Ana Sayfa Bülent Felekoğlu Aleviler Geçer Akçe, Alevilik Kalp…

Aleviler Geçer Akçe, Alevilik Kalp…

1.493 views
Aleviler Geçer Akçe Alevilik Kalp...
Aleviler Geçer Akçe Alevilik Kalp...

Hakk Aşkı, Xızır Hikmeti, Pirim Seyit Nesemi Nefesi ie…
Akle biçuk xwe jor digre, Çerçi erebe xwe gir digire
Cane Mangul xwe Gicik digre, gelo dile wi gire
Sofi kince xwe gewn digire, fele xwe talde digire
Pir u Peri rastın u rasteda ne, meydan nure, can tire.
Aklı küçükler kendini yukarda tutar, Arabasını büyük alır
Mankul olanlar kendini küçük görür, çünkü yüce yüreklidir.
Sofu eski elbise alır, huylarını kuytudan alır.
Pir u Periler ise doğrudur, ortadadır. Meydanları nur, canları kadimdir.
Ape Kekil

24 Haziran seçimleri, yoğun tartışmalar ve ekonomik bir krizle menziline doğru ilerliyor. Toprağı ve üretimi bitiren Beton iktidarı halkın İnançsal değerlerini de tüketerek sona yaklaşıyor. Cennet tacirliği fetbaz Simsarlığa dönmüş vaziyette. Lakin; 24 Haziran seçimleri  hepimiz açısından öğretici sonuçları şimdiden içinde barındırıyor. Alevi Halklar açısından daha da sonuç çıkarıcı bir seçim olacak.

Devlet dinamiği yoğun kriz içerisinde yumuşak bir geçiş planlıyor. Bu yönüyle  iktidarı da ikna etmek istiyor. Lakin CHP içerisinde Milletvekili tırpanlamaları sonuçları tartışmalı bir seçime tepki geliştirecek dinamikleri ve değişken dinamiklerde kayma yapabilecek bir portföy oluşturmuş görünüyor. Tabanın yüksek sesli muhalefetine rağmen. Bu durum açık bir uzlaşıyı da kamuoyunun önüne koymak demek. İnce çıkışları dengelenmek isteniyor. HDP artık Türkiyede Halkların Merkez Demokratik Partisi konumunda algılanıyor. Türkiye demokrasisi için Demokratik ısrarı bir geleneğe dönüştürmüş vaziyette.  Aleviler cephesinde yoğun bir sempatiyi hak etmiş görünüyor. Fakat siyaset alanlarında ki hassasiyet tanımayan Merkezi atamacılık vekil tayini en büyük eleştiri ve gönül kırıklığı olarak da bu seçimde önümüze konmuştur. Şımarıklık boyutuna varan yaklaşımlar olmuştur. Biz Aleviler için ise sürece cevap olamayan örgütsel dağınıklıkğımız bu yaklaşımları daha da pervasızlaştırmıştır. Ciddi ders çıkarmak lazım. Bu nedenle sözümüz çok da para etmiyor. Nicel varlığımız siyasetçilik açısından cezbedici sadece. Lakin iktidar da bu nicel yapımıza göz dikerek Cemevlerine yasal statü tanıyacağı lütfunda bulundu. 90 yıllık katmerli asimilasyondan kalanlarımızla devşirmeler  ile. Sonra da ilk icraat olarak Alevi adayların adaylıklarını düşürdü. Gelde inan. Aleviler siyasetçilik için Geçer Akçe sadece…

Gel gör ki Alevilik Kalp Akçe hiçbir dinamik buna bazı kendilerine Alevi deyip tarikat semalarında sarxoş gezenler de dahil. Binyılların Hakk Yol inancını muteber görmüyor. Sosyal, ekonomik, toplumsal çözümlemelerini yeterli görmüyor. Şehre geldik cıvıttık edalarında bazıları. Cübbeli tarikatçıların cübbelerine özenenler.  Kırbaçcı Şiilerin ictihatlarına ve milyon hurafesinden keramet çıkaranlar. Üç kuruşa, Beş köfte görenler. Yolda gördüğü tespih muamelesi yapanlar. Katliamlar yaşadık deyip toplumun dizlerinin bağını çözüp  bunun üzerinden rant sağlayanlar. Cümleniz Yola zararsınız. Geçen yazımızda bunlara değinmiştik. Lakin haklılığımız iki gün önce daha da açığa çıktı. Garip Dede Dergahına gelen Zöhre Ana tarikatına bağlı şahıslar tarikat namazı kıldılar. Çevredekileri de zorlayarak. Bu tarikatçı kesim Mevlana Kardeşlik Derneği diye misyon çalışması yapan yarı tasavvuf, yarı İttihatçı(ki istihbarat yetiştirmeleridir) Atatürk’ün Hz. Ali olduğunu söyleyen her köşede mesaj bekleyen Ocağı, Piri, Rayberi, Musahibi olmayan kendine gelen mesaj ile keramet sahibi olduğunu söyleyen yapılar. Kendilerine göre bir ekol olabilir. Lakin Zöhre Ana bir Sıdıka Avar özentisidir. Keraneti kendinden hasıldır. Ona biat edenlerin tercihidir. Lakin biz Aleviler için Pir u Peri Ocak harında pişer keramet ise cümle komundur. Bir kişi sadece kerameti taşımaz. Keramet çerağını uyandıran Taliptir. Talip yolun özüdür. Pir u Peri(Ana) can ikrarlaşmasıdır. Bu ikrar cümle kainatın sırrı hakikatidir. Her can Xızır nuru ile kendi donunda keramet sahibidir. Bu vesile ile biat değil. Hakk deryasından Xızır gayreti ile birbirine niyaz olan İtikat ile ikrarlaşır ve cümle varlığa Xızır olur. Her ibadetimiz Hakkın Emri rızasının görünür olan halidir.  Aleviler arasında ki bu misyon çalışmaları tanıdık olduğumuz faaliyetlerdir. Zöhre Ana’nın soyu, boyu nedir kimse bunu açmaz Yozgat’a nerden gelmiştir. Yaşam sürecinde Polis gözetiminde yürümesi, keramet gördüğünü söyleyenler, şifa bulduğunu söyleyenler. Denetimli bir organizasyonun sonucu mudur? Şüphe ile bakılmalıdır. Lakin Yehova şahitleri de böyle çalışıyor. Hem bizim ibadet işleyişimiz, sosyal yaşamımızın her anını içine alır. Cem bir toplumsal ikrarlaşma alanıdır. Ve rızalı toplumu betimler, tüm ritüeller bu temeldedir. Müsşidimizden, Talibe ve Hakk deryasında her can birbirine Taliptir. Her Meydan rıza ile ancak kurulur. Son kertede Hakk bile Yola taliptir. Zöhre Ana müridleri bu nedenle kutsalımız olan degahlarımıza gelip tarikat namazı kılmaları, rızamız olmadan Şov yapmaya çalışmaları, birde kendilerine Alevi demeleri kabul edeceğimiz bir durum değildir. Alevi değillerdir ama özgür iradeleri ile tabiki kendilerine Zöhre Ana müridleri diyebilirler. İbadetgahlarını yapabilirler. Ama Alevi dediğiniz anda binyılların birikimi inancın çeperine girersiniz. Bu çeperinde Yol dili İbadeti,İşleyişi bellidir. Sulandırmanın anlamı yok. Şimdi Ali’yi seviyorsunuz diye Alevi olamazsınız. Şii olursunuz, Kadiri olursunuz, Halidi olursunuz, Zöhre Ana’cı olursunuz, Sunni olursunuz. FAKAT ALEVİ OLAMAZSINIZ. Size Ocağınızı, Mürşidinizi, Pirinizi, Rehberinizi, Musahibinizi, Aşiretinizi sorarlar cevap veremezsiniz. O nedenle siz yolunuza, biz yolumuza. Örneğin gidin Süleymancılarla, Cübbeli ile ya da Menzil tarikatında Adıyamanda Tarikat namazınızı kılın, beraber zikir yapın hiçbirşey diyeceğimiz yok. Lakin Ocak evlatlarının olduğu Garip Dede’ye gelirseniz edep bileceksiniz, Yol bileceksiniz. Yoksa keramet dediğiniz suratınıza güçlü bir tokat gibi çarpar. Aleviler köşede, bucakta boşluktan ses beklemez çünkü Hakk Deryası damla canında her talipte, her canda nurdur. Biz birbirimize niyaz olurken, birbirimizi gördüğümüzü söyleriz. Bizi görmek istiyorsanız Yol dilimizle önce niyaz olacaksınız. Gelip hurafelerinizi dayatmayacaksınız. Kör fani, sofu, softa olursunuz. Kendilerini sıfatları ile bize tanıtanlar bu Cemde yer bulamazlar. Yoldan üstün nam mı olur. Birde Kırklar Cemini bileceksiniz. Hadi ordan derler insana.

Birde Hakk Yolda ısrar edip geçmişi ve geleceği anın hikmetinde yaşayanlar. Lokmasını pişirip pay edenler, Xızır aşkına birbirine umut olanlar. Hakk aşkına harama, hileye, yalana tamah etmeyip eline, beline, diline sadık olanlar. Pirlerine keramet olup ikrarbend olanlar. Musahipli olup haldaş olanlar. Hakk Yol Aleviliğin Mürşidi, Piri, Rehberi, Musahibi, Lokması, Ziyareti ile bütünlüklü bir yaşam olduğunu yaşamları ile kanıtlayanlar Hakk onlardan razı olsun. Ocaklarımızla yolumuz yaşar. Ocağı harlayacak olanda bu Hakk taliplerdir. İnancımızdan Hakk Aşkı, Xızır Hikmeti, Ocak, Cem, Civat, Saz, Semah,Musahip,  Lokma, Niyaz biri eksik olur ise Yol eksik olur. Xızır hakikati tüm hurafeler önünde Yolun temel direnç noktasıdır. Xızır’ın geçmediği her ibadet ve ya ritüel bilin ki asimile etmek için yapılıyordur. Xızır Yardımcımızdır…