PAYLAŞ

Adalet Nöbeti’nin 36’ncı haftasında yargılanan barış akademisyenleri davasına destek vardı. Akademisyen Özgür Müftüoğlu, “Bir devlet ancak hukukla ayakta durabilir, hukuku, insan haklarını çiğnediği zaman devlet düzenini kurmak da mümkün olmayacaktır” dedi.

Cumhuriyet gazetesinin tutuklu avukatları için Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde başlatılan Adalet Nöbeti 36’ncı haftasında da devam etti. Adliye içerisindeki Themis Heykeli önünde başlayan nöbet, dışarıda yapılan açıklamayla son buldu. “Herkes için adalet” pankartının açıldığı eylemde, avukat ve gazeteci Akın Atalay’ın yanı sıra Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatları Sezin Uçar ve Özlem Gümüştaş’ın fotoğrafları taşındı. Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ve barış akademisyenlerinin de destek verdiği eyleme birçok avukat katıldı.
Hukuk devletinin kuvvetler ayrımına dayalı bir düzen olduğunu söyleyen İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Hasan Kılıç, yasama, yürütme, yargı birbirinden bağımsız kuvvetler oldukları taktirde ve birbirlerini denetlediği vakit ancak o zaman hukuk devletinden bahsedilebileceğini vurguladı.
‘YARGI SORUMLULUK ALMALI’
Anayasa, hukukun genel ilkelerinin, evrensel hukuk değerlerinin göz ardı edilmemesi ve hak ve özgürlüklerin işlevsiz hale getirilmemesi gerektiğini ifade eden Kılıç, hak ve özgürlük güvencelerinin ortadan kaldırılmaması gerektiğini söyledi. Kılıç, “Ülkemizden başka gidecek yerimiz olmadığı gibi güvencemiz olacak başka bir yargı da yoktur. Yargı sistemini oluşturan tüm unsurlar, adalet duygusunun yeniden tesisi, bağımsız ve tarafsız yargı duygusunun güçlendirilmesi için sorumluluk almalıdır” dedi.
‘BASKICI REJİMLER TARİHE KARIŞIR’
Baskıcı rejimler ve bu rejimleri yaratanların tarihin sayfaları arasında yitip gittikleri halde savunma makamının dimdik ayakta kaldığına işaret eden Kılıç, “Baskıların yerini özgürlük şarkıları almış ve özgürlük çiçekleri açmıştır. Güzel ülkemizde biz de bunu sağlamak için mücadele veriyoruz ve hep birlikte vereceğiz” dedi.
‘HUKUKU ÇİĞNEYEN DEVLET DÜZENİ KURAMAZ’
Ardından barış akademisyenleri adına söz alan akademisyen Özgür Müftüoğlu ise, bildiriyi imzalamak ile yaptıkları şeyin bu ülkenin bilim insanları, akademisyenleri olarak hukuk, evrensel insan haklarını hatırlatmak olduğunu söyledi. Müftüoğlu, “Çünkü bir devlet ancak hukukla ayakta durabilir, hukuku, insan haklarını çiğnediği zaman devlet düzenini kurmak da mümkün olmayacaktır. Biz bunları ifade ettik ama bugün maalesef siyasi iktidar kendisi gibi düşünmeyen herkesi ‘terörist’ ilan ettiği gibi bize de aynı suçlamayı yaptı. Ama biz her şeye rağmen sözümüzün arkasındayız, biz barışı talep ettik. Barış talebi yargılanamaz diyoruz. Ve bu talebimizi sürekli olarak gündemde tutacağız, bunun arkasında duracağız” dedi.
Müftüoğlu son olarak, ülkede hukuk tekrar tesis edilene ve insan haklarının en temel değerleri uygulanana kadar mücadelelerine devam edeceklerini belirtti.
PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız