PAYLAŞ

Washington’da yaşayan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, Efrin operasyonunun DAİŞ’e cesaret verdiğinin ABD’de yüksek sesle dillendirildiğine işaret ederek, Türkiye’nin açıklamalarının ABD’de karşılık bulmadığını söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte Efrin’e yönelik başlattığı operasyon 25’inci gününe girdi. Ankara’da sıklıkla yükselen “Efrin’den sonra sırada Minbic var” sözleri Türkiye-ABD ilişkilerini gerdi. ABD’de, operasyona dair dile getirilen kaygılara ve uyarılara kulak asmayan Türkiye’nin saldırılarının DAİŞ’i cesaretlendirdiği artık yüksek sesle ifade ediliyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Perşembe günü yapacağı Türkiye ziyareti öncesi mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan “ABD ile ilişkileri ya düzelteceğiz ya da tamamen bozulacak” açıklaması geldi. Washington’da yaşayan gazeteci ve analist Mutlu Çiviroğlu, Türkiye-ABD ilişkilerini değerlendirdi.
ABD İKNA DEĞİL 
ABD’nin başından beri Efrin operasyonuna karşı olduğunu ifade eden Çiviroğlu, ABD’nin operasyonun sebepleri konusunda ikna olmadığını belirtti. ABD’nin Efrin’i güvenli ve istikrarlı bir yer olarak değerlendirdiğini kaydeden Çiviroğlu, ABD’nin Efrin’i yerinden edinmiş insanların sığındığı bir yer olarak da görüldüğünü vurguladı. Çiviroğlu, “ABD, Efrin operasyonunun IŞİD ile savaşa zarar verdiğini düşünüyor” dedi.
Suriye’deki Kürtlerin Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak istediğini söyleyen Çiviroğlu, “YPG’nin kontrol ettiği bölgelerden şu ana kadar Türkiye’ye direkt bir saldırı yok. Operasyon sonrası atılan füzelerden bahsediliyor. Tillerson’un bu konuda ikna olmadığını Çavuşoğlu’na aktardığı basında yer aldı” diye konuştu.
ABD Dışişleri ve Pentagon’un Türkiye’nin operasyonu durdurup enerjisini DAİŞ’e vermesi için birkaç defa açıklama yaptığına işaret eden Çiviroğlu, “Türkiye ABD’nin telkinlerini dikkate almıyor. ABD-Türkiye müttefiktir. Ancak her konuda anlaşamayabilirler. ABD her istediğini Türkiye’ye yaptıramıyor. Şu an ABD ilişkilerin sertleşmemesine özen gösterip diplomatik yollarla sorunu çözmeye çalışıyor” dedi.
DAİŞ’e karşı kurulan koalisyonun Efrin’de herhangi bir çalışmalarının olmadığını vurgulayan Çiviroğlu, “Her ne kadar koalisyonun başını ABD çekse de ABD ve koalisyon birbirinden farklıdır. ABD Efrin’de herhangi bir müdahalesi olmadı ama Türkiye’nin saldırılara son bulmasını istiyor” değerlendirmesi yaptı.
AÇIKLAMALARIN KARŞILIĞI YOK 
ABD ve Türkiye’nin Suriye politikasında çok derin çelişkilerin olduğunu vurgulayan Çiviroğlu, ABD’nin YPG’nin bel kemiğini oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile çok önemli sonuçlar aldığını hatırlattı. ABD’li yetkililerin açıklamalarıyla Suriye’de kalıcı olmak istediğini gösterdiğine işaret eden Çiviroğlu, şunları söyledi: “ABD, Suriye’de QSD ve Kürtlerle kalıcı olmak istiyor. O yüzden ABD, Efrin operasyonunu istemiyor. Bazılarının söylediği gibi operasyonu endirekt de desteklemiyor. Buna karşı olduğunu diplomatik olarak da açıkladı. Dünya Türkiye’nin gözüyle bakmıyor. ABD’nin Suriye politikası YPG’nin başını çektiği QSD üzerine endeksli. ABD kaç gün önce de askeri yardım gönderdi. Rojava’daki model Suriye’nin geleceğinde görmek istiyor, bu doğrultuda Dışişleri Bakanlığının açıklamaları var. Türkiye isteğiyle QSD ile ilişkisini sonlandıramaz. Türkiye açıklamalarının ABD’de pek de karşılığı olduğu görülmüyor.”
‘MİNBİC’İ KONUŞUP EFRİN’İ UNUTTURMAK’
Ankara’nın Minbic ile ilgili açıklamalarının da Efrin’deki işini kolaylaştırmaya yönelik olabileceğini belirten Çiviroğlu, “Minbic’i öne çıkarıp, sürekli Minbic’i konuşarak, Efrin’in gündemden uzak tutulması hedefleniyor olabilir” dedi.
ABD’li General Paul E. Funk’un Minbic’e giderek, Türkiye’ye net bir mesaj verdiğinin altını çizen Çiviroğlu, şunları söyledi: “ABD, Türkiye’ye ‘Buraya gelme biz buradayız ve çıkmayacağız’ dedi. ABD şu an hem orada yerel güçleri eğitiyor hem de kentin altyapı çalışmalarını yapıyor. Minbic’te istikrar sağlanmış. ABD orada açık bir şekilde devriye görevi sürdürüyor. Türkiye’nin oraya yönelmesi askeri olarak çatışma olasılığını doğurur. ABD Minbic’e olacak herhangi bir saldırı karşısında sessiz kalmasını beklemek gerçekçi olmaz.”
‘YPG İYİ DİRENİYOR’
Operasyonda üçüncü hafta tamamlanmasına rağmen ABD ve AB’deki analistlere göre Türkiye’nin askeri olarak bir başarı sağlamadığı görüşünün hâkim olduğuna işaret eden Çiviroğlu, “YPG’nin çok güçlü bir direniş gösterdiği görülüyor. YPG’nin savaş etkinliği, yerel güçlerden destek alması ve iyi hazırlık içinde olması Türkiye’yi zorluyor. Türkiye ilk haftada bir başarı sağlayacağını düşündü. Ancak ne oradaki siviller Türkiye’deki kamplara sığındı ne de YPG mevzilerini terk etti. YPG bazen alan bırakıp tekrar gelmesi taktiksel olduğu görülüyor. Uluslararası kamuoyu da YPG’nin işi iyi yürüttüğünü ve Türkiye’nin ciddi kayıplar verdiğini belirtiyor” değerlendirmesi yaptı.
‘OPERASYONU KİMSE TASVİP ETMİYOR’
ABD ve AB ülkelerinin yavaş yavaş seslerini yükselttiğine işaret eden Çiviroğlu, “Bu operasyon uluslararası toplumla ortaklaştırılmış değildir. Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde sorunları var. Türkiye’nin dış politikasını kimse tasvip etmiyor ama herhangi bir devletin de Türkiye’ye savaş açması beklenilmiyor. AB Türkiye ile gerginleşmemeye özen gösteriyor. ABD de yumuşak bir şekilde, diplomatik yollarla sorunları çözmek istiyor” dedi.
‘KÜRTLER KOBANÊ’DEKİ KAHRAMANLIĞIYLA TANIYOR’
Efrin direnişinin de Kobanê gibi başarılı bir direniş olduğunu vurgulayan Çiviroğlu, Kürtlerin uluslararası arenadaki imajı hakkında şunları söyledi: “Kobanê’deki uzun direniş sonrası ABD, YPG’ye destek verdi. Eskiden Kürtleri Halepçe katliamındaki mağduriyetleriyle tanıyan ABD’liler, şimdi Kürtleri Kobanê’deki kahramanlıkları ile tanıyor. Efrin’e gitmenin tek yolu Suriye rejiminin hakim olduğu topraklardan geçmektir. Bu da zor gözüküyor. Efrin’e giden az sayıda gazeteci oradaki sivil ölümlerinden bahsetti. Uçakların sivilleri hedef aldığı manşetleri girdi. Direniş uzadıkça uluslararası sivil toplum örgütlerinin de sesini yükseltmesine neden olacak.”
‘EFRİN OLMASAYDI DEYRİZOR TAMAMLANMIŞ OLACAKTI’
Perşembe günü Türkiye’ye gelmesi beklenen Tillerson’un gündeminde Efrin ve Minbic olduğunu belirten Çiviroğlu, “ABD yetkililer açıkladılar. Efrin operasyonuyla birlikte IŞİD Deyrizor’da cesaret kazanmış durumda. IŞİD yok olma pozisyonda iken şu an alan kazanma faaliyetlerine girdi. Efrin operasyonu şu anda IŞİD’e yarıyor. IŞİD toparlanıyor. IŞİD son dönemlerde fazla saldırı içerisinde. Deyrizor’da savaşan DSG’lilerin (Demokratik Suriye güçleri) arasında Efrinli olan ya da Efrin’de savaşan arkadaşları var. Bunu ABD de görüyor. Efrin operasyonu başlamasaydı belki Deyrizor’da sonuç alınmış olacaktı ve belki de Irak sınırı temizlenmiş olacaktı. ABD bunu görüyor” dedi.
‘DAĞILAN ÖSO’NUN CANLANMASI KAFALARDA SORU İŞARETİ’
Birçok uzmanın ÖSO’nun dağıldığını, savaşçı gücünü DAİŞ ve El Nusra’ya kaybettirdiğini söylediğini aktaran Çiviroğlu, “Basına yansıyan görüntülerde sivil alanlara yönelik talan ve hırsızlık var. Yaşlı insanların yakalanılıp işkence edilmesi görüntüler var. Görüntülerde cihat sloganları atanlar var. O yüzden dağılan ÖSO’nun tekrar canlanması kafalarda soru işaretlerine neden oldu” diye konuştu.
MA / Cihan Ölmez
PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız