PAYLAŞ

İrlanda’da, 1983 yılından bu yana Anayasa’nın 8’inci maddesi gereğince, kadınların kürtaj yaptırmaları yasak. 2013 yılında yasanın kapsamında kısmı değişimler yapılarak sadece hayati tehlike ve cinsel saldırı durumlarında oluşan istenmeyen gebeliklerin sonlandırılmasına izin verildi. Ülkede yasadışı kürtaj yaptırmanın cezası ise, 14 yıl hapis yatmaya kadar gidebiliyor. Bu yasanın yürürlükten tamamen kaldırılması için mücadele eden kadınlar, sokaklarda defalarca kez eylem yaptı. İrlanda’nın birçok kentinde kadınları sokağa döken ‘Strike 4 Repeal/ Yürürlükten Kaldırma’ eyleminin örgütleyicisi Emily Morgan Waszak ile kürtaj hakkı üzerine konuştuk.

‘Tek yol referandum’

İrlanda Anayasası’nın 8.maddesine karşı mücadele ettiklerini belirten Waszak, isteyen herkesin özgürce kürtaj yaptırabilmesi için savaştıklarını söyledi. Kürtaj hakkının yanı sıra bedensel ‘özerklik’ için de mücadele ettiklerini dile getiren Waszak, ‘doğum izinlerinde ve diğer özgün konularda özerklik istediklerini’ ve 8’inci maddeden kurtulmanın tek yolunun referandum olduğunu söyledi.

Mültecilerin durumu daha zor

Kürtaj hakkı tanınmadığı için birçok kadının yurtdışından kürtaj hapı getirttiğini ve bu yöntem yüzünden 14 yıl hapis yatma ihtimallerinin olduğunu söyleyen İrlandalı aktivist, mülteciler için ise, sorunun daha büyük olduğuna vurgu yaptı: “Çünkü onların yurt dışına çıkma şansları hiç yok. Mülteci olduğu için seyahat edemeyen bir kadın vardı. Kürtaj hakkı için açlık grevine girdi. Açlık grevine girdiğinde serumla zorla besin verildi. Vakti geldiğinde isteği dışında sezaryen yapıldı kendisine.”

İrlanda’da kadınların hayatları ve sağlıklarının risk altında olduğunu ve 2012 yılından beri referandum talebiyle sokağa çıktıklarını anlatan Waszak, şöyle devam etti: “Her sene Eylül ayında insanlar sokaklara çıkıyor. 2012’nin Eylül ayında 500 kişiydik. Geçtiğimiz Eylül ayında ise 48 bin kişi sokağa çıktı. Bu yürüyüşler çok anlamlı. Aynı zamanda uluslararası bir dayanışma da oluştu. Strike 4 Repeal (Yürürlükten Kaldırma Hareketi) olarak biz; dünyanın her yerinde bedensel özerklikleri, özgürlükleri için savaşanlarla birlikte mücadele ediyoruz. Sahip olduğumuz en temel şey bedenimiz.”

Zülal Koçer/Jinnews

Yorumunuzu yazınız