SON DAKİKA

Eğitim seviyesi değil öğrenci sayısı yükseldi

Bu haber 14 Nisan 2018 - 10:55 'de eklendi ve 41 views kez görüntülendi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, haberimizle yeniden gündem gelen “cezaevlerindeki öğrenciler” konusunda Adalet Bakanlığı’nın “cezaevlerinde eğitim seviyesi yükseliyor” açıklamasına tepki göstererek, “Bizim gördüğümüz cezaevlerinde eğitim seviyesinin yükseldiği değil, OHAL ile birlikte cezaevlerindeki öğrenci sayılarının yükseldiğidir. Bakanlık yakın zamanda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile sona eren protokolü yenilemeli, mahkûmların öğrenim ücretlerinin karşılanmasını sağlamalıdır’’dedi. İlgezdi, gazetemize yaptığı açıklamada yedi ay önce hazırladığı “Mahkûm Öğrenciler” raporunda, “Cezaevlerinde 69 bin 301 öğrenci” olduğunu açıkladığını hatırlatarak, şunları söyledi: “Adalet Bakanlığı’nın yapmış olduğu son açıklamanın, hem bana daha önce verdikleri resmi yanıtlar incelendiğinde, hem de açıkladıkları yeni rakamlar ele alındığında sorunlu olduğu ve içinde çelişkiler barındırdığı görülüyor.”

Sayı eksik

Bakanlığın son açıklamasında verilen sayılara bakıldığında 136 öğrencinin eksik olduğunun görüldüğüne dikkat çeken İlgezdi, ‘‘Belki bu sayı küçük görülebilir ama cezaevleri için yüksek ve en önemlisi de bakanlığın baştan savma verilerle kamoyunu doğru bilgilendirmediği görülmektedir’’ diye konuştu. Adalet Bakanlığı’nın, 2016 yılı sonu itibariyle Ceza İnfaz Kurumlarında lise ve dengi okullar ile ön lisans ve lisans programlarına kayıtlı toplam hükümlü ve tutuklu öğrenci sayısının 36 bin 33, ayrıca açıköğretim programlarına kayıtlı toplam hükümlü ve tutuklu sayısının ise 33 bin 268 olarak bildirdiğine dikkat çeken İlgezdi: “Bu iki sayının toplamı da tarihin en yüksek öğrenci mahkûm sayısını yani 69 bin 301’i göstermektedir” diye konuştu. Bakanlığın bu karışıklığa, son açıklaması ile yeni bir boyut kazandırdığını belirten İlgezdi, şöyle devam etti:

Hangi veriyle?

“Akıllara ilk gelen soru aradaki farkın bir öğrenim kurumuna kayıtlı olmasına rağmen okula devam edemeyen kişilerden oluştuğudur. Bakanlık bu konuya da yanıt vermek zorundadır. Bakanlığa kaç kişinin öğrenci iken tutuklanıp cezaevine girdiğini sormamıza rağmen yanıt vermemektedir. En trajikomik olanı ise bakanlığın ‘Ceza infaz kurumuna girdikten sonra kaç kişinin okula başladığının tespiti amaçlı herhangi bir çalışmamız bulunmamaktadır’ şeklinde verdiği yanıttır. Bu yanıta istinaden bakanlığa sormak istiyorum; madem cezaevindeyken kaç kişinin okula başladığına yönelik ellerinde veri yok. O halde, ‘Cezaevlerinde eğitim seviyesi yükseliyor’ şeklinde açıklamayı hangi veriye dayanarak yapıyorlar? Bakanlığın bir diğer eksikliği ise öğrencilerin tutuklu mu ya da hükümlü mü olduğuna dair ayrı ayrı veri tutmamalarıdır. Bu durum henüz suçlu olduğu ispatlanmamış biri için özellikle eğitiminin devamı açısından telafisi olmayan durumlara yol açmaktadır.”