde belediyelere yaptıklarını uyguluyor. Seçilmişlere el çektiriyor. Atanmışlar sonsuz yetkilerle donatılarak geliyor. Her birinin görevi bulunduğu yerde demokrasiyi katletmek oluyor. Sonrası malum. Çalışanlar, kurum emekçileri ve kurumu var edenlere işten el çektiriliyor. Atama kurullar oluşturuluyor ve o kurullar eliyle yeni yeni adamlar türetiliyor. Üretilen adamlar kurumun sahipleri tarafından yeniden alınmasın diye herkesi suçlular kategorisine ekleyip, suç mekanizması üretiyor.

İnsana dair ne varsa ayaklar altına alınıyor.

Utanmadan birileri “devlet görev vermiş yok diyemem” diyor. Devlet memuru “sanatçı” oluyor. Emeğiyle iş yapamayanlar siyasi iktidarın kollarının altında Alevilere operasyon çekiyor. Feriştahına kadar ahlaksızlaşıyor.

Gelecekte Alevilere biçilen rol MESAM operasyonu oluyor.

MESAM niye önemli oluyor; çünkü müzik demek Alevilik demek oluyor. Alevilerin bugüne kadar kendilerini en güçlü hissettirebildikleri alan oluyor. O alanın örgütlendirilmesi hayati bir durum olarak Alevilerin önünde duruyor. Tüm haksızlıklara, yanlışlara rağmen yüzlerce alevi âşık, ozan ve derlemecinin buluştuğu, bezende varlığıyla güç aldıkları kurumları oluyor.

Görünen o ki Alevi kurum ve kuruluşları bunun yeterince farkında değil. Nasıl ki bu topraklarda Alevi kökenli hâkim, savcı, asker vali, kaymakam vs… bırakmadıkları gibi, şimdi de Alevilerin olmazsa olmazı olan müzik alanında da kimseyi bırakmak istemiyorlar.

Alevi sazının yerini çamur müziğin telleri arasında yok etmek istiyorlar. Alevileri bugüne taşımış olan telini koparmak yaşamı tüm alanlarda kendisine mahkûm etmek derdine düşmüş bulunuyorlar.

Pir sultanlara yaptıramadıklarını, bugün onların torunlarına yaptırmak suretiyle tarihten intikam almak istiyorlar. Şah demeyen deyiş ve nefesler eşliğinde saraya meze yapılmak isteniyor Alevi müziği. Notalar artık yezit diye inliyor….

Alevi kurumlarının bu durum karşısındaki sessizliği ise kabul edilir gibi değil. Sanki dünyanın başka bir yerinde, kendilerini hiç ilgilendirmeyen bir meseleymiş gibi bakıyorlar. Olayı şahsileştirip, kişiler üzerinden yâda menfaatler üzerinde okuyacak kadar gerçekliğin dışına savrulmuş olarak duruyorlar.

Alevilerin olmazsa olmazlarının derlenip toparlandığı ve bizim sanatçılarımızın adıyla yâd edilen kurumlardan biri sadece Alevi oldukları için, sisteme muhalif durdukları için, bazı davetlere icap etmedikleri için cezalandırılıp, el konuyor. Alevilerin servetine el konuyor, Alevi Kurumlarında açıklama dahi yok.

Eğer Alevi değerleri sahiplenilip korunmayacaksa, Alevi Kurumları ne işe yarayacaklar. Dernek, vakıf, federasyon başkanı olma kavgasının bir bölümünü Alevi değerlerinin korunmasına verilmesi artık elzem olmuştur.

Bilmek lazım ki bu değerler bir bir elimizden alınırken başkanlığını yapacağınız bir kurumda kalmayacaktır.

Onun için bir an önce MESAM başta olmak üzere Alevilerin tasfiye edildiği tüm alanlara müdahale edilerek Alevi hassasiyeti kamuoyuna hissettirilmelidir.

Tarihin derinliklerinde gelen atalarımızın curaları, sazları ile bezenmiş olan demimizin hakkı verilmelidir.

Dara durulmalıdır aşk ile….