PAYLAŞ

Yemen’de ittifaktan ayrılarak Suudi Arabistan koalisyonuna katılan eski diktatör Ali Abdullah Salih’in öldürülmesinin ardından başkent Sana’da denklem tamamen değişti. Başkent Sana tamamen Husilerin kontrolüne geçti

emen İçişleri Bakanlığı devrik diktatör Ali Abdullah Salih’in başkent Sana’dan çıkmaya çalıştığı sırada öldürüldüğünü ilan ederken, Husi güçler başkentin tamamında kontrolü ele aldı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait uçaklar, başkent Sana’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı bombaladı.

Yemen’de 30 yıllık diktatörlüğü döneminde ülkeye kan kusturan, milyonlar yoksulken ülkeyi soyan devrik diktatör Ali Abdullah Salih 4 Aralık’ta Sana kentinde öldürüldü. Yemen İçişleri Bakanlığı devrik diktatör Ali Abdullah Salih’in başkent Sana’dan çıkmaya çalıştığı sırada öldürüldüğünü kaydetti. Husi kontrolündeki Mesire TV, “hainlerin lideri” olarak tanımladığı Salih’in öldüğünü bildirdi. Yemen İçişleri Bakanlığı yayınladığı bültende; Salih’in başkanlığındaki Halk Kongresi Partisi tarafından başkentte yaşanan şiddet ve kaosun sona erdiği, başkentin tamamen kontrol altında olduğunu vurgulandı. Husi yanlıları Salih’i ülkeyi Suudi Arabistan’a satmaya çalışmakla suçluyor. Halk Kongresi Partisi Lideri Salih, Yemen’i 26 Mart 2015’te işgal eden Suudi şemsiyeli güçlere karşı İran destekli Şii Husilerle ittifak yapmıştı. Husi güçler ve Salih’e bağlı silahlı güçler körfez ittifakına karşı savaşıyordu. Ancak son dönemde ittifak bozulunca Salih, Suudi Krallığı tarafına geçmişti.

Kritik son hafta

Salih Riyad cephesine geçince aralık ayında çatışmalar şiddetlendi. Sana’daki kaostan faydalanmak isteyen ve liderliğini yaptığı hükümet Suudi öncülüğündeki askeri koalisyon tarafından desteklenen Abdrabbuh Mansur Hadi, emrindeki güçlere başkente ilerlemeleri için talimat verince İran destekli Husiler telaşlandı. Başkenti kaybetme endişesi yaşayan Husiler Salih’i ortadan kaldırmaya karar verdi. Husiler 4 Kasım ve sonrası Riyad gibi Suudi kentere de balistik füze atarak gözdağı vermişti. Riyad füzeleri gerekçe gösterip Yemen’e kara, hava ve deniz ablukası başlatmıştı. Husilerle Salih’e bağlı güçler arasında çatışmalar aralık ayının ilk haftası yoğunlaştı. 4 Aralık sabahı başkent Sana’da Salih’in evinin de bombalandığı açıklandı. Akşama doğru ise Salih’in öldürüldüğü duyruldu. Kimi kaynaklar keskin nişancı tarafından vurulduğuna, kimi kaynaklar Libya Lideri Muammer Kaddafi gibi linç edildiğine ve başına kurşun sıkıldığına yer verdi. Bazı aktivisitler, Salih’in konvoyunu memleketi Sanhan’a giderken durduran Husi milislerin Salih’e 30’dan fazla kurşun sıkarak öldürdüğünü duyurdu.

Husi liderin açıklaması

Yemen Ensarullah Hareketi Lideri Abdulmelik el-Husi, Yemen’de halkı hedef alan planların boşa çıkartıldığını belirtti.

Mehr haberine göre, Abdulmelik el-Husi şunları söyledi: “Bugün Yemen büyük bir felaketi atlattı… Bugün olağanüstü ve büyük bir gündür, zira milletimize karşı kurulan komplolar boşa çıkartıldı. Bu komplonun gerçekleşeceğini biliyorduk ve bunu kardeşçe önlemeye çalıştık, ancak diğer taraf (Ali Abdullah Salih) daima bu konudan kaçtı ve uzak durdu. Ensarullah Hareketi, Salih’in bu noktaya gelmesinden önce ülkemize saldıranlarla geniş koordinasyon içinde olduğunu ve askeri açıdan hazırlıklı olduğunu biliyordu. Bu nedenle, Yemen’deki işgalcilerle yeni bir sayfanın açılmasını ortaya koyunca onlardan bu konumdan vazgeçmelerini istedik… Ayrıca Yemen’e karşı siyasi, medya ve askeri şeklinde yapılan fitneler boşa çıkartılarak Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere ve ABD büyük ve tarihi bir yenilgiye uğratıldı.” El-Husi, Suudi Arabistan’ın başını çektiği koalisyonun “Sana Düşüşü Planı”nı gerçekleştirebilmek amacıyla Salih desteçilerine havadan destek verdiğine

dikkati çekti.Yemen’in önemi

Yemen, Aden Körfezi ve Kızıldeniz kıyısında stratejik konumda. Hem Arap yarımadası hem Afrika kıtasına bakan Yemen’i Suudi Arabistan denetime almak için herşeyi yaptı. Salih, 30 yıl yönetmesine rağmen ülkesi dünyanın en yoksul ülkeleri arasından çıkamadı. Arap Baharı denen isyana dayanamayan Ali Abdullah Salih, koltuğu 23 Kasım 2011’de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile Riyad’da imzaladığı anlaşmayla bırakınca Sünni egemenliği sürdürmek için koltuğa Abdurrrabu Mansur Hadi oturtulmuştu. Ancak Husiler Hadi’yi de devirmişti. Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Muhammed Bin Selman’ın yönettiği Yemen işgal harekatında Hadi’nin yeniden başa geçirilmesi planlanmıştı. Ülkede altyapı yok edildi. Temiz gıda, su ve ilaca erişima zaldı. Milyonlar daha da yoksullaştı. Temiz su yoksunluğu ve yetersiz beslenme nedeniyle kolera salgını da ülkeyi kasıp kavurdu. ABD de bu trajediyi yaşatan Suudi şemsiyeli güçlere her türlü desteği verdi. Türkiye de bu koalisyonu farklı şekillerde destekleyen güçler arasında yer aldı. Zaman zaman Türkiye’den Yemen’e giden silahlar yakalandı.

Suudi bombardımanı

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait uçaklar, başkent Sana’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı bombaladı.

Tanıklar, koalisyon güçlerinin ilk kez bombaladığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na 8 hava saldırısı gerçekleştirildiğini, şiddetli saldırılar nedeniyle çevre iş yerlerinde ağır hasar meydana geldiğini ifade etti. Koalisyon güçlerinin ayrıca Sana’nın güneyindeki Es-Sebin bölgesindeki Cumhurbaşkanlığı Konutu’na 6 kez, başkentin merkezindeki Polis Koleji ve Polis Memurları Kulübüne de iki kez hava saldırısı düzenlediği aktarıldı.

 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız