PAYLAŞ

Birkaç gün önce TV 10 kameramanı Kemal Demir, İstanbul’da ki evi basılarak   gözaltına alındı, daha sonra tutuklandı. Kemal Demir’in tutuklanması hem basın kuruluşları ve mensupları hem Alevi toplumu ve kurumları, ama aynı zamanda Maraşlılar açısında son derece önemli bir saldırı olarak kayıt edilmelidir.

Kemal Demir gazetecilik dışında hiçbir şey yapmadı. Susturulması ve tutuklanması kabul edilemez. Tüm Maraşlılar ve Aleviler, Maraşlı Alevi basın mensubu Kemal Demir’in özgürlüğü için duyarlı davranacak, Kemal Demir’i beş aylık bebeğini ve ailesini yalnız bırakmayacaklardır.

Kemal Demir, TV 10 aracılığıyla, hem 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinden, hem de Terolarda yapılan İŞİD kampına karşı sürdürülen mücadeleden Maraşlıların hep yanındaydı, yakınındaydı. Hem Maraşlı halkların seçimlerde ortaya koyduğu duyarlılığın büyütülmesinde, hem de Terolar direnişinin kamuoyuna mal edilmesinde Kemal Demir’in büyük katkısı ve emeği olmuştur. Maraş halklarının ve demokratik kamuoyunun
Kemal Demir’in bu katkılarını unutması düşünülemez.

O nedenle Kemal Demir’in özgürlüğü için mücadele etmek, Kemal Demir’in yayında olmak, ona bir selam göndermek, hem bir görevdir hem bir dayanışma olarak anlamlı ve önemlidir. Ayrıca yaşanan baskıcı/katliamcı düzenin değişmesini sağlayacak yegâne yolda, bu şekilde mücadelenin büyütülmesinden geçecektir.

Erdoğan, 15. Temmuz darbesini demokratik muhalefeti bastırmanın aracına dönüştürmeye başladığından beri Maraş ve Maraşlılar özel bir biçimde baskı altına alınmışlardır. Çünkü bu devleti yönetenler, 1915-1922 yılları arasında, Maraş’ta yapılan Ermeni soykırımının ve 1978’de yine Maraş’ta yapılan Kürt, Türk, Alevi ve demokratlara yönelik katliamın açığa çıkmasından korkuyorlar.  O nedenle Maraş’ta demokratik ortamın gelişmesi veya demokrasi güçlerinin etkisinin artması, Erdoğan’ı ve Türk devletini korkutmaktadır.

Aslında Maraş’ta baskıcı süreç 15 Temmuzdan önce başlatılmıştı. 2015 Şubatında önce bir grup devrimci yurtsever genç gözaltına alınarak tutuklandı.  Bu gençlerin tutuklandığı günler, katliamcı siyasetin etkin olmaya başladığı, birçok yerde katliamlar için bombaların
patlatıldığı günlerdi.

Arkasında Maraş il başkanı Erhan Yapıcı’nın evi basılarak hem terör estirilmiş, hem de Erhan yoldaş misafirleriyle birlikte göz altına alınmışlar ve daha sonra tutuklanmışlardı. Maraş’ta baskılar devam eder ve yeni arkadaşlar tutuklanırken 15. Temmuz darbe senaryosu gerçekleştirilmiştir.

15 Temmuz’un hemen akabinde Maraş ve ilçelerinde 50 arkadaş tutuklanmıştır. Her evde ve her mahallede terör estirilerek Maraşlı halklara göz dağı verilmek istenmiştir. Çünkü Türk devleti ve Erdoğan 15 Temmuz’u, Maraş’ta ve tüm ülkede demokratik gelişmelerin önünü kesmenin aracına dönüştürmüştür. O gün bugündür Maraşlıların maruz bırakıldığı zorbalıklar, artarak devam etmektedir.

Bir yandan bunlar olurken öte yanda Türkiye’nin başka yerlerinde yaşayan  Maraşlılar, ya Kemal Demir gibi tutuklanıyor veya baskı altında faaliyet yürütmek zorunda kalıyorlardı. Birçok Maraşlı genç ise dağlarda şehit olmaktadır.

Dün yine Maraşlı demokratlara yönelik kapsamlı bir saldırı yaşanmış, çok sayıda Maraşlı ve Pazarcıklı genç göz altına alınmışlardır. Bu insanların hiç birisi Reza’nın yaptığı gibi dünyayı dolandırmamış, dolandırıcılıkla edindikleri paraları birbirlerine rüşvet olarak vermemişlerdir. Bunların hiç birisi rüşvet olarak milyar dolarları yememişlerdir.

Dolayısıyla bu insanların hiç birisi suçlu değildir. Bu insanların hepsinin tek suçları, Erdoğan diktatörlüğüne biat etmemiş olmalarıdır. Sadece Erdoğan’ın saltanatına evet demedikleri için Maraş halklarının gencecik evlatları, ya tutuklanmakta veya dağlarda
yıldızlaşmaktadırlar.

Maraş katliamının yıl dönümünün yaklaştığı bugünlerde,  yapılan bu saldırıların anlamı açıktır. Bu saldırılarla HDP’de ifadesini bulan demokratik muhalefet bastırılmak,  HDP’nin elde ettiği meşruiyet ve yarattığı toplumsal destek   eritilmek istenmektedir. Maraşlı halkların demokratik muhalefetini ezmek  isteyen gerici/faşist güçler, bu arkadaşları tutuklayarak amacına varmak istemektedir.

Ancak her şeye rağmen, Maraşlı demokratik muhalefet güçleri bu saldırıları göğüsleyecek ve püskürtecektir. Tutuklanan veya göz altına alınan arkadaşlar yalnız değildirler. Onların her birisinin binlerce yoldaşı, ailesi bulunmaktadır. Bu arkadaşların tutuklanması ne o
arkadaşları bu mücadeleden vaz geçirecektir ve nede Maraş’taki demokratik muhalefet  susturulacaktır.

Egemenler, 1915-1922’de Maraş’ta Ermenileri katlettiler, yanlarına kaldığını sanıyorlar. Kürtlere Alevilere ve demokrasi güçlerine yönelik olarak 1978 de bir katliam daha yaptılar, henüz hesabı sorulamadı. Ancak o zalimler şunu çok iyi bilsinler ki bundan sonra hiçbir biçimde, Maraş’ta  tekrar bir katliam yapamayacaklar, Maraşlı halklar buna izin verilmeyecektir.  Bütün saldırılara ve katliamcı girişim ve çabalara karşı, Maraş’ta ve dünyanın her tarafında yaşayan Maraşlılar, sessiz kalmayacak, tepkilerini ortaya koyacaklardır.

Yeryüzünde yaşayan bütün Maraşlılar, Maraş’ta yapılan bu saldırılara ve zulme karşı, örgütlü mücadelenin olanaklarını değerlendirerek bu saldırıları önleyeceklerdir. Kürt, Türk, Sünni, Alevi, Çerkes ve Roman bütün Maraşlılar, bu zulmün  karşısın da bariyer olmalı, bulunulan her ortamda ve her yerde bu zorbalıklar kınanmalı, karşı çıkılmalıdır. Demokratik mücadelenin sonuçlarından dolayı, zulme maruz kalan hiçbir Maraşlı yoldaş, sahipsiz kalmayacaktır.

Sesimiz onların sesi, yüreğimiz onların yüreğinin yanında olacaktır!

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız