PAYLAŞ

Referandum sonrası yaşanan gelişmeler ve ulusal birliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP Eşbaşkan Yardımcısı Yıldırım, ‘Toplumun demokratik, özgür ve eşit değerlerini hedefe koyan faşizme karşı, demokratik bir cephe inşasını önümüze koyacağız’ dedi

YNK Genel Sekreteri Celal Talabani’nin cenaze törenine katılan heyette yer alan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ve HDP Eşbaşkan Yardımcısı Nadir Yıldırım, referandum sonrası yaşanan gelişmeler ve ulusal birliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. HDP Eşbaşkan Yardımcısı Nadir Yıldırım, Talabani’nin cenaze töreninin Kürtler açısından ders çıkartılacak bir tören olduğunu belirterek, “Aslında Mam Celal’in cenaze töreni Kürtlerin birliğinin temel zemini oldu. Bu anlamda önemliydi, bunu sürdürmek ve değerlendirmek gerekiyor” dedi. Referandum sonrası bölgedeki devletlerin Kürtlere yönelik ambargo, askeri müdahale, tehdit ve hakaretlerine karşı halkın bir tavır aldığını aktaran Yıldırım, “Halk arasında geride bırakılan 15 yıllık sürenin yönetim tarafından doğru değerlendirilmediği eleştirileri var. Bu anlamda ileriye dönük tedirginlikler var. Fakat şöyle bir durum da var, özellikle Türk devleti ve hükümetinin Güney halkı şahsında tüm Kürtlere dönük tutumu ve yönelimi Güney’de ciddi bir tepkiye neden olmuş. Bir tutum açığa çıkmış” dedi. Yıldırım, sözlerini şöyle noktaladı: “Ortadoğu’nun demokratik ve özgür geleceği, tüm hakların özgür ve demokratik birlikteliği açısından Kürtlerin özgürleşmesi şart. Bu Güney Kürdistan’da ve diğer alanlarda daha da somut olarak görülüyor. Kürtlerin özgürleşmesi ve demokrasi hareketinin büyümesinin temel koşulu Kürtlerin ulusal birliğidir. Toplumun demokratik, özgür ve eşit değerlerini hedefe koyan faşizme karşı demokratik bir cephe inşası sürecini iki temel strateji olarak önümüze koyacağız”

 

Birlik kaçınılmaz

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk de, süreç açısından Kürtlerin birliğinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Daha dün ‘dost’ ve ‘müttefik’ olduğunu söyleyen Türkiye, Güney Kürdistan’da yapılan referandumun ardından ‘sizi aç bırakacağız’ diyerek halkı açlıkla tehdit etti.  Dün Sayın Barzani için ‘kardeşimiz’, ‘arkadaşımız” diyorlardı ancak bugün ise en büyük hakaretleri ediyorlar. İsrail’in Filistin halkına uyguladığı ambargoyu Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Sınırları kapatırsak aç kalacaksınız’ diyerek Kürt halkı üzerinde uygulayarak, açlık ile tehdit ediyor. Görmek istemeyenler artık gözlerini açsın. Mesele Kürtlerin statüsü olduğunda Araplar, Türkler ve Farslar kendi aralarındaki düşmanlıkları bir kenara bırakıp Kürtlerin statü sahibi olmaması için birlik oluyor” dedi. Mam Celal’in taziyesinin Kürt halkına büyük bir yük ve sorumluluk bıraktığını ifade eden Öztürk, son olarak şunları söyledi:” Mam Celal’a hak ettiği değeri vermek istiyorsak, Kürt halkının dört parçada birliğini sağlamalıyız.”

Özgür Paksoy-Deniz Tekin/Amed-MA

42

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız