PAYLAŞ

Barış bildirisine imza attıkları için yargılanan akademisyenler hakim karşısına çıktı. ‘Bildirinin soruşturmaya dahil edilmesi ifade özgürlüğünün ihlalidir’ diyen avukatların beraat talepleri reddedildi

Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza attıkları için haklarında dava açılan 34 akademisyenin İstanbul 32, 33, 34 ve 36’ncı Ağır Ceza mahkemelerinde görülecek duruşmaları öncesi Eğitim-Sen, SES ile TTB, adliyede önünde açıklamada bulundu. Açıklamaya, TTB Genel Başkanı Raşit Tükel, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu ve SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara katıldı. Çağlayan’da yargılanan akademisyenlerin davası öncesi emek ve meslek örgütlerinin yaptıkları açıklamalarda ortak vurgu, yargılanmak istenenlerin barış bildirisine imza atanların dışında barış talebinde bulunan herkes olduğu belirtildi. Çağlayan’da başlayan duruşmaları çok sayıda akademisyen ve uluslararası heyet izledi.

İlk olarak Galatasaray Üniversitesi’nden Seçkin Sertdemir’in duruşması görüldü. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Sertdemir katılmazken, avukatı hazır bulundu. Müvekkilinin yurtdışında olduğunu dile getiren avukat, süre talep etti. Mahkeme heyeti, Sertdemir’in ya ara duruşmada ya da bir sonraki duruşmada hazır edilmesi yönünde karar vererek, duruşmayı 31 Ocak 2018’e erteledi.

‘İddianameler kopyala yapıştır’

Ardından Galatasaray Üniversitesi’nden Eda Aslı Şeran’ın duruşması başladı. Duruşmada ilk olarak söz alan Avukat Perihan Meşeli, “İddianamenin bir defa oluşturulma şartı yanlış. Sadece 5 kısa paragraftan oluşan bir iddianame. Yeterli bir şüphe olmaksızın savcı benim müvekkilimde olduğu gibi diğer akademisyenleri de cezalandırmayı amaçlıyor. Bütün iddianameler kopyala yapıştır şeklinde hazırlanmıştır” dedi.

‘Kürt illeri’ dendiği için mi?

Mahkeme başkanının sık sık Meşeli’nin sözlerini keserek, “Savunma yapıyorsunuz” demesi ise dikkat çekti. Bölgede en az 350 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığının hazırlanan raporlarda ortada olduğunun altını çizen Meşeli, “Sadece Kürt illeri açıklamada yer aldığı için iddianame bu şekilde hazırlanmıştır” dedi.
Müvekkili hakkında beraat talebinde bulunan Meşeli, “Beraat kararı verilmediği takdirde ise barış bildirisine imza attıkları için yargılanan Esra Mungan, Muzaffer Kaya, Meral Camcı ve Kıvanç Ersoy’un davasıyla birleştirilmesini talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme heyeti ise, talepler üzerine verdiği kararında “Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti dikkate alınarak derhal beraat talebinin reddine, birleştirme talebinin ise sanığın savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi” yönünde karar vererek, duruşmaya devam etti. Mahkeme, savunmaların hazırlanması için duruşmayı 31 Ocak 2018 erteledi.

‘Devletin politikaları eleştirilmiş’

Şeran’ın ardından İstanbul Üniversitesinden Yusuf Doğan Çetinkaya’nın duruşmasına geçildi. Söz alan Avukat Sevgi Epçeli Arslan, “Hiçbir örgütün propagandası yapılmadığı gibi bildiride herhangi bir örgütün ismi de yer almamaktadır. Tamamen barışçıl bir bildiridir. Devletin politikaları eleştirilmiştir. Bu bildirinin soruşturmaya dahil edilmesi ifade özgürlüğünün ihlalidir” dedi. Müvekkilinin beraatını isteyen avukat Arslan, “İddianameler tektir sadece isimler değişmiştir. 13 Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyayla birleştirilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
Talepler ardından mahkeme heyeti, kararında suçun vasıf ve mahiyetini göz önüne alındığında derhal beraat talebinin reddine ve birleştirmeye yönelik talebin savunma alındıktan sonra değerlendirilmesine karar verdi.
Avukatların süre talebinde bulunması üzerine mahkeme heyeti duruşmayı 31 Ocak gününe erteledi.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız