PAYLAŞ

Dersim 37-38 Soykırımı’ dünyada başka hiç bir soykırıma benzemiyor.

Son yüz yılda ki bütün soykırımları ele alın ve Dersim’le karşılaştırın.

Dünyanın bir çok bölgesinde soykırım(lar) gerçekleştirilmiş ve sonuçlandırılmış, ayrıca bir çoğu ‘Soykırım’ olarak tanınmış, soykırımcılar ise mahkum edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti henüz 15 yaşındayken Dersim’i vurmuştu..

“Dersim, Cumhuriyet hükümeti için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kesin bir ameliye yapmak ve elim ihtimalleri önlemek, memleket selameti bakımından mutlaka lazımdır…

Okul açmak, yol yapmak, refah sebeplerini sağlayacak fabrikalar kurmak, kendilerini meşgul etmeye yarayan çeşitli sanayi işleri sağlamak, özet olarak yurt sahibi yapmak veya uygarlaştırmak suretiyle ıslaha çalışmak hayalden başka bir şey değildir.”

Aslında ise ‘Dersim coğrafyasını vurmak fermanı’ 30’lu yılların başlarında-çok daha önceden hayata geçirilmek istenmiş ancak genç cumhuriyetin ekonomisi ve askeri gücü göz önüne alınarak düğmeye 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararıyla Dersim tertelesi’nin ilk adımı atılmış ve bir koca coğrafya o günden bu yana yetim ve öksüz bırakılmıştır.

Bir başka deyimle 1937 yılında ilkbahar Dersim’e böyle kanlı bir fırtınayla birlikte gelmişti.

Uçaklardan, “Teslim edilenler veya kendiliğinden teslim olanlar dahi Cumhuriyet’in adil muamelesinden başka hiçbir şey görmeyeceklerdir. Aksi takdirde, yani dediklerimizi yapmazsanız, her tarafınızı sarmış bulunuyoruz. Cumhuriyet’in kahredici orduları tarafından mahvedileceksiniz”  bildirileri atılıyordu.

Dersim fermanı kesindi, (….. Bunun içindir ki, silah kullanmış olanları ve kullananları yerinde ve sonuna kadar zarar veremeyecek hale getirmek, köyleri kamilen (tamamen) tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür.”

Bu ferman üzerine Türkiye’nin ilk kadın pilotu ve Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen anılarında, ‘’Çarpışma meydanında canlı hedef üzerine bomba atmak insana hiçbir acımak hissi vermiyor. İnsan yalnız vazifesini görmek için aramayı, vurmayı düşünüyor.” diye belirtiyordu..

1930’lu yıllardan 37-38’e devlet, günümüze değin Dersim’de soykırım yapmaya devam edegelmiştir.

Bir başka deyimle Dersim’de ‘kesintisiz soykırım’ devam ettirilmek istenmektedir..

Sıkıyönetimler, ‘OHAL’ ler ile Dersim, benzeri olmayan bir coğrafya, bir kent görünümü vermiştir.

Kalekollar, Barajlar ile kutsal mekanlarımız kuşatılmış, Dersim her şeyi ile yok edilmek istenmiş, eğer bu olmuyor ise ‘teslim’ alınmak istenmiştir.

Buda yetmemiş, ormanları yakılmış, vadileri bombalanmış, çevresi ve doğası bütün güzellikleri ile tar-u mar edilmek istenmiştir.

Dersim soykırımı 1935, 37 ve 38’de doruğa çıkan, 100 bin insanın canına mal olan bir soykırımdır.

Dersim soykırımının her yerinde ise CHP, M. Kemal Atatürk ve devlet vardır.

Ve bugün her kim, hangi kurum, parti, kişi veya kuruluş herhangi bir vesile ile CHP’yi, Atatürk’ü vb anıyor, sevip-sayıyor ise Dersim soykırımını desteklemiş oluyor, soykırımcıları koruyor demektir.

Kaldı ki hala devlet idam ettiği Kürt liderlerin sadece dirisinden değil, ölüsünden de korkmaktadır.

Diğer yandan Kemalizm, TC’nin birikmiş, çüzümlenememiş-çözmediği toplumsal, siyasal vb sorunlarının aşılmasında-çözülmesinde bir alternatif zaten değildir.

Aradan geçen onlarca yıla rağmen, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmamıştır.

Bütün bu olumsuzluklara karşın ise Kürt Kızılbaş, Raa Haq – Riya Heq Hak Yolu’nun takipçilerinin merkezi Dersim direniyor!

Halklarımız ve inançlarımız özgürleşinceye, barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşamaya başlayıncaya dek bu mücadele sürecektir.

Ve öyle anlaşılıyor ki Dersim, ‘Dert olmaya devam’ etmektedir..

Bu itirazın devam edip sonuç alması ise başta Dersimliler ve Aleviler olmak üzere tüm ezilenlerin ortak cephede top yekün mücadelesine bağlıdır.

Unutulmamalı;

Türkiye Cumhuriyeti henüz 15 yaşındayken Dersim’i vurmuştu..

  1. Yıldönüm de ise tc hala soykırımlar peşinde..

Dersim’de ‘kesintisiz soykırım’cıları lanetliyor;

Bir kez daha 80. Yılında Seyid Rıza şahsında idam edilen yoldaşları ‘Toprağa Kefensiz düşenlerimizi’ saygı ile anıyoruz..

Can Kasapoglu 

PAYLAŞ

1 YORUM

  1. Dersim için sizler niye mücadele etmiyorsunuz..?..Siz sıcak odalarınızda nutuk atacaksınız öyle mi?..Dersim için ne yaptınız kalem kahramanları?..Gelin önümüze düşün berabar mücadele edelim o zaman…Öyle ,lafla, hamasetle olmaz..Masabaşında bende kahramanlık yaparım..Durmayın gelin.. mücadeleden kaçmayın.. Gelin Dersimi özgürleştirin ne duruyorsunuz?..Öyle kolay değil bu iş..Bence yukarıda yazdığınız yazının hiçbir geçerliliği yok..Chp yi suçlarken diğer siyasi görüşlülere toz kondurmamışınız…Celal Bayar chp li değil, sağ görüşlü..Fevzi çakmak üstelik bütün kötü raporları yazan bu kişi dinci idi..Dersim kırımını asker- sivil militarist bürokrasi yaptı..İlk seçimler 1946 da yapıldı..Chp de bu tarihte yapılan bu ilk seçimde iktidar oldu. 1946 dan önce seçim yapılmadığına göre chp 1938 de nasıl iktidarda olur ki..?..Benim chp yi savunma gibi bir derdim yok..Ben sadece bilgi olarak söylüyorum..Diyorum ki Dersim soykırımını “ırkçısı ,dincisi, milliyetçisi, muhafazakarı “hepsi birlikte yaptı.. Yahu sen ve senin gibiler de yıllarca chp ye oy vermediniz mi?..Bakın doğru olan; bu ülkede gerçek demokrasiye ihtiyaç var..Bu demokrasiyi kurmaya çalışmalıyız..Ama barışçıl demokratik bir mücadele ile…. Kürt milliyetçilerinin mücadele yöntemi ile hiçbir şey olmaz..Etnik milliyetçilik yapmak bu ülkede sökmez..Daha çok düşman kazanır..Akp içinde yüz tane kürt milletvekili var..İsterseniz isimlerini tek tek yazayım..Ama bu kürt milletvekilleri akp nin can suyudur..Akp yi ayakta tutuyorlar..Daha neyin mücadelesi ?..

Yorumunuzu yazınız