Ana Sayfa Gülfer Akkaya Yol kadındır, kadınların mücadelesi Yol aşkınadır

Yol kadındır, kadınların mücadelesi Yol aşkınadır

94 views

Alevilik inancının ve Alevi toplumunun en değerli yanlarından biri inançlarına dair tüm ritüelleri kadın erkek beraber yapmaları.

“Bizde kadın erkek eşit” diyen Alevilerin erkek egemen dinler ve inançlardan farklı olarak, kadıncıl bir inanç olan Aleviliği erkekleştirilmesine rağmen hala Alevi toplumunun ibadetlerini kadın erkek ayrımı yapmadan beraber, yan yana, can cana yapıyor oluşu çok değerli.

Bundan asla vazgeçilmemeli, vazgeçilirse Alevilik diye bir inanç ortada kalmaz.
Ancak ibadetin kadın erkek beraber yapılması ile Alevi kadınların eşitlik mücadelesi arasında fark var.
Bu yazıda panel ve söyleşilerde yaptığım “Alevi kadınlar kadın mücadelesi vereceklerse bunu aslen kadınlarla yapmalılar, kadın komisyonlarının panelleri ve çalışmaları kadın erkek bir arada değil, sadece kadınlarla yapılırsa kadınlar için daha verimli olur” önerime en çok da erkek arkadaşların “ne yani biz kadın erkek berber mücadele etmeyecek miyiz? Bizde can var, kadın erkek yok, neden ayrımcılık yapıyorsunuz?” sorularına bir de buradan cevap vermek istiyorum.

Evet, Alevilikte kadın erkek yok, Can olmak var. Ve Alevilik teolojisine göre Can olmak cinsiyet üstü bir kavram. Can olmak toplumsal cinsiyet dediğimiz, kadın ve erkeğe toplumun biçtiği cinsiyetçi rolleri kabul etmeyen radikallikte bir kavram.

Zaten bu ve daha nice özelliği nedeniyle kendisine kadıncıl bir inanç dediğimiz Alevilik kadın erkek eşitsizliğini kabul etmiyor. Ama soru şu: Aleviler Alevilik gibi mi düşünüp davranıyor?

Alevilik inancında kadın erkek eşitliği var, Alevilerde yok.

Alevi toplumu çoktan kadın erkek eşitliği konusundan, yani can olma konusundan vazgeçmiş. Cinsiyetçi olmuş. Eski Can’lar çoktan erkek olmuş.
Can yok edilmiş, erkekler kadınların efendisi olmuş. Kadın erkek beraber yan yana olmak artık yetmiyor. Çünkü eşitçe yan yana değiller.

Ortada kadıncıl Aleviliğin erkekleştirilmesi gibi devasa bir problem varken Aleviler daha ne kadar sorun yokmuş gibi yapıp, sözde kadın erkek eşitliğine inanmaya devam edecekler?

Alevi toplumu ve Alevi kurumlarının önünde duran en büyük meselelerden biri kadın erkek eşitliğini kaybetmiş Alevi toplumunun geldi durum değil mi?
İşte bu durumun düzelmesi için Alevi kadınların örgütlenmesi gerekiyor.
Nasıl bir örgütlenme? Sadece kadınların olduğu bir örgütlenme. Çünkü hiçbir toplumsal grup kendisini ezen, sömüren ile kol kola örgütlenerek kurtulmaz.
Dünyanın her yerinde erkek egemen sistem dediğimiz patriarka var. Alevi toplumu da yazık ki erkek egemenliğinden azade değil. Erkek egemenliği hiçbir ayrım yapmadan bütün erkeklerin bütün kadınları başta eviçi olmak üzere emeğine, kimliğine, bedenine el koyarak sömürmesi, ezmesi demek.

Alevi toplumunda da durum aynı. Alevi ailelerinin içinde erkekler egemen. Baba, koca adlı erkek reisler var. Bunu kabul etmemek en hafif haliyle komik oluyor. Çünkü var.

Hal böyle olunca Alevi kadınlar bulundukları kurumlarda genel olarak kurum çalışmalarında kadın erkek beraber çalışacak ama iş kadın komisyonun kadınların eşitliği için mücadele vermesine (dikkatiniz çekerim çalışma yapma demiyorum, mücadele etmesine diyorum) gelince sadece kadınlardan oluşan bir örgütlenmenin olması gerekir.
Çünkü kadınlar erkeklerin olduğu yerde rahat konuşamaz, kendisini ifade edemez. Yaşadığı sorunları açıklayamaz. Çekinir. Utanır. Zorlanır.

Daha önemlisi zaten kadınlara şiddet uygulayan, kadınları hor görüp küçümseyen, kadınları evde ve kurumlarda mutfaklarda vs çalıştıranlar erkekler değil mi? Yani kadınları ezip sömürenler erkekler değil mi? O zaman nasıl olur da kadınlar kendilerini ezip, sömürenlerle kol kola, el ele “mücadele” ederek özgürleşebilir? Bu mümkün mü?
Bunları söyleyince erkekler hemen itiraz ediyor. Bunlar en çok solcu dediğimiz erkekler. Neden kadın erkek ayrımcılığı yapıyorsunuz? Biz de sömürüye karşıyız, hep beraber sisteme karşı olmalıyız. Çünkü sorun sistemden kaynaklanıyor.
Sorun sistemden kaynaklanıyor tabi, ama hangi sistemden? Kadınları sömüren patriarka dediğimiz erkek egemen sistemden. Erkek egemen sistemin erkekleri patron erkekten, işçi erkeğe, işsiz erkeğe, okumuş-okumamış, solcu-sağcı tüm erkeklerden oluşmakta. Hiçbir erkek yok ki kadın emeğini sömürmesin, kadınları ezmesin.

Dolayısıyla sistem diyerek topu taca atmanın kimseye faydası yok. Çünkü sistem de erkeklerin sistemi.
Erkekler eğer kadın erkek eşitliği için bir şeyler yapmak istiyorlarsa yapacakları çok şey var. İlki erkeklikten vazgeçmek. Erkekliğin kendilerine sağladığı avantajlardan vazgeçmek. Eviçi işleri yapmaya başlamak. Gocunmadan. Yapınca da orda burada bunları söyleyerek hava atmamak.
Ve kadınların erkek egemenliğinden kurtulması için sadece kadınlarla örgütlenmesi talebini kabul edip saygı duymak. Saygı duymak sadece lafla olmuyor. Daha çok kadının politik çalışmalarda bulunabilmesi için daha çok erkeğin çocuk bakıp, yemek pişirmesi, evde iş yapması gerekir. Saygı budur. Dayanışma budur. Kadın mücadelesine destek olmak budur.

Yoksa kadın çalışmalarına girip orada etkili olup, kadın mücadelesini kendi rayından çıkartmak için alttan alta çalışmak değildir.

Alevi kadınların kadın çalışmaları her gün daha güçleniyor. Alevi kadınlar her gün daha sorgulayıcı, daha özgüvenli oluyor.

Alevi kadınların arkasında onlara destek olup Yol olan kadıncıl, eşitlikçi inançları var. Buna engel olmak isteyen Yol’a karşı durmuş olur.

Yol ve kadının kendi zemininde buluşmasından daha umut verici ne olabilir?

Kadıncıl Yol aşkıyla…