PAYLAŞ

Malatya’da evi işaretlenen yurttaşlardan Yüksel Kalın, Alevilere yönelik saldırıların arttığını belirterek, saldırılara sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi. Kalın, yıllardır kendilerini korumak için nöbet tuttuklarını ifade ederek, ‘Özsavunmamızı almak zorundayız’ dedi

Malatya’da evleri işaretlenen Alevilerden Yüksel Kalın yaşadıklarını
anlattı. Cemal Gürsel Mahallesi’ndeki 13 evin işaretlenmesi, Paşaköşkü Mahallesi’ndeki Kurtuluş Kiliseleri Derneği’nin camlarının kırılması gibi saldırıların sistematik bir hal aldığını söyleyen Kalın, “Türkiye’nin bu haline üzülüyorum” dedi. Malatya’da Alevilere dönük saldırıların 1978 yıllarına dayandığını ve o dönemlerin canlı tanığı olduğunu söyleyen Kalın, “Ben küçükken babam ve annem beni kardeşlerimi korumam için eve kilitleyip mahallede nöbet tutarlardı. Ben büyüdüm kendi çocuklarımı eve kilitleyip mahallede nöbet tutmaya başladım. Bugün Alevilerin durumu yine aynıdır. Ömrümüz nöbet tutarak geçti” ifadeleriyle anlattı.

Bir ayda üç saldırı

Yapılan tüm saldırıların planlı olduğunu ve hepsinin aynı amaç için yapıldığını belirten Kalın, Alevi halkının her zaman hedef seçildiğini kaydetti. Bir ayda üç kez saldırıya maruz kaldıklarını aktaran Kalın, “Bir ay boyunca boş kovan topladık mahalleden. Mahallemizde sürekli bir ambulans tur atıyordu. Bir gün neden geldiklerini sordum. Hızla uzaklaştılar. 112’yi aradım. Ambulans gönderemediklerini söylediler. Ertesi gün belediye zabıtaları mahalleye gelip bazı evlere girip çıktılar, yine cevap alamadım. Zabıtaların geldiği günün ertesi sabahı evlerimizi işaretlenmiş gördük” şeklinde konuştu.

Hiçbir önlem alınmadı

Saldırılara rağmen hiçbir önlem alınmadığını kaydeden Kalın, “Yaşanan onca silahlı saldırı sonrası yetkililer ve güvenlik güçleri önlem almadı. Biz de polisi sorumlu tutuyoruz haliyle. Yetkililer görevlilerini yaptıklarını söylüyorlar ama bizim evlerimiz işaretlendikten sonra dernek saldırıya uğruyor. Tüm bunlara tesadüf mü diyelim?” diye sordu. Alevilere yönelik saldırılara sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan Kalın, yıllardır kendilerini korumak için nöbet tuttuklarını söyleyerek, “Özsavunmamızı almak zorundayız” diye konuştu. Kalın, “Burada yaşananların hemen ardından çirkin yazılamalar İstanbul’da karşımıza çıktı. Bunun arkasında devlet desteğinin olduğunu çok iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı. Dayanışma çağrısında bulunan Kalın, “Gelin canlar birlik olalım, nefret duvarlarını birlikte yıkalım” dedi.

Kapısının önünde üşürken çekilen fotoğrafı birçok medya tarafından çarpıtılan Kalın, fotoğrafın ‘korkuyor’ şeklinde lanse edilmesinin ardından ‘korkmuyordum sadece üşüyordum’ açıklamasını yapmıştı.

Gülistan Azak/Jinnews

Yorumunuzu yazınız