PAYLAŞ

VEYSİ SARISÖZEN

Kürt halkı ve dostları Avrupa’da ve dünyanın her yerinde işi gücü bırakmış, ekmek derdini bir yana atmış, haftanın her günü saatler boyunca süren gösterilere katılıyor.

Gösteriler neye yarıyor?

Göstericiler ne gibi başarılar elde ediyor?

Buna Kürt diplomasisinin “sessiz” çalışmalarını da ekleyelim.

Diplomasinin kazanımları ne?

Emperyalizmin “demir perdeli” siyasetinin karşısında Kürt halkı ve onun diplomatları çaresiz mi?

“Emperyalist demir perde”de gedik açmak imkansız mı? İmkansız dediğimiz zaman dünyanın her yerindeki gösterilerin ve diplomatik çalışmaların beyhude olduğunu söylemiş olmaz mıyız?

Evet, Kürdistan halkları henüz kazanımlarını güvence altına almış değiller. Emperyalist devletler kirli çıkarları söz konusu olduğunda bu kahraman halkı satabilir. Satmadığında onların yaşadığı topraklarda üsleri, askerleri, medyası, parası ve ajanlarıyla hegemonya kurmak isteyebilir.

Bu durumda, halkın büyük devletlere gözü kapalı güven duymasını, bu devletlerin ideolojik etkisi altında kalmasını önlemek özgür medyanın da görevidir.

O nedenle özellikle Rusya ve ABD’nin pragmatik ve kirli tutumlarını sergilemek ve halkın kendi öz gücüne güven duymasından başka hiçbir çıkış olmadığını anlatmak zorunludur. Kafalarda bu konuda en küçük bir kuşku bile kalmamalıdır.

Şunu da unutmayalım: Halkın öz gücü yalnızca direnişçi güçler değildir. Örneğin Efrîn halkının öz gücü de var. Bu güç sayesindedir ki, onlar ölümü göze alarak topraklarını terk etmiyor. Bu müthiş bir öz güçtür.

Avrupa’da ve dünyanın her yerinde gece gündüz mitingler, toplantılar düzenleyen milyonlarca Kürt ve dostları da büyük bir öz güçtür.

Efrîn direnişine, sivillerin topraklarını terk etmeme inadına ve Avrupa ve dünyadaki gösterilerin gücüne dayanan Kürdistan diplomasisi de öz güçtür.

O halde biz bu öz güce dayanarak emperyalist devletlerin kirli planlarını boşa çıkarabiliriz, bu devletlerin kamuoyunu kazanabiliriz. Hükümetlerin oportünist sessizlik duvarında gedikler açabiliriz.

O halde bu büyük iddiamızı kanıtlayan olgulara da yer vermeliyiz. Bir Alman yapımı TSK tankının havaya uçurulması Efrîn direnişinin giderek güçlendiğinin işareti olarak çok önemlidir. Bombalar altındaki Efrînli kadın ve erkek sivillerin, Efrîn’e akın eden Rojava halkının görüntüleri zafer umudunu büyütüyor.

İşte, Türkiye ile füze sistemleriyle ilgili anlaşmalar imzalayan Fransız Hükümeti’nin Dışişleri Bakanı “nihayet” konuştu. Onu kim konuşturdu?

Fransa’da gece gündüz demeden alanları dolduran halk onu konuşturdu. O halkın kamuoyunu derinden etkileyen gösterilerdeki gücüne dayanan Kürdistan diplomasisi Fransız hükümetini sarstı.

Demek ki, emperyalizmin “demir perdesinde” gedik açılabiliyor. Demek ki yapılan gösteriler beyhude değil. Demek ki diplomasi işlev görebiliyor.

Buradan çıkan sonuç çok açık: İçinde bulunduğumuz savaşın “üç cephesi” birbirine organik olarak bağlı.

YPG ve YPJ’nin kahraman savaşçıları direnecek, Efrîn’in sivil halkı topraklarında kalmaya devam edecek.

Dünya’nın dört bir yanındaki Kürt göçmen kitleleri sokaklarda yürüyecek, alanları zapt edecek.

Gözlerden uzak Kürdistan diplomatları emperyalist devletlerin parlamentolarında, bakanlık koridorlarında çalışacak.

Bize gelince, durmadan yazacağız: Her gün, her saat, küçüklüğüne büyüklüğüne bakmadan Efrîn direnişçilerinin başarılarını gündemin birinci maddesi yapacağız. Efrînli sivillerin günlük hayatlarına devam ettiklerine, çocukların anneleri tarafından yapılan yemeği YPG-YPJ savaşçılarına nasıl götürdüklerine dair röportajlar yayınlayacağız. Rojava’nın dört yanından Efrîn’e akanlarla konuşacağız.

Ama aynı zamanda “milyonlar dünya devletlerinin sessizliğini sloganlarıyla yırtıyor, Kürt insanının sırtından kirli pazarlıklara karşı, dünya kamuoyu uyanıyor, dünya medyası her geçen gün daha açıkça Erdoğancı işgale karşı tutum alıyor, hükümetler Kürtlerin kazandığı dünya kamuoyu karşısında sarsılıyor, Birleşmiş Milletler bile konuşmaya başlıyor, Kürdistan diplomasisi başarıdan başarıya koşuyor” diye yazacağız. Şöyle diyeceğiz: Dünyanın dört tarafında sokakları arşınlayan Kürtler, kardeşler, attığınız her adım işgalcinin bastığı toprağı titretiyor.

Yürüyelim arkadaşlar…

özgür politika

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız