PAYLAŞ

“Ben kadın erkek eşitliğine inanıyorum.”

Alevi erkeklerden hep duyarsınız bu cümleyi.

Öyle ki Alevi erkek olup kadın erkek eşitliğine inanmayana rastlayamazsınız. O kadar eşitlikçiler(!)

Ama nedense eşitliği uygulayan erkeğe de rastlamazsınız.

Çünkü lafta eşitlikçiler.

İnanmayan Alevi kurumlarının mutfağına baksın. Orda hangi cins çalışıyor?

İnanmayan yönetim odalarına baksın, orda hangi cins var?

İnanmayan yönetim ve karar mekanizmalarındaki kadın sayısına baksın.

İnanmayan kadın kurumlarında sadece kadın çalışmaları için ayrılmış, kadın birimlerine ait bütçe var mı, yok mu ona baksın.

İnanmayan Alevi çocuklarıyla anne mi, baba mı, kimin ilgilendiğine baksın.

İnanmayan Alevi ailelerinin evine misafir olsun, çayı kadın mı demleyip servis ediyor, erkek mi gözleriyle görsün.

İnanmayan Alevi erkek arkadaş dönsün kendisine baksın, fikren dahi ne kadar eşitlikçi ve o eşitlikçiliği ne kadar pratiğe dökmüş.

Öyle uluorta sıkmak yok.

Eşitlikçi Alevi erkekler nasıl eşitlikçilerse kadın erkek eşitliğinden bahsedildiğinde, hele hele eviçindeki cinsiyetçi işbölümünden bahsedildiğinde çok rahatsız oluyorlar. Ellerinden gelse ağzınızı kapatacaklar.

Kadınların eşitlikten, eviçinden, hayatın müşterekliğinden bahsetmesinden korkuyor eşitlikçi Alevi erkekler.

Evli oldukları kadınlar “uyanacak, gözü açılacak” evdeki kahrolası erkek hegemonyası zarar görecek diye adeta tutuşuyorlar. O kadar eşitlikçiler.

Ama ne yazık ki bazı kadınlar da bu sözde eşitlikçi erkeklere-kocalara-babalara-canlara inanmaktalar. Onlar ne dese onaylamakta, birçok konuda erkeklerin ağızlarının içine bakmaktalar. Hatta kadınları dışlamaktalar.

Erkeklerin eşitlik palavralarına inanmayan kadınların önemli bir kısmı da susuyor. Seslerini çıkartmıyorlar. Çok az sayıda kadın konuşabiliyor.

Bu da bize Alevi kurumlarındaki erkek egemen baskının boyutunu gösteriyor.

25 Kasım Kadına Yönelik Erkek-Devlet Şiddetine Karşı Mücadele Günü dolaysı ile bir kez daha gördük ki bazı Alevi kurumlarında kadın konulu paneller düzenlemek bile neredeyse imkansız. Yönetimleri ellerine geçiren erkekler kadınların panel kararlarını kabul etmemekte ısrar ediyorlar.

Yıllardır canlara hizmet veren bazı kurumlar var ki daha hiç kadın konulu çalışma yapmamış.

İşte bu kurumları kadın erkek eşitliğine inanan Alevi erkekler yönetiyor. Nasıl eşitlikçiler değil mi?

 

Ama kadınlar bastırıyor.

Alevi kadınlar karşılarındaki erkek egemenliğinin gücünü gördükçe bileniyor. Çünkü artık Alevi kadınlar erkeklerin durmaksızın söylediği eşitiz hülyasına inanmıyor ve aksine bu söylemin mücadelelerinin önünü kesmek için dillendirildiğini fark etmiş durumdalar. Buna karşı direniyorlar.

Gerçek eşitliğin olması için erkekleştirilmiş mevcut Aleviliğin kendi elleriyle değiştirilip kadıncıl Aleviliğin hayata geçirilmesiyle sağlanacağını biliyorlar. Bunun için de kolları sıvamış durumdalar.

Eşitlik başta eviçi olmak üzere, oradan Alevi kurumlarına dek yayılarak ancak hayat bulabilir.

Erkekler ev işleriyle ilgilenip, çocuklara bakarsa, böylece kadınlara siyaset yapama fırsatı ve zamanı çıkar ve kadınlar Alevi kurumlarına gidip oraları da değiştirebilir, kurumları çalıştırabilir. Eşitliğe yakalaşabiliriz.

Bıyıklı dudakların arasında çıkan birkaç pohpohlayıcı sözcükle değil.

Alevi kadınlar bu zeminde direnişlerini yükseltmeye devam ederlerse pek yakında yepyeni bir hareket olan Alevi kadın hareketi doğabilir. Neden olmasın?

Olsun canım, artık olsun.

Kadınlarla olsun, kadıncıl bir aşkla olsun.

PAYLAŞ

1 YORUM

  1. Merhaba; Kadın duyarlılığı ve eşit hak mücadelesini anlıyorum ve destekliyorum. Fakat erkeklerin hepsi deyince orada itirazım var.Erkek düşmanlığı yerine farkındalık yaratmak lazım.Bazı kadınlarında erkekler gibi egemen düşüncede olduklarını unutmamak lazım.Misal olarak 3 yıl önce A.K.D genel merkez tüzük kongresinde **mersin kadın kolları yönetimi (5 yıl önce) yönetimden farklı düşündükleri için görevden alındıkları için**.bizzat imza toplayarak kadın,gençlik inanç kolları yönetimlerin iki dudağı arasında olmasın görevden alınamasın ,pozitif ayrımcılık ile bugüne kadar ki işgal alanlarından nefes alabilsinler,bütçeden pay ayrılsın gibi maddeleri tüzüğe aldırdık 2 erkek olarak kürsüyü işgal ederek.Fakat bazı genel merkez yönetiminde olan veya delege olan bazı kadınlar imza bile vermediler.Sorun var üzerine bilinçli olarak gitmekte fayda var.Kadın bilinci oluşturulurken erkek egemenliğine karşı durmak erkek düşmanlığına dönüşmemeli.Güzel günleri birlikte kuracağız.Başarılar dilerim.

Yorumunuzu yazınız