İş Sanat Kibele Galerisi’nde, özellikle Anadolu kültürlerinin izini süren, “güzel”in ötesini arayan Bubi’nin, “Dikişler”, “Yamalar”, “Aplike Yüzeyler”, “İkonalar”, “Kafesler” ve “Düğümler” gibi farklı teknikler kullanarak yaptığı çalışmalarının yanı sıra heykellerinden de örneklerin sergilendiği “Bubi 6 Dönem” sergisi önceki gün açıldı.

Sergide yer alan en eski tarihli eser 1975 yılında sunta üzerine pastel ve yaldız boya ile yaptığı eşinin düğün resmi, diğerleri ise 2017’ye kadar uzanan farklı dönemlerden, farklı malzeme ve teknikle ürettiği işler.

İplik parçalarından, atık kumaşlara ve özellikle atılmış malzemelere ilgi duyan Bubi, sanat çalışmalarının 6 dönemini özetleyen bu sergiyi küratör Hakan Çarmıklı ve galeri yönetimiyle yaklaşık altı ay süren yoğun bir çalışmayla hazırladıklarını söylüyor. Sanatçı, “Sergide 24 ayrı dönemimden birbirini çağrıştıran altısı yer alıyor. Aslında hepsi iç içe konular olan kafesler, dikişler, benim için çok özel yeri olan annelerimizden gördüğümüz yamalar, yırtmalar, dikmeler, tabletler, düğümler, örgüler. Farklı dönemlere ait kafeslerin içinde de bütün bunlar var. Sergide korkuluklar ve anonimleştirdiğim ikonalar da yer aldı. Ben bu ikisi arasında inanca dayanmaktan doğan bir köprü olduğunu düşünüyorum. Biri kargalardan diğeri kötülüklerden koruyor” sözleriyle seçki sürecini özetliyor. Çarmıklı ise Bubi’nin kariyerindeki tüm dönemlere ışık tutmak, bir kez daha farklı bakış açısıyla eserlerin yorumlanmasını sağlamak amacıyla bu kapsamlı seçkiyi hazırladıklarını ifade ederek “Türkiye’deki sanat üretiminin en özgün ve yenilikçi kolunu temsil edenler arasında ilk sıralarda yer alan Bubi, modernden çağdaşa uzanan bu kolda, malzeme üzerindeki yetkinliği, teknik bakımdan sınır tanımazlığı ve plastik niteliği kavrama dönüştüren zihinsel derinliği ile ayrıcalıklı yerini bir kez daha tazelediğini düşünüyorum” diyor.

İstanbul Üniversitesi’nde Psikoloji ve Antropoloji eğitimi gören Bubi, usta-çırak ilişkilerinin, akademik eğitimin ötesinde kendini yetiştiren, kendi deyimiyle ümmiliğin verdiği özgürlükle üreten, bir sanatçı. İlk kişisel sergisini 1986’da Galeri Baraz’da açan Bubi, aralarında Beşiktaş Belediyesi desteğiyle kurduğu “Unutmamak Müzesi”nin olduğu birçok sanatsal – kültürel projeye de imza attı.

‘Paçavranın ruhu’

yer alan Ali Şimşek’in “Paçavranın Belleği…” yazısında belirttiği gibi sergilenen yapıtlarda; biçime direnen, üst üste binmenin, karışmanın, melez olmanın özgürlüğü ile konuşan “paçavranın ruhu”nu hissediyoruz. Şimşek, Bubi’ye yaklaşmak için “evcilleşemeyeni duymak” ve “uygarlık öncesi elin izini duymak” gerektiğini hatırlatıyor. Yapıtların çerçevesinde bile görülen avucun nasırında yol alacak “iz” üzerinden yürümeyi de…

Çarmıklı’nın ifade ettiği gibi 3 Mart 2018’e dek izlenebilecek olan “Bubi 6 Dönem” sergisi, sanatçının serüvenine tanıklık etmek ve sanat tarihimizin bu öncü figürünü yeniden keşfetmek için sanatseverlere sunulan ciddi bir fırsat.