PAYLAŞ

Kişisel bir merakla başladığı tekne ustalığını tutkuyla sürdüren Mert Çalışkan, ahşap üretiminde ısrarcı. Seri üretim olan polyesterin ömrünün 20-30 yıl iken ahşabın ömrünün 100-150 yıl olduğunu belirten Çalışkan, seri üretim değil doğru üretimden yana olduğunu belirtti.

Dünyada büyüyen sanayinin seri üretim ihtiyacı ile birlikte gelişen teknoloji tekne üretimi yerini geri dönüşümü imkânsız polyester üretime bıraktı. Teknolojiye karşı direnen bir grup tekne ustası ahşaptan vazgeçmezken, kimisi de teknoloji ile klasik üretimi harmanlayarak üretimlerini sürdürüyor. İzmir’in Foça ilçesinde evinin bahçesini tekne atölyesi olarak kullanan Mert Çalışkan (32), teknoloji ve klasik üretimi harmanlayan ustalardan biri olarak kendisini tanımlıyor. Tekne ustası Çalışkan, 20 yıldan bu yana onlarca tekne yaparken, ürettiği teknelerin ahşap olmasında ısrar ediyor. Gelişen teknoloji karşısında klasik üretimi tercih etmesinin gerekçelerini anlatan Çalışkan, ahşap tekne üretimini “tutku” olarak niteledi.
Foça’da doğup büyümesinden dolayı hayatının denizde geçtiğini belirten Çalışkan, ailesine ait bir balıkçı kayığı ile ilgilenerek, tekne ustalığına başladığını söyledi. Tekne ustalığına başlamasını kişisel bir merak olarak anlatan Çalışkan, bakım onarım işleri derken kendisini tekne imal eden bir usta olarak bulduğunu ifade etti. Teknenin tasarım aşamasından hesaplarının yapılmasına, imal edilmesinden denize indirilmesine kadar tüm aşamaları takip ettiğini kaydeden Çalışkan, bir teknenin ekip sayısına göre 2 ay ile 6 ay arasında üretildiğini vurguladı. Talebe göre üretim yaptığını aktaran Çalışkan, “Teknede standart bir model yok. Tamamen kişinin isteğine göre şekilleniyor” dedi. Tekne yapımında ahşap üretimi tercih eden Çalışkan, ahşabın üstünün epoksi denen iki bileşenli bir reçine ile kaplanması ile dayanıklı ve tek parça hale getirildiğini söyledi. Çalışkan, kimyasal bir madde olmasına karşı uzmanlarca zararsız kabul edilen bir bileşen olduğunu söylediği epoksi reçinesinin tekneleri denizin sert ortamlarından korumaya yaradığını kaydetti.
‘AHŞABIN SAĞLAMLIĞI VAR’
Çalışkan, şöyle devam etti: “Teknoloji ve klasiğin harmanlanması derken ahşabın üzerinin epoksi ile kaplanmasıdır. Ahşap üretimin epoksi ile kaplanması polyester tekneler gibi bakımının kolay olmasını sağlıyor. Sağlam olmasını sağlıyor. Dünyanın kabul gördüğü en temel üretim modeli şu anda ahşap üretim. Ahşap en başta doğal malzeme olması nedeniyle tercih ettiğimiz üretim modeli. Geri dönüşümünün olabiliyor olması. Ahşap teknenin başına çok ciddi bir hasar geldiğinde tamir edilemeyecek bir hale bile gelse çok rahat bir şekilde geri dönüşüm yapılabilir. Ahşap parçaları sökebilir, kullanılacak parçaları kullanabilirsin. En kötü ihtimal kullanamadığın parçaları kışlık olarak yakacak malzeme yapabilir, odun olarak yakabilirsin. Tabi ki de ahşap tutkunluğu farklı bir şey. Ahşaba bir kere alışan biri kolay kolay polyester tekne ile ilgilenmek istemiyor. Kokusu her şeyi başka. Sonuçta doğal bir malzeme. Norveç dünyanın en büyük balıkçı ülkesi ve orada bile halen en yaygın üretim ahşap üretimdir. Ahşabın sağlamlığı var.”
‘POLYESTERİN ÖMÜRÜ 20-30 YIL İKEN AHŞABIN 100-150 YIL’
Polyester üretimlerin geri dönüşümünün olmadığını belirten Çalışkan, seri üretim dışında avantajının olmadığını söyledi. Çalışkan, polyester üretimi “Tekneler hasar aldıklarında ve kullanılamaz hale geldiklerinde geri dönüşümleri yok. Doğa da bunu yok edemiyor. Bu nedenle doğaya ciddi zararları oluyor. Amerika’da yaşanan son büyük kasırgada binlerce polyester tekne kullanılamaz hale geldi. Amerika bu tekneleri koyacak yer bile bulamadı. Bu nedenle Amerika’da devasa polyester tekne çöplükleri oluştu. İnsanlar tekrar ahşap tekneye dönüş yapma gereği duydular. Ahşabın sağlamlığını polyester ile kıyaslayamazsınız. Ahşap, polyester ile çarpıştığında polyester dağılırken, ahşap hiçbir şekilde etkilenmez. Polyesterin ömrü 20 bilemedin 30 yıl iken 100-150 yaşındaki ahşap tekneler halen denizde yüzüyor” sözleriyle anlattı.
‘GELECEĞİN EN BÜYÜK SIKINTISI YETİŞMİŞ ELEMAN OLACAK’
Seri üretimden ziyade doğru üretimi tercih ettiğinin altını çizen Çalışkan, doğanın düşünülerek üretim yapılmasının önemli olduğunu kaydetti. Tekne ustalarının ciddi anlamda eleman sıkıntısı yaşadıklarını belirten Çalışkan, Türkiye’de yetişen eleman olmadığını ifade etti. Çırak bulamadıkları gibi yeni ustaların da yetişmediğini ifade eden Çalışkan, geleceğin en büyük sıkıntısının yetişmiş eleman kıtlığı olacağını söyledi. Çok fazla mühendis yetişmesinin yeterli olmadığını aktaran Çalışkan, “Mühendislerin tasarladıklarını üretecek ustalar olmadıktan sonra tasarlanan şey sadece kağıt üzerinde kalır. Dolayısıyla ustalık çok büyük önem taşıyor” diye konuştu.
MA / Ahmet Kanbal
PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız