PAYLAŞ

Rîvyon Otmî (Atmî) aşiretinin bir koludur ve Pazarcık’ta 37 ayrı köy ve mezrası vardır. Bu köy ve mezralar Çoyî Qênî (Ganidağı)’nin üzerindedir. Rîvyon coğrafyasında çok sayıda Alevi ziyareti var. Bu ziyaretler şunlardır(1):

  1. Dorê Ziyorate: Zorbon köyünde.
  2. 2. Ercos Ziyareti: Gundî Xinde’de.
  3. 3. Gurbuz Dada Ziyareti: Bayramî Dönişe ziyarete ilişkin şu bilgileri verdi: Uzunçarşı’da. Ziyaret Dorę Barű’dur. Yaşlı ve büyük bir ağaçtır. Ziyaretin gövdesi de kalındır. Üç kişinin eli ancak ulaşır. Meyvesi yok. Amcam Mahmut Ekemen bir rüya görüyor. Rüyadan sonra ziyaretin etrafını düzenledi. Etrafını taşla çevirdi. Orada bir sarnıç da yapıldı. Yüksekliği en az 10 metre var. Biz yazın Gurbuz Dada‘ya gideriz.”(2)
  4. 4. Gollê Raşik Ziyareti: Orî Kare’nin yanında. Orî Kare ve Gundî Pone bu ziyarete Bir meşe ağacıdır. Dibinde krater suyu var, bir göl oluşturuyor. Ziyaretin ağacı yaşlıdır. Gövdesi ancak iki kişinin kolları kavuşacak kadar kalındır.(3)
  5. 5. Qara Ziyaret: Ollaköron’a yakın.
  6. 6. Qaradada Ziyareti: Nusret Yavavlı ziyareti şöyle anlattı: Gundî Çolêx, Gundî Hörik ve Gundî Deva’ya yakın. Çoyî Qenî’nin içinde 8-10 tane meşe ağacıydı. Eskide bir yerleşim varmış orada. Bütün mezraların inandığı, gittiği bir ziyarettir. Başka yerlerden de gelenler oluyor. Şavê Îni şöyle olurdu: Omaxli Ziyareti ile bilinmeyen gizli bir irtibatı varmış gibi anlatılırdı. Bazı geceler birbirine ateş topu attıklarını anlatırdı eskiler. Qaradede Ziyareti’nden herkes korkar ve saygı duyar.Ziyaretin yanında eski harabeler var. Bugün de 7-8 ev yaptı insanlarımız. Yazın orada kalıyorlar. Herkes adağını götürür. Biz çocukken senede bir kere giderdik, kurbanımızı yapar, lokmamızı pay eder ve gelirdik.”(4)
  7. 7. Quru Ziyaret: Çoyî Qenî’nin en yüksek noktasıdır. Bir meşe ağacıdır. Kendir Obası’yla dağın bağlantısını kuran bir patikanın üzerindedir. En yakın yerleşim yeri Orî Kare’dir. Etrafı taş duvarla çevrilmiştir. Îrî Dêna’nın fıstık bahçesinin içindedir.
  8. 8. Kolkî Haydon Ziyareti: Uzunçarşı köyündedir. Ziyarette Haydo Dada’nın türbesi de var.
  9. 9. Kunê Bê: Yel ziyaretidir. Dorî Molê Mamî Çolik ziyarete ilişkin şu bilgileri verdi: Bir taştır. Bir patikadan oraya giderdik. Amcamın üzüm bağından geçerdik, bir toru aşardık ve ulaşırdık. Oraya bir taş alıp yapıştırırdık. Taş oyuktur. Orası tepede. Oradaki esinti romatizmaya iyi geliyor.”(5)
  10. 10. Omaxli Ziyareti
  11. 11. Tonon Ziyareti: Bir taştır. Kendir köyünün yanında.
  12. 12. Toyî Baruye: Xalakoran köyünde.
  13. 14. Veyis Efendi Ziyareti: Zorbon köyünün yanında
  14. 15. Yıldız Ziyareti: Gundî Kandir ile Filîske mevkiisi arasındadır. Gundî Alife’nin hemen önündedir.
  15. 16. Ziyoratê Çopike: Gundî Hörik’ın yanında. Ziyoratê Gore’nın karşısına düşüyor. Çok eski bir ziyaret olduğu söyleniyor.
  16. 17. Ziyoratê Gore: Gundî Hörik’ın yanında. Dore Baruye’dir (meşe). İkiye ayrılan bir yolun üzerinde. Çok yaşlı bir ağaçtır. İki üç ağaç yanyanadır. Kutsal ağaçlardır. Gundî Horik oraya gelir. Etrafı taşla örülüdür.
  17. 18. Ziyoratê Sayde: Awluk mezrasında.
  18. 13. Ziyoratê Xille: Bir ağaçtır. Avluk mezrasına yakın.
  19. 19. Ziyoratê Zöri: Gundî Xinde’de.

 

Rîvon Köyünün Piri

Rîvon köyleri Îrbomî Biçûk Dada’nın talipleridir. Dada’nın mezarı bugün Gölbaşı’ya bağlı olan Xallikon köyündedir. Rîvonlular Dada’nın mezarını da ziyaret ederler.

Dada görevini bugün oğlu Ethem Dada sürdürüyor. Ethem Dada da Xallikon köyünde yaşıyor. Rîvon’un köyde ve Avrupa’da düzenlediği etkinliklere katılıyor. Almanya’nın Köln kentinde yapılan Rîvon gecesine katılmıştım. Rîvonlular kendi pirlerine büyük bir hürmet ve sevgi gösteriyorlar. Ethem Dada ile yaptığım bir görüşmede şöyle demişti: “Bizi birbirimize bağlayan bu sevgidir. 1 haftalığına Almanya’ya gittim. 45 gün kaldım. Bu hem özlemi, hem de birbirimize olan manevi ihtayacımızı gösteriyor.”

Ethem Dada’nın kardeşi Seyîd Dada da yolu takip ediyor. Halkın arasına fazla çıkmamakla birlikte pirlik görevini yapıyor.

 

Îrbomî Xotûne Anlatıyor

Îrbomî Xotûne, Rîvon koluna bağlı Xalakoran mezrasındandır. Îrbomî Xotûne de köyde gördüğü Alevilik üzerine şunları yazdı:

“Köyümüz ve mezramız Kürd ve Alevi’dir. Birilerinin yazdığı ve vurguladığı ne Türkmeniz, ne de İslam’ın özüyüz. İslam’ın hiçbir şartını kabul etmemişiz. Hasan Efendi vardı. Avuçan ocağından bir pirimizdi. Cemiyetlerimizde, “İslam’ı sözde kabul ettik. Özde kabul etmedik. Asla İslam ile alakamız yoktur” derdi. Yaşam tarzımız da bunu ortaya koyuyor.

İnançlara karşı değiliz. Sadece asimilasyona ve otoasimilasyona karşıyız. “İslam’ın özüyüz” diyen Aleviler Dersim’de Seyid Rıza’ya ihanet eden Rêber’i unutmamalıdır. Rêber, isyan sonrası affedilmeyi ve hediye almayı beklerken “Halkına faydası olmayanın bize faydası olmaz” denilerek öldürüldü. “Aslını inkar eden haramzadedir” sözü de çok anlamlıdır. Çıkar peşinde koşanlar gün gelecek bu halk tarafından toplum dışı edilecektir.

Kürdistan’da silahlı korucular sistemi savunuyor. Bekçilik yapıyorlar. Alevilik’te de sözlü korucular sisteme bekçilik yapıyorlar. “Aleviler Türk’tür”, “Türmendir”, “İslam’ın özüyüz” demenin başka bir anlamı, ifadesi olamaz.

 Kara Ziyaret

Mezramızın doğusunda Kara Ziyaret var. Mezramız senede iki defa ilkbahar ve sonbaharda bu ziyarete giderdi. Kurbanlar kesilir, dualar edilirdi. İlkbaharda yağmuurların bol yağması ve verimin bol olması; sonbaharda ise alınan ürünün sağlıklı ve huzur içinde tüketilmesi için dua edilirdi.

Dadalarımız senede bir sefer gelirlerdi. Küskünleri barıştırırlardı. Akşamları bir evde toplanırlardı. Aileler lokmalarıyla o eve giderlerdi. Konuşmalardan sonra saz eşliğinde beyitler söylenir, semahlar dönülürdü.”(6)

Husnê Xalatûte Anlatıyor

Husnê Xalatûte Rîvon’un Gundî Çolex köyündendir. Büyük dedesi Xalo ve nenesi Husna çok inançlı insanlardı. Onlar üzerine olan iki ünlü çîrok’u Husnê Xalatûte şöyle anlattı:

Bizim ailede ilk gelen Haso’dur. Onun oğlu Xalo’dur. O solakmış. O nedenle lakap olarak ona Çolax (Çolak) demişler. Köy içinde Malê Xalatûte derler. Halen de “Gundî Xalatûte”, “Gundî Çolêx”, “Duraxî Xalatûte”, “Zorî Xalatûte” derler. Sonra onun oğlu Samo geliyor. Onun oğlu da babam Silo. Nüfusta Sülayman Bakır yazıldı. Ama babamı da büyükdedemin ismiyle çağırdılar. Herkes Çolax derdi.

 Kır Atlı’nın Gelişi

Xalo dedemin Xizir ile görüştüğüne inanılır. Diğer obada bir sorun çıkmış. Kendisini çağırıyorlar. “Xalo bugün gelip bu sorunu çözmeli” diyorlar. Xalo dedem oraya gidiyor. Evden çıkacağı zaman eşine şöyle diyor: “Bir kır atlı gelecek. Ne verirse al, ne isterse ver.”

Sonra kır atlı geliyor.

“Çoxo ta wa xêr” diyor neneme.

“Xêr la tawi” diyor.

“Xal” diyor. “Îşe xwa hawû, çû” diyor.

Atlı demiş ki, “Çi got“? Go ki “Çi do hilgira, çi xwost pê de.”

Atlı heybesini veriyor. Nenem heybeyi alıyor ve içinde oxê gil görüyor. “Bizim eşyamız çoktur. Biz gil yemeyiz. Götür bir fakire ver” diyor. O zaman da 13 obada bizim mülkümüz vardı. Nenem, “Aşağı Mülk, Yukarı Mülk, Koyton’un yanı, bizim köylerin ekinini biz ekiyoruz. Biz gil yemeyiz” diyor.

“Ekmek yaptın mı” diyor. Nenem, “Evet” diyor.

“Son bazlamayı ver” diyor.

Nenem de “Ben bazlamayı veremem. Bazlama Xalo’nundur” diyor.

Kır atlı gidiyor ve naxirci’nın eşini görüyor. (Naxirci: İnekleri yayan kişi) “Kocan nerede” diyor. “Naxirda” diyor. Oxê gil’ı kadına veriyor (Oxê Gil: Kil Toprak). “Sağol” diyor kadın. “Ekmek yaptın mı” diyor. “He” diyor, “Komşu biraz un verdi. Ekmek yaptım” diyor. “Son bazlamayı bana ver” diyor. Kadın bazlamayı veriyor. “Bir tas ayran da var. Komşu getirdi. Vereyim, onu da için” diyor. Onu da içiyor. Xizir kadına şöyle diyor: “Çadırın 7 tane ola. Varlığın bol ola” ve gidiyor.

Sonra Xalo dedem eve geliyor ve neneme soruyor: “Ne oldu, geldi mi” diyor. “Geldi” diyor. “Ne yaptın” diyor. “Gil getirdi, ben almadım. Gil’ı ne yapacağız” diyor. Dedem, “Ne istedi” diyor. Nenem, “Bazlama istedi. Son bazlamaydı. Vermedim, sana bıraktım” diyor. “Xwode ta kor ka” (Allah seni kör ede) diyor.

Ve netekim kör oluyor.

 

Ve hastalık halen bizim soyda var. İki halam, amcamın kızı ve bizde de göz rahatsızlığı var. Bunu şimdi araştırıyorlar. Doktor bana şöyle dedi: “Sizin rahatsızlığınız erkeklerde bulunur. Nasıl sizde olmuş.” Retina tabakasının arkası, beyinle göz arasında. Göz 0,50. Ama görme gitgide eksiliyor.

Sonra o naxirci’nın 7 oğlu oluyor. Üç tanesi ikizdir. Maddi durumu da düzeliyor. O da aynı bizim Rîvon’da bizim obadandı.(7)

 

Husna Nenem ve Gökkuşağı

Ben nenemin adıyım. Husna Olke derlerdi. Husna nenem de ermişti. Hastalıklarla da ilgileniyordu. Yarası olan, hastalığı olanı neneme getirirdi. Nenem öldüğünde Mülk’te iki tane hoca getiriyorlar. (Mülk komşu bir Türk köyüdür, FB) Cenazesini yıkadıkları zaman suyu döktükçe su gökkuşağı gibi oluyormuş. Eskiden cenazeyi tahtanın üstüne koyar, elden götürürlerdi. Götürdüklerinde gökkuşağı da cenazenin üzerinde kalmış. Mezara koyduklarında gökkuşağı da nenemle beraber mezara giriyor. Orada şok oluyorlar. “Nasıl böyle bir şey olur” diyorlar.

Husne nenemin kızkardeşi Xono Olke var. Onun mezarının üstünde de her Perşembe gecesi bir nur yanıyor. Mezar askeriyenin karşısında. Askerler nura bakmaya gidiyorlar. Askerler yaklaşınca nur mezarın içine giriyor. Husna ve Xonê Silo’nın yani Rîvon’daki Gundî Sile’yi kuran kişinin bacılarıdır.(8)

 

Hasanî Molê Momudî Zorba ile Köydeki Alevilik Üzerine Kısa Söyleşi(9)

 

Zorbon‘daki Aleviliği konuşalım… Zorbon‘da Weyîs Efendî Ziyareti var. Ziyareti biraz anlatabilir misin?

Weyîs Efendî bizim mürşidimizdi. Zorbon‘a geldiğinde eski bir meşe ağacının yanında oturur, insanlarla orada sohbet edermiş. „Burası eski mürşidlerin konakladığı bir yerdir. Bundan sonra burası ziyaret olsun“ demiş. Kolkî Haydon ziyareti var. Şavê Îni (perşembe akşamı) Weyîs Efendî ziyaretine ateş topu fırlatıyordu. Oradan da başka ziyaretlere gidiyordu. Bizimkiler „Gel bak“ diyorlardı, ben korkup bakmıyordum.

 

Alevilik‘in aile içinde nasıl bir yeri vardı?

Büyük dedem Zorba yola çok bağlı, inancı sağlam biriymiş. „Benim can alıcım 3 gün önce gelir. Bana 3 gün müsaade verir“ demiş. Öyle de olmuş. Adıyaman Belveren‘de yaylaya gidiyorlar. Dedem, „Benim can alıcım geldi. 3 gün sonra öleceğim“ demiş. O dönem bizim bazı köylüler cenaze töreni için Türk hocaları getirirdi. Dedem, „Cenazeme bizden birini getirin. Türk hocası getirmeyin“ demiş. 3 gün sonra dedem hakka gidiyor ve orada toprağa veriyorlar. Bazıları, „Mezarın üzerinde ateş yanıyor“ derdi.

 

Ateş yanması olayı bizde de anlatılır. Bizim köye ekmek getiren kişi Ewirli köyündendi ve Türk‘tü. Sabah güneş doğmadan ekmek getiriyordu. Amcamın oğluna, „Elif Ana‘nın mezarının yanında hep bir ateş yanıyor“ demiş. Amcamın oğlu da gülmüş ve „Belki üşüyorlar, ondan ateş yakıyorlar“ demiş. Adam anlamamış. 40‘ların bazen buluştuğu ve ateş yaktıkları inancı Alevilik‘te var ve birçok yerde bu sözleri duyarız. Dedenin mezarını seçmeleri güzel bir durum.

Bir de ailenin silsilesini sorayım. Kaç babanı biliyorsun?

En büyüğümüzden bana silsile şöyle: Toşo, Îwe Toşe, Zorbe Îwe, Îromî Zorba, Momûde Îromî Zorba ve ben Hasanî Momûdî Îromî Zorba.

 

Alî Mamî Bayramî Qize Anlatıyor

Alî Mamî Bayramî Qize (Ali Kaşıkkırmaz) Rîvon’un Gundî Horik mezrasından. Rîvon’daki Aleviliğe ilişkin şu önemli bilgileri paylaştı:

 

* Bizim ailede derviş değil de nenemin kardeşi çok inançlı biriymiş. Woqosî Mamike derler. Sakalına bıçak vurmamış. Onlar Gundî Kare‘liydi.

* Bir de inanca ilişkin enteresan olan qotik yani cin-peri konusu… Nenem anlatırdı… Bir yerde qotik gördüklerinde tenekeyle kovalar, tütsü yakarlarmış.  Bir de nuska yapıyorlarmış.

* Saydî Waqos vardı. Ne zaman yağmur yağacak bilirmiş. Söyledikleri çıkarmış. Bir de insanlar kokusu güzel diye banîştok ve kivizon ağaçlarını yakarmış. Saydî Waqos odun yanarken ağlarmış. „Avno rizqe zorî wana. Mawirin, maşawtînin“ (Bunlar çocuklarınız rızkı. Kesmeyin, yakmayın) diyormuş.

* Bir de raqif‘lar varmış. Raqif için bilgin diyebiliriz. Örneğin Îwe Raşe varmış. Bunlar Osmanlı‘ya karşı halkı bilinçlendiriyormuş. Köy köy gezerler, 6 ay sonra köye gelirlermiş.

* Dedeleri ve çîrokbêjleri çok dinlerdim… Örneğin dede, „Kavir kari bûye. 40 qotir jê hoyta dar“ (Taş kırılıyor, içinden 40 katır çıkıyor) demişti. Yani 40‘ları anlatıyordu. Ama çocuktuk, anlam veremiyorduk.(10)

Kaynakça

1- Ziyaretlerin listesini Rîvyon köyünden arkadaşım Sadık Bakırdağ hazırladı. Sadık’a çok teşekür ediyorum. Hizmetin Hak defterine yazıla Sadık. Ziyaretlerin detaylı anlatımlarını da Rîvyon köyünden büyüklerimize ve arkadaşlarıma sordum.

2- Rîvon köyünden Bayramî Dönişe anlattı.

3- Nusret Yavavlı anlattı. Yavavlı ile Almanya’nın Leverkusen kentinde görüştüm.

4- Karadada Ziyareti’ni Nusret Yavavlı anlattı.

5- Kunê Bê Ziyareti’ni Gundî Gurde’den Dorî Molê Mamî Çolik anlattı. Doro ile Almanya’nın Dortmund kentinde görüştüm.

6- Îrbomî Xotûne ile 2010 yılında görüştüm. Kendisi bir mektup göndererek Xalakoran köyünü ve Alevi inancını nasıl yaşadıklarını anlattı.

7- Husnê Xalatûte Gundî Çolex’ten Çolak Ağa’nın kızı. Bugün 71 yaşında olan Husna abla Londra’da yaşıyor. Kendisiyle telefon üzeri söyleşi yaptım. Köyün tarihine ilişkin önemli bilgiler aktardı. Söyleşinin tamamı Rîvyon isimli kitapta yayınlanacaktır.

8- Husnê Xalatûte anlattı.

9- Hasanî Molê Momudî Zorba ile Almanya’nın Köln kentinde görüştüm.

10- Alî Mamî Bayramî Qize ile Almanya’nın Köln kentinde görüştüm.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız