PAYLAŞ

Çeşme’de babasıyla kendi arazilerinde yapılmak istenen RES’e karşı mücadeleye başlayan Sürdürülebilir Yaşam Platformu Sözcüsü Esen Fatma Kabadayı, babasının ardından mücadeleyi kızı Ela ile sürdürüyor.

İzmir’in Çeşme ilçesinde Sürdürülebilir Yaşam Platformu Sözcüsü 33 yaşındaki Esen Fatma Kabadayı, henüz bir yaşındaki kızı Ella ile beraber doğa talanına karşı mücadele ediyor. 2013 yılında Çeşme’de arazilerinin de içinde bulunduğu dört ayrı bölgeye kurulması planlanan Rüzgâr Enerji Santrallerine (RES) karşı babasıyla birlikte mücadele eden Kabadayı, bu mücadeleyi nesilden nesile aktaracaklarını söyledi.
‘BABASI İLE BERABER RES’LERE KARŞI DURDU’
Yaşadığı doğaya saygılı olduğunu dile getiren Kabadayı, doğa mücadelesine Çeşme’de dedesinin bir avuç toprağını ellerinden almaya çalışan RES firmasına karşı durarak başladığını ifade etti. Mücadeleyi babasıyla sürdürdüklerini tüm mücadelelerine rağmen kepçelerin arazilerine girdiğini söyleyen Kabadayı,RES’lerin haksız ve hukuksuz bir şekilde yapıldığını belirtti.
‘ŞİRKETİN HUNHARCA SALDIRISINA MARUZ KALDIK’
Türkiye’nin her bir köşesinde imar ve enerji alanında bir talan politikasının sürdüğüne işaret eden Kabadayı, “Rant ve çıkar için acele kamulaştırma yaparak insanların mal varlıklarına el konuluyor.  Doğa ne yazık ki bu tarz olaylarla özellikle son yıllarda sarsılıyor. Bizde bu mücadeleye doğa mücadelesi ile başladık. O zamanlar kızım Ella yoktu. Ben evli değildim. Ekoloji mücadelemin ilk günü şirketin kepçeyi bahçemize soktuğunu hatırlıyorum. O gün onlara dedim ki; ‘Şu anda Birinci Derece SİT alanlarındasınız. Tüm idari işlemlerinize karşı davalar açıldı. Vatandaş toprağını satmak istemiyor ve pazarlığa oturmak istemiyor. Hala tapular üzerimizde hazine arazilerini bile almış durumda değilsiniz. Bu da telafisin mümkün olmayan sonuçlara yol açmayın.’ Fakat arkasından şirketin hunharca saldırısına maruz kaldık” sözleri ile yaşadıklarını anlattı.
RES projelerine onay verenlerin bir kısmını 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Fethullah Gülen Cemaati soruşturması kapsamında cezaevine girdiğini belirten Kabadayı, davalara bakan hakim ve savcıların değiştiğini ve yeni bir mücadele sürecinin başladığını söyledi.
Çeşme’de verdikleri doğa mücadelesinde yıllar geçmesine rağmen imar planlarını ve acele kamulaştırmayı durdurma kararı olmasına rağmen hala şirketin açtığı dava ile yargılandıklarını belirten Kabadayı, hukukun vatandaştan yana değil de sermaye, güç ve iktidardan yana işlendiğini dile getirdi.
‘KIZIM İLE BİRLİKTE EKOLOJİ MÜCADELESİ VERİYORUZ’
Babası ile başladığı mücadeleyi babasının yakın zamanda yaşamını yitirmesinin ardından kızı Ella ile sürdürdüğünü söyleyen Kabadayı, “Kızım daha yeni dünyaya geldi. Kızım ile birlikte ekoloji toplantılarına katılıyoruz. Hamileyken de ben doğada, tarlada yaşadım. Çocuklarımızın geleceği huzur dolu olsun diye doğa mücadelesi veriyoruz” diye ifade etti.
Doğa için barışa her zaman sahip çıkacaklarını aktaran Kabadayı, doğaya sahip çıkılırsa geleceğin de huzur dolu olacağına inandığını belirtti.  Bütün dünyada çocukların geleceğinin yok edildiğine dikkat çeken Kabadayı,  “Çocuklarımız ve geleceğimiz için kapitalizme karşı mücadele verilmesi gerekiyor. Sermaye ve ranta karşı verilmesi gereken mücadele hepimizin, insanlığın mücadelesidir. Babamın tıpkı bizim için verdiği mücadele gibi. Kuşaklarca sürecek özgürlük bağımsızlık hak hukuk doğa mücadelesi böyledir. Bizden sonra da kızım mücadele edecek. Kızım Ella da çocukları için mücadele edecek. Bu mücadele çocuklar ölmesin diye nesilden nesle aktarılacak” dedi.
MA / Ruken Demir – Ayşe Sürme
PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız