Ana Sayfa Haberler Zalim ve Mazlum

Zalim ve Mazlum

276 views

“İnsanlar, kendileri karşı çıkmadıkları sürece, hiçbir şey savaşları ortadan kaldıramaz.” A. EİNSTEİN.

Ortadoğu’da durum yılardır hiç iyiye gitmiyor, adalet ve insan haklarını ara ki bulasın. Demokrasi ve barış zaten yok edilmiş durumda, bu yüzden kan ve gözyaşı bu bölgede hiç dinmiyor. Mazlum halkların evrensel insan haklarını yok sayan, özgürce düşünmelerine pranga vuran, Hakk’ın var ettiği insanın dilini, inancını ve kültürünü yani varlığına dahi tahammül etmeyen, baskıcı, inkârcı ve faşist zihniyete sahip despotlar sırtını emperyalistlere dayayarak varlıklarını sürdürüyorlar.
BABİL Kralı II. Nabukadnazar’ın, inanç ve evrensel haklarından ödün vermeyen inanç ve irade sahibi gençlere yaptığı zulüm karşısında gençlerden aldığı cevabı, erk ve iktidar sahipleri örnek almalı. Mazlum halkları cezalandırmak için hazırlanan ateşin zalimleri de yakacağı unutulmamalı. İşte bu yüzden, BABİL Kralı’na itaat etmeyen geçlerin öyküsünü (mitos) yazmaya karar verdim.
BABİL’de Kral’ın emriyle fırına atılan gençlerin mitosu şöyle dile getirilmektedir. BABİL Hükümdarı Nabukadnazar bir altın heykel yaptırır, boyu ve eni altmış arşın. Onu BABİL Eyaletinde Dura Ovasına dikiyor. Kral, İllerin tüm yüksek memurlarını diktiği heykelin önüne topluyor. Ve yüksek sesli bir tellal aracılığıyla duyuru yapıyor. Yüksek sese sahip bir tellal şöyle bağırıyor: Ey sesimi duyan her dil ve inançtan insanlar! Kral tarafından size emir olunur ki, boru, cenk, ut, gayda ve her çeşit müzik aleti sesini duyduğunuzda yere kapanıp bu altın heykele tapacaksınız. Her kim tapmaz ve emre karşı gelirse hemen o anda kızgın bir fırının içine atılacaktır.
Toplanan herkes bu emre harfiyen uyar ve yere kapanıp bu altın heykele taparlar. Alanda bulunan Keldaniler Kral’a şöyle seslenirler: Ey yüce Kral! BABİL bölgesini yönetmekte görevlendirdiğiniz bazı Yahudiler var ya! ŞADRAK, MEŞAK ve ABED-NEGO. Bu adamlar size ve emirlerinize saygıları yok, dikmiş olduğun altın heykele tapmıyorlar, emrinize karşı geliyorlar.
Bu iddialara inanmak istemeyen Kral çok sinirlenir. ŞADRAK, MEŞAK ve ABED-NEGO’yu huzuruna getirtir. Bu kişiler Kral’a göre çok suçludur, onlara şöyle der: Ey gafiller bilerek mi benim tanrılarıma hizmet etmiyor, emirlerime karşı çıkıyorsunuz? Diktiğim altın heykele tapmayarak, emirlerime karşı geldiniz. Şimdi bekleyip görün, fırında kızgın ateşte cayır cayır yanıp kavrulduğunuzda büyüklüğümü anlamış olacaksınız!
Bu uyarı karşısında, ŞADRAK, MEŞAK ve ABED- NEGO Kral’a şöyle yanıt verirler: Ey Kral! Bu konuda sana uymayacağız. Kul’u olduğumuz Allah’ımız (Tanrımız) bizi kızgın fırından kurtaracaktır. Bizim Allah’ımız bunu yapmasa bile, iyi bil ki senin tanrılarına hizmet etmeyiz ve dikmiş olduğun altın heykele de tapmayız. Bu sözler karşısında, Kral iyice öfkelenir. Fırının haddinden fazla ısıtılmasını emreder. Cellatlara gençleri sıkıca bağlayıp fırına atmalarını emreder. Gençleri bağlayıp fırına atan Kral’ın adamları ateşin alev ve sıcaklığından kendileri yanıp kül olurlar. Ateşe atılan gençlere gelince, onlar bağları çözülüp hiçbir şey olmadan ayağa kalkarlar. Üç kişiyken, dört kişi olmuşlardır. Kral dördüncü kişinin ateşe atılanların inandıkları Tanrının (Hakk’ın) birliği olduğunu anlar.
Onlara dönüp, Ey yüce Tanrının hizmetkârları buyurun dışarı çıkın der. Toplanan halk bu gençler üzerinde ateşin hiçbir etkisinin olmadığına şahit olur. Kral bu durum karşısında şöyle der: İşte şimdi emir veriyorum, hangi halktan yâda hangi dilden ve inançtan olursa olsun, ŞADRAK, MEŞAK ve ABED- NEGO’nun Allah’ına (Tanrısına) karşı kötü söz söyleyen olursa, lime, lime edilecek ve evi başına yıkılacaktır. Çünkü onun gibi kutsal başka bir Allah (Hakk) yoktur…
Görüldüğü gibi; bu mitosta BABİL Kral’ı II. Nabukadnazar, Nemrut gibi tanrısına kızmıyor ama kurnazlık yaparak onunla anlaşarak (zavallı müşrik kendini kandırarak) varlığını devam ettirip, iktidarını sürdürmek istiyor. Günümüzde de Demokrasiyi, Barış’ı ve Evrensel İnsan Haklarını hiçe sayanlar, inkârcı, asimilasyoncu, faşist, despotik sistemlerinde ısrar ediyorlar. Ama unutmayın, onların yerleri de tarihin çöp tenekesi olacaktır. Aşk İle.

Mehmet KABADAYI. İletişim: Mehmet_k.34@hotmail.com