PAYLAŞ

Xacê Çeqil Kürecik’in Keler köyüne bağlı Çimişê Gir mezrasından. Akrep onu soktuğunda bir şey olmuyor. Eşinin adı Moro (Yılan). Yılan boynuzuyla asum yapıyor. Ve yılanlarla çok hikayesi var. Xacê teyze ile söyleşimizin kalan bölümü şöyle:

Xacê teyze, sende yılan boynuzu varmış. Tarif eder misin? Bir de onunla nasıl asum yapıyorsun?

Yılan boynuzu anamdan bana kaldı. 12-13 senedir yanımda. Büyüklüğü diş kadardır. Bir tarafı da dişin ucu gibi keskindir. Onu suya koyuyorum. O suyu yılanın geldiği yere serpiyorum. Serperken yılana bir yol da bırakıyorum. Yılan su dökmediğin yerden çıkıp gidiyor. Onunla çok asum yaptım. Gelip isteyen de oluyor. Asumu atıyorlar, geri getiriyorlar. Asum yaptıktan sonra yıkıyorum ve bezine koyup kaldırıyorum.

Duyduğuma göre akrep zehiri sizin aileye zarar vermiyormuş?

Amcamın oğlu Aziz var. Akrep ona soktuğu zaman bir şey olmuyor. “Küçük bir şok yaşıyorum ve geçiyor” diyor. Benden iki yaş küçük. Akrep onu zehirlemiyor. Bir kere de yılan evine giriyor. “Dare qurbon, dare qurbon” dedi ve yılan çıktı gitti. Babamı da akrep tutmuyordu. Soksa da hiç hissetmezdi. Bana da bir şey olmuyor. Biz dûpişk diyoruz akrebe. Tezek yapıyordum. Bir tanesi koluma soktu. Aynı arı sokması gibi hissettim. Gelinim “Seni doktora götürelim” dedi. “Ben gitmem” dedim. Ayran yaptım. Hem içtim, hem koluma sürdüm. Geçti, gitti.

Yılan Ne Yer?

Yılan toprağı, kuşları, kuş yumurtalarını, fareleri yer. Yılanan olduğu yerde fare olmaz. Ufak tavukları da yiyor. Bizim oğlanın güvercinleri vardı. Bir güvercini yemişti. Yılan rengini yaşadığı yerin toprağından alır. Örneğin bizde boz yılanlar çoktur. Yılanlar iki yıldır çoğalmış. Çünkü eskisi gibi yağmur yağmıyor.

Sen de oxê gil (kil toprak) yiyormuşsun. 🙂
Almanya’ya bile getirip yiyordum. Alışmıştım. Bir yere gitsem “Acaba burada oxê gil var mı” diye etrafıma bakıyordum. Sonra doktora gittim. Doktor bana bir hap verdi. Şimdi hiç aklıma gelmiyor. Safra kesemde iki tane gülle gibi toprak çıktı. 10-11 sene o toprağı yedim. Oxê Gil’ın hali başkadır. Alıştın mı bırakmıyorsun. Aklına geliyor ve seni çekiyor. Ama o haptan sonra artık beni çekmiyor.

Sizin yörede başka asum yapan aile var mı?
Akçadağ Ören köyünde Garip Dada’nın ailesi asum yapar. Onlar dada’dır. Yılanları tutmazlardı, asum yaparlardı. Oxê Gil götürürlerdi. Dada o toprağa dua okurdu. Islatırdı. O asum olurdu. Hasan Dada’da yapardı. O da Garip Dada’nın amcasının oğluydu. Bugün onların çocukları asum yapıyor.

Dumuklu Köyünde Asumlanan Yılan
Xacê teyzenin kızı Şengül Yaylagül de asum ve yılan ilişkisi üzerine enteresan bir öykü anlattı:

Şengül Yaylagül: “Kaynanam Kürecik’in Dumuklu köyünde oturuyor. Kızkardeşi dama çıkıyor ki bir yılan kendini sarmış güneşleniyor. Bir xalbûr büyüklüğündeymiş. O da asum getiriyor ve yılanın etrafına döküyor. Asum döküldüğü için yılan akşama kadar orada kıpırdamıyor. Sonra eline uzun bir çubuk alıyor. Çubukla bir yol çiziyor. Çizince yılan hemen o yoldan kayıp gidiyor. Hava da çok sıcakmış. 40 derece sıcak varmış. O sıcağa rağmen yılan kıpırdamamış.”

Ev Yılanı

Kızı Neşe de evlerde yaşayan yılanlara ilişkin şu örneği veriyor:

“Rahmetli nenem anlattı. Kendi evlerini yapıyorlar. Öğle yemeği yiyorlar. Usta bağırıyor: ‘Sizin eve komşu geldi’. Bir yılan evin içine giriyor ve hep orada kalıyor. Halen orada. Evin yılanı oldu. More Molon diyorlardı. Onlar bir çiftti ve bozlardı.”

Foto: Xacê Çeqil
PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız