PAYLAŞ

Başlamadan önce başlığın : ‘Televizyondan pazara…’ kısmının Cumhuriyet Gazetesi’nde 10 Ocak çalışan gazeteciler gününde Kemal Demir’e ait yayınlanan haberden aldığımı belirtmek isterim.

Kemal Demir ismi aslında ilk duyuşta bir çok insan için belki tanıdık bir isim değil. Ama köylerdeki evlere kadar… TV 10’un girdiği her hanedeki insan… Haksızlığa uğrayan, hakkını arayan her can, elinde kamerasıyla Kemal’i görmüştür ve onu tanıyordur.

Kemal Demir… Tv izleyicisi için bir televizyoncu, bizler için dost, eşi Sevim için bir hayat arkadaşı… Babası ve annesi için güzel ve hayırlı bir evlat; minicik yavrusu için ise hayatı boyunca sırtını dayayacağı güçlü bir baba…

Bir isim içinde birçok Kemal… Size gazeteci, dost Kemal’den bahsetmek isterim..

Aslında Kemal’e dair böyle bir yazıyı yazmaya, tutuklanma kararı sonrası eşi Sevim’in adliye önünde oturup ağladığı anda, aileden insanların ona “Kalk gidelim Kemal’in bir suçu yok yakında yanımıza gelecek” demesi üzerine… O’nun da “ O zaman suçu yoksa Kemal’i getirsinler bana, ben gitmeyeceğim” cevabı üzerine karar verdim. Çünkü bazen bir cevap asla sadece bir cevap değildir. Çünkü bazen bir cevap masumiyet, özlem umut ve en kötüsü belirsizliktir…

Ailesi haklıydı, Kemal’in hiç bir suçu yoktu, ama Sevim de haklıydı Kemal’in suçu yoksa neden tutuklandı?

Neden 10 gündür ailesini görmedi ?( Yazıyı yazdığım sırada da ailesiyle henüz görüştürülmemişti)

Neden adliye aşamasında 5 Aylık bebeği Roni’yi göremedi Kemal?

Neden tek bir soru ile ona cezaevi reva görüldü?

Bilmiyoruz!

Ama şunu net biliyoruz ki Kemal’in televizyondan pazara, pazardan cezaevine giden sürecinde suç unsuru oluşturacak hiçbir işe imza atmadığı çok açık…

Neden?

Çünkü Kemal TV 10’da şoför olarak işe başladığından beri  (Bu  neredeyse çocuk yaşta geçekleşiyor) birçok işte yer aldı. Kameramanlık yaptı, rejisörlük koltuğuna oturdu,  Alevilerin nerdeyse bir çok etkinliğinde bulunda. Hiç bir şekilde gizli bir yaşamı yoktu. Yaptığı bütün işler şeffaf ve açıktı.  TV 10’da çalıştığı sürede gecesine gündüzüne kattı, bunun yegane sebebi ise ekmekti… Sadece ekmek kazanmak!

Kemal okuyamadı, Kemal doktor ya da mühendis olamadı… Kemal’in ekmeğini kazanmak için bir şansı vardı o da kuzeninin televizyonunda çalışmak. Kim ekmeğini kazanmak için çalıştığı bir işten dolayı tutuklanacağını düşünür ki…

Henüz 20 yaşındayken öz kuzeni kurduğu televizyona muhtemelen işsiz kalmasın diye çağırdığı Kemal bugün bu noktalara geldi. İşsiz kalmamak için gittiği TV 10’a girdiğinde tek profesyonel olduğu şey şoförlüktü. Alternatif medyayı bilenler Kemal’in burada şoförlük dışında yapacağı işleri tahmin edebilirler. Bilmeyenler için açıklayayım Kemal için TV 10 bir okuldu ve burada birçok şey öğrendi. Bunun akabinde de sadece ekmeğini kazanmak için çalıştığı televizyonda kendisine verilen her işe elinden geldikçe katkı sundu. Kemal kimi zaman ofis boy oldu, kimi zaman temizlikçi oldu, kimi zaman şöför oldu, kimi zaman da uplinkçi ve yönetmen oldu. Kendisine verilen hiç bir işe itiraz etmedi. Yaptığı bu işlerin başına böyle şeyler açacağını tahmin edebilir miydi? Edemezdi… Çünkü Kemal yaptığın sadece gazetecilik faaliyeti olduğunun farkındaydı. Dürüst insandı çünkü Kemal… Tertemizdi. Bu çirkin dünya için fazla temiz!

668 nolu KHK ardından…

Geçtiğimiz yıl 668 nolu KHK’dan kapatılan televizyonlardan biriydi TV 10 ve Kemal de işsiz kalan yüzlerce kişinin arasındaydı. Artık Kemal için yeni bir mücadele başlıyordu. Karısı hamileydi ve Kemal işsizdi. Televizyon sektöründe yıllarını geçiren Kemal’in bildiği tek işte buydu ve Kemal’in aslında başlıkta bahsettiğim “Televizyondan pazara” serüveni başlıyordu. Ki bu yöntemle de çok fazla tutunamadı ve çok zor günler geçirdi. İşsizdi, eşi yeni doğum yapmıştı ve evde yeni umutlarla doğan bir bebek vardı…

Ama Kemal ne olursa olsun yaşam mücadelesinden vazgeçmedi. Bir şekilde hem ailesini hem de en önemlisi çocuğunu elinden gelen en iyi şartlarda yaşattı. Bir mücadele veriyordu. Sadece BİREYSEL bir çabayla insanca yaşama mücadelesi. Çok muydu onun için bu?

Tutuklanma Süreci

Kemal tutuklanma sürecine gelmeden önce belirttiğim bu yaşam mücadelesini sürdürmeye devam ediyordu. Tüm istediği çoğunu ve eşi Sevim’i elinden gelen en iyi şartlarda yaşatmaktı…

Ama bir gece saat  2 sıralarında özel harekat polisleri tarafından evi basıldı ve gözaltına alındı. Gerekçe neydi hala anlaşılmadı. Ancak kesin olan bir şey vardı ki Kemal sadece insan gibi yaşamak için ekmeğini kazanmak için çalışıyordu. Onu daha fazla anlatmak isterdim.  Ancak ne Kemal’i sözcüklerle anlatabilirim ne de daha fazla yazacak kadar gücüm var…

Kamuoyunu özellikle Alevi kurumlarına çağırımdır:  Kemal’in insanca yaşam mücadelesine omuz verin ve onu yalnız bırakmayın…

Kemal yeniden aramızda olsun diye, gerekirse yine pazarda çalışıp onuruyla ekmeğini kazansın, evladı yalnız büyümesin diye…

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız