Ana Sayfa Firaz Baran Sîso Amca ile Ocaklar Üzerine Söyleşi – 1

Sîso Amca ile Ocaklar Üzerine Söyleşi – 1

254 views

Sîso Amca 76 yaşında. Pazarcık’ın Gonîg köyünden. Tam adı Sîsoyî Molê Tapkî Demirçî… Sîso Amca ile yaşadığı ve tanık olduğu Alevilik üzerine söyleşi yaptık.

Amca, isminle başlayalım… Sîso lakap mı, gerçek adın mı?

Sîso lakabım… Lakap bizde bir gelenekti. “Modern” dünya onu da çaldı. Örneğin bizim köyde Gkado (göbekli), Kartê (burnu çukur olanlar), Nînto, Kûdo, Şotto, Raşo, Ballo, Komo, Kudê, Kitê gibi lakaplar vardı.

Küçükken kafam yün gibiydi. Komşumuz Zörê Kalle bana çok emek verdi. Hep onun sırtındaydım. Beni severken “Lowik ekî sîsik a / Dokê xwa eko pîsik a” derdi. Sîso ismi ordan kaldı. Annem kötü bir insan değildi, şakadan öyle söylerdi.

Gerçek adın nedir Sîso Amca?

Hasan…

Hasanî Olke’nin adı mı yoksa?

(duygulanıyor) Evet. Hasanî Olke Pazarcık’ta çok meşhur bir çocuk ocağıdır. Annemin çocuğu ölmüş. “Ocağa gidelim” demişler. Gidiyorlar… Sonra ben ve kardeşlerim Olî, Mamo, Elif, Fotê doğuyoruz. Biz onların ismini aldık… Bizde dini bir gelenektir. Siz bu niyetle çocuk ocağına giderseniz ocağın aile üyelerinin isimlerini çocuklarınıza verirsiniz. Mesela Atê Fot halen hayattadır ve ocağın başındadır.

Akrabamız Husenî Tape’nin çocukları da onların ismi. Örneğin oğlu Mamo onların adıdır. Olî Molê Hasanî Olke hep bize gelirdi. Çok iyi bir insandı.

Sizin köyde de bir çocuk ocağı var. Ocoxî Molê Şêxkî Pêdûz… Bu ocağımıza ilişkin tanıklıklarını da anlatabilir misin?

Şêxkî Pêduz’un ailesi çocuk ocağıydı. Onların adını taşıyan yüzlerce insan var. Ocoxî Molê Şêxkî Pêduz’a Kürdlerin dışında komşu Türk köyleri de gelirdi. Örneğin Carîdon, Halatiyon, İnekli, Azaplı gibi köyler… O köylerde ocağın ismini taşıyan çok sayıda insan var.

Müsahibim Demirçî ve eşi Xacê’nin kızları oluyordu, oğlu olmuyordu. O niyetle Şêxkî Pêdûz gile gittiler. Bir gece orada kaldılar. Sonra bir erkek çocukları oldu. Çok küçük bir bebekti. Adını Îwo (İbrahim) koydular. Molê Pêdûz’un ismidir. İbrahim şimdi Leverkusen’da yaşıyor.

Kaynım Hasoyî Molê Olkî Êzîz de bu ocağımıza gitti. Haso’nun önce bir kızı oldu: Aşê. O yaşıyor. Sonra ikizleri oldu, öldüler. Bir çocuğu daha oldu, o da öldü. Üç çocuk ölünce Şexkî Pêdûz’un evine gittiler. Bir gece orada yattılar. Sonra çocukları oldu ve ölmediler. O çocuklardan İbrahim ve Elif bugün Köln ve Leverkusen’da yaşıyor.

Şêxkî Pêdûz’un mezarı Gonîg’tedir. Bugün oğlu ocağın başındadır. Şêxkî Pêdûz bizim komşumuzdu. Çalışmayı çok severdi ve keyifli bir insandı.

Yani “Ben dedeyim. Cevizler, mûjlar önüme gelir. Çalışmayayım” demiyordu.

(Gülüyor) Yok. Dede çok çalışkandı.

Sîso Amca, müsahip dediğin için sorayım… Şimdi müsahip tutma azaldı. 50-60 yıl önce nasıldı?

Her köyde 15-25 yaş arası insanlar müsahip tutuyordu. Bizim köyde Hasane Asaf ağaydı. Müsahip tutmamıza izin vermiyordu. “Ölsem de bırakmam” diyordu.

Bizim sülalenin Piri Mistkî Şekir, Mürşidi Saydke Sêdiq, Rêberi de Hemadî Mamadî Haydke’ydi. Bizim sülaleden Damirçî Xalîlî Hasan gidip Mistkî Şekir ile görüştü. “Ben yaşlıyım. Benim de müsahibim yok. Sen gel köyde müsahip cemi yap. Ben de bu yaşımla müsahip tutarım” dedi. Onu bekliyorduk. Geldi ve şöyle dedi: “Mistkî Şekir dedi ki, ‘Gücü yetmeyen bir horoz getirsin, yaparız. Kurbanınızı hazırlayın gelecek sene geleceğim.”

1960 senesinde 70 çift müsahip olduk. Ben bekardım, müsahibim Damirçî evlenmişti. 20 yaşındaydım. Evliler de, bekarlar da müsahip tutabiliyordu.

Mistkî Şekir bilgili bir adamdı. Dengeleri iyi kurdu. Güzel keman çalardı. Sesi de güzeldi. Kurmancî de söylerdi, türkçe de. Ayrıca demsiz cem yapmazdı.

Sîso Amca, bilgisiyle seni etkileyen dede kimdi?

Doxanî Hemad derim. Doxan Dede Suriye’de okumuştu. Kurmancî dışında Arapça, Farsça ve Türkçe biliyordu. Şixraşon Ocağı’nın dedesiydi.

18 yaşındaydım. Bizim köylü birisi şot-şapal oldu. (Ağzı-yüzü eğrilenler için kullanılan bir söz) Köyün bekçisiydi. Salmonî Kel diyorlardı. Şixraşon köyünde  Doxanî Hemad gile götürdük. Bir gece orada yattık, sabah sapasağlam geri döndü. Oysa götürdüğümüzde ağzı eğrilmişti, kafası dönmüştü. Bizzat ben şahidim.

Doxanî Hemad gilin köyü size yakındı. Başka unutmadığın bir anın var mı Sîso Amca…

Çok… Biz aynı zamanda akrabayız. Halam gil olur. Doxan Dede birgün bize geldi. Babama, “Sîso’yu birkaç günlüğüne bize ver. Bidarımızı kaldıralım” dedi. Bidarı kaldırdık. Sonra patates getirmek iki katır ve bir eşekle Elbistan’ın Malaw köyüne gittim. Doxan Dede’nin bir köpeği vardı. Adı Gümüş’tü. Gümüş’te benimle geldi. Malaw köyüne geldik. O köyün köpekleri Gümüş’e saldırdı. Gümüş yaralandı. Millet çok üzüldü. Köpeği bir evin içine götürdüler. Oturma odasında altına döşek indirdiler. Köpeği tedavi ettiler. Sanki Doxan Dede’ye hizmet ediyorlar gibi köpeğe hizmet ettiler. “Dedemizin köpeği yaralanmış” dediler. Öyle bir itikat vardı. Sabahleyin patatesleri yükledik, köye geldim. Malaw büyük bir köydü ve bize uzaktı. Nurhak’tan öte sanırım 4-5 saat daha gitmiştim.