PAYLAŞ

HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun yaptığı ileri sürülen çağrı ve katıldığı yürüyüş nedeniyle yargılanan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş davasında mütalaa veren savcı, 25 yıla kadar hapis istedi. Savcı’nın, iddianamede istenenden daha fazla ceza istemesi dikkat çekti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu’nun DAİŞ saldırısı altındaki Kobanê için 2014 yılında yaptığı çağrı ve Sur’da “sokağa çıkma yasağı” protestosuna katıldığı gerekçesiyle 30 Ocak 2017’de tutuklanan ve 21 Nisan’da görülen ilk duruşmada tahliye edilen HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş hakkında 8 yıldan 23 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın 4’üncü duruşması Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Beştaş, “Örgüte üye olmak”, “Suç işlemeye alenen tahrik etmek”, “Toplantı ve yürüyüşün zorla dağıtılması”, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” ve “Halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kışkırtmak” ile yargılandığı duruşmaya katılmazken, avukatları hazır bulundu.
SAVCI OLMAYAN MYK KARARI ÜZERİNDEN CEZA İSTEDİ
İlk olarak söz alan duruşma savcısı davanın esası hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, Beştaş’ın HDP Adana Milletvekili ve HDP MYK üyesi olduğu, çağrının HDP’nin resmi Twitter hesabında yapıldığını ileri sürdü. Savcı,  Beştaş’ın MYK kararı alındığında Ankara’da olmadığı ve söz konusu toplantıya katılmadığını beyan etmişse de HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 30 Kasım 2014 tarihinde yaptığı açıklama ile eylem çağrısının HDP MYK kararı olduğunu belirttiğini, bu nedenle yapılan çağrıdan tüm MYK üyeleri ile birlikte Beştaş’ın da cezai anlamda sorumluluğu olduğunu iddia etti. Savcı, DAİŞ’in Kobane’ye saldırdığı sırada KCK Yürütme Konseyi üyesi Murat Karayılan’a ait olduğu ileri sürülen sosyal medyan hesabından ve örgüte yakın internet sitelerinden kanunsuz eylem yapılması için çağrıda bulunulduğunu savundu. Savcı, bu çağrıların hemen ardından HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun eylem çağrısı yaptığını ardından ülkenin genelinde vahim nitelikte olaylar meydana geldiğini, birçok kişinin yaşamını yitirdiğini ve yaralandığını hususu dikkate alındığında Beştaş’ın “örgütün talimatı” doğrultusunda hareket ettiğinin sabit olduğunu savundu. Savcı, Beştaş’ın “örgüte üye olma” ve “suç işlemeye alenen tahrik” suçunu işlediğini iddia etti.
Savcı, Beştaş’ın Sur’da ilan edilen sokağa çıkma yasağının protesto edildiği yürüyüşe katılarak Sur ilçesine girmeye çalıştığı, polisin “dağılın” ihtarına rağmen dağılmayan ve şiddet kullanan grup içerisinde yer almak suretiyle 2911 Sayılı Kanunda belirtilen suçu işlediğini savundu. Savcı, Beştaş’ın 11 yıldan 25 yıla kadar hapis ile cezalandırılmasını talep etti.
DEMİRTAŞ’IN TANIK OLARAK DİNLENMESİNİ İSTEDİ
Ardından söz alan Beştaş’ın avukatı Mehmet Emin Aktar, müvekkili hakkında asıl suçlamanın MYK kararı olduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi’nin aynı suçlama nedeniyle yargılanan HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen’in yaptığı bireysel başvuruya ilişkin verdiği kararda MYK çağrısının yapılıp yapılmadığının kesin olmadığı gerekçesiyle hak ihlali kararı verdiğini hatırlattı. Müvekkili Beştaş’ın kararın alındığı tarihte Ankara’da olmadığını belirterek, suçlamaya dayanak yapılan MYK kararının olup olmadığını araştırılmasını talep etti. Aktar, ayrıca bu çağrı nedeniyle HDP’ye dava açılıp açılmadığının tespiti için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasını istedi.
Ardından söz alan Avukat Mehdi Özdemir ise Kobane çağrısının MYK kararıyla alınıp alınmadığının tespiti için Demirtaş’ın tutuklu yargılandığını dava dosyasının istenmesi ve Demirtaş’ın davada tanık olarak dinlenmesini istedi. Avukatlar mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talep etti.
Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Beştaş’ın avukatlarının taleplerinin gelecek duruşma değerlendirilmesine karar vererek, davayı Nisan ayına erteledi.
PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız