PAYLAŞ

İstiklal ve Bahariye caddeleri gibi İstanbul’un kalabalık sokaklarında 1 TL karşılığında rüya dinleyen Mine Özfidan, “Hem cüzi bir miktarla hayatımı idame ettirmek hem de ‘rüya müzesi’ projemi hayata geçirebilmek için bu fikri hayata geçirdim” dedi.

Türkiye’nin en kalabalık caddelerinden olan Beyoğlu İstiklal Caddesi ve Kadıköy Bahariye Caddesi’nde her gün yeni hikaye ve yaşamlarla karşılaşmak mümkün. Kimi kendi yöresinden ezgilerle sokağı canlandırıyor, kimi oyuncaklar satarak, dilenerek yaşam savaşı veriyor, kimisi ise, işportacılık, simit satma gibi işlerle geçinmeye çalışıyor. Fakat 25 yaşında bir üniversite öğrencisi olan Mine Özfidan bambaşka bir fikirle sokaklara “merhaba” dedi. Özfidan, elinde “1 TL’ye rüya dinlenilir” dövizi taşıyarak hem hayali olan “Rüya müzesi” projesini hayata geçirmek, hem de 1 TL gibi bir para ile yaşamını sürdürmek istiyor. Ankara Gazi Üniversitesi’nden Radyo Sinema ve Televizyon mezunu olduğunu söyleyen Özfidan, insanların ilginç rüyalarını biriktirdiğini ve bu rüyalarla bir müze kurmak istediğini ifade etti.

‘BU PROJE TÜM YAŞAMIMIN TOPLAMI DİYEBİLİRİM’

Rüya müzesi fikrinin yeni, bir günde olan bir şey olmadığını belirten Özfidan, 25 yaşında olduğunu ve çocukluğundan bu yana beslendiği tüm kaynakların sonucunda oluşan durum olduğunu ileri sürdü. “Rüyalara özel ilgim var, bunları dinlemeye başladım ve bir gün böyle uyku ve uyanıklık arasında dedim ki, rüya müzesi kurayım. Ve bunun peşinden koşmak için sürekli olarak pratikte bir şeyler yapmak için düşündüm. Bu fikrim belki bir yıl, belki 10 yıl, belki de 20 yıl sonra gerçekleşebilecek bir hayal; ama ilk adımını attığım için mutluyum” şeklinde konuşan Özfidan, kitap, filmler ve özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabının fantastikliğinden esinlendiğini söyledi.

‘MÜZEDEN TÜM ALANLAR İLGİNEBİLECEK’

Müze projesinin içeriğinden söz eden Özfidan, “Bir oda düşünün, ses kaydının olduğu belki de kulaklığımızla alıp dinlediğimiz, insanların, ilginç, sıradan rüyalarını kısa kısa dinletmek istiyorum. Daha sonra bir yerde ressam arkadaşlarla işbirliği halinde olarak, rüyaların resme dökülmesini isteyeceğim, belki karikatür bile olur. Bu şekilde rüyaların, sanatın her alanında kullanılmasını yani rüyaları somut hale getirmek istiyorum. Müzeden, psikoloji, sinema, resim okuyan öğrenci arkadaşlar da faydalanabilecek. Bu fikir beni gerçekten çok heyecanlandırıyor” dedi. Özfidan, kurmak istediği müzenin Türkiye’de yaşayan Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Ermeni, bütün halkların ortak müzesi olmasını ve bunun dünyaya yayılmasını istediğini söyledi.

‘BANA POSTMODERN DİLENCİ DİYEN OLDU’

“Rüya dinleme karşılığında 1 TL’yi almamı, postmodern dilenci gibi karşılayanlar da, insanları kandırdığımı düşünenler de, parayı az bulup hoş karşılayanlar da oldu. Oysa benim yaptığım sadece şu, ben rüya dinlemek istiyorum ve bir yandan da finansal desteğimi sağlamaya çalışıyorum. Ki şöyle bir şey var, ben ücretsiz de dinlerim ama oraya 1 TL yazmazsam eminim ki dikkat çekmez, bir de bu yönü var” şeklinde konuşan Özfidan, insanlardan yaptığı işi fantastik bir dükkanmış gibi düşünmelerini istediğini, “1 TL veriliyor, bir şey almıyorsunuz ama rüya anlatıyorsunuz” dediğini ifade etti.

‘TOPLUMSAL OLAYLAR RÜYALARI ŞEKİLLENDİRİYOR’

Son olarak kendisine anlatılan rüyalardan bahseden Özfidan, rüyaların gerçek, toplumsal olaylarla çatışan noktalarının olduğunu fark ettiğini belirtti. Özfidan, “Dinlediğim insanların bir çoğunda ülkenin içinde bulunduğu gergin, çatışmalı sürecin etkisini görebiliyorum. Bana rüyasında bir savaşta, şiddet ortamında olduğunu gören çok insan oldu. Geçenlerde, 12 yaşında bir çocuk bana rüyasını anlatmaya gelmişti, yanıma oturduğunda rüyayı unuttuğunu söyledi, ben de kendisine hayalini anlatmasını söyledim. Çocuk bana, ‘asker olup şehit olmak istiyorum’ dedi. 12 yaşındaki bir çocuk nasıl oluyor da ‘ben asker olup şehit olmak istiyorum’ diyor, aklım almıyor ve çok şaşırmıştım” dedi.

MA / Bilal Seçkin

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız