The Lancet dergisinde yayınlanan araştırmanın yazarlarından, Paris Descartes Üniversitesi’nden Christophe Guilmoto, “Cinsiyet üzerine kurulu ayrımcılık onların doğmasını engellemiyor ama doğan kız çocuklarının ölümünü hızlandırabiliyor” dedi.

Hindistan, bebeğin cinsiyetinden dolayı kürtajın sık yaşandığı bir yer olarak biliniyor. Ancak, beş yaşın altında ölen kız çocukları ile kıyaslandığında kürtaj sayısı daha az. Araştırmacılar ilgisizlik biçimlerini şöyle sıralıyor: Kötü beslenme, yetersiz tedavi, aşı yapılmaması. Bu durum kız çocuklarda ölüm oranlarını arttırıyor. En fazla da yoksul bölgelerde yaşanıyor. Okur yazarlığın daha az olduğu ülkenin özellikle kuzeyi bu durumdan etkileniyor.

Kadın ile erkek çocuk arasındaki ayrımcılığa dikkat çeken araştırmacılar, kız çocuklarına ilişkin daha fazla ölümlerin yaşanmasının kısmen istenmeyen hamileliklerle ilgili olduğu, sonrasında da ilgisizlikten kaynaklandığına dikkat çekiyorlar.

Araştırmacılar, 2000 ile 2005 yılları arasında doğan kız çocuklarının ölüm oranlarını 46 ülke ile kıyasladı. Avusturya Araştırma Merkezi’ndeki uygulamalı sistemler analizi uluslararası enstitüsü yaptığı yazılı açıklamada “Kız çocuklarının yüzde 22 gibi daha yüksek ölüm oranı bir cinsiyetçilik biçiminden kaynaklanıyor” dedi.