PAYLAŞ

Türkiye tarihinin en kanlı katliamı olan Ankara Garı Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin aileleri, kurdukları 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin kapatılmasına öfkeli. Katliamda oğlunu kaybeden Mustafa Güney, tepkisini “Derneğin kapatılması ile bizleri ikinci defa katlettiler” sözleriyle gösterdi.

IŞİD’in 10 Ekim 2015’te gerçekleştirdiği saldırı sonucu 103 kişinin yaşamını yitirdiği, 450 kişinin ise sağ kurtulduğu Ankara Garı Katliamı’nın mağdur aileleri, kendi çabaları ile kurdukları 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin kapatılmasına tepki gösterdi. Derneklerinin “tüzüğündeki teknik eksikler” nedeniyle kapatılmasını “vahim karar” olarak nitelendiren aileler, bu karara rağmen mücadelelerine devam edeceklerini vurguladı.
‘İÇİME SİNDİREMİYORUM’
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi iken “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ için geldiği Ankara’da yaşamını yitiren Güney Doğan’ın babası Mustafa Güney, kararı “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. “Derneğimizin kapatılması ile birlikte anlaşıldı ki bu iktidar, bu katliamın bizzat sorumlusudur” diyen baba Güney, “Bu kadar ailenin bir araya gelerek acılarını paylaştığı, dayanışma içerisinde örgütlü mücadelesini sürdürdüğü bu derneği kapatmayacaklardı. Bu vahim bir durumdur. Bizi katlettikleri yetmemiş gibi derneğin kapatılması ile bizleri ikinci defa katlettiler. İçime sindiremiyorum” dedi.
‘BU KARAR DEVLETİN KATLİAMA BAKIŞINI GÖSTERİYOR’
Derneklerinin kapatması kararının altında örgütlü mücadelelerine engel olma amacının yattığını vurgulayan Güney, şunları söyledi: “Ama ne yaparlarsa yapsınlar bizim örgütlü mücadelemizi engelleyemeyecekler, bizi durduramayacaklar. Biz yine o Gar binası önünde olacağız. Bu karar devletin katliama bakışını gösteriyor. Öyle olmazsa derneği hedef almaz ve kapatmazlardı. Bunlar bizim örgütlü bir şekilde barış isteğimizi engellemeye çalışıyorlar. Bunlar barıştan korkuyorlar. Çocuklarımız ‘savaşa dur’ dedikleri için katledildi. Ama maalesef barışı yerine savaşı isteyenler ikinci defa bizi katlettiler.”
 ‘ACILARIMIZI PAYLAŞMAMIZA TAHAMMÜL EDEMEDİLER’
Katliamda annesi Meryem Bulut’u kaybeden Adnan Bulut ise, karara yönelik tepkisini “Acılarımızı paylaşmamıza tahammül edemediler” sözleriyle dile getirdi.
Yaşamını yitiren annesinin aynı zamanda bir “Barış Annesi” olduğunu hatırlatan Adnan Bulut, karara dair “Derneğimizi kapatmaları, bize nasıl bir kin ve nefret ile yaklaştıklarının göstergesidir.  Şaşkınız bu karara. Bizler acılarımızı paylaşırken, bunlar bizim acılarımızı paylaşmamıza dahi tahammül edemedi. Örgütlü yapımızdan korktular. Bizim şehitlerimiz, ölümler olmasın diye şehit oldu. Barışı haykırdıkları için hedef haline geldi derneğimiz. O dönemde barışı haykırdık diye canımızdan olduk. Bugün ise derneğimiz kapatıldı. Türkiye’nin en değerli insanları katledildi. O günden bu güne sadece kan, acı ve ölüm var. Başka bir şeye şahit olmadık. Ama derneğin kapatılması mücadelemizi engellemeyecek. Derneğimiz kapatsalar dahi davamız mahşere kadar sürecektir” ifadelerini kullandı.
‘SON NEFESİME KADAR DAVAMIN PEŞİNDE OLACAĞIM’
Katliamın bir diğer mağduru ise, 20 yaşındaki kızı Elif Kanlıoğlu’nu kaybeden Öznür Kanlıoğlu. Alınan karar ile birlikte öfkelerinin daha da büyüdüğünü söyleyen Kanlıoğlu, “Derneğimizi kapatmış olmaları bizim açımızdan bir şey değiştirmez. Biz mağdur aileleri olarak her yerde mücadelemize devam edeceğiz. Son nefesime kadar davanın peşinde olacağım” dedi.
Katliamda İnşaat İşçileri Sendikası üyesi olan eşi İsmail Kızılçay’ı kaybeden Serpil Kızılçay da sorumluların cezalandırılması gerekirken bunun yerine derneklerinin kapatıldığını ifade etti. Kızılçay, verilen kararın kendilerini verdikleri mücadelelerinden alıkoyamayacağını kaydetti.
MA / Selman Güzelyüz
PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız