PAYLAŞ

 Dersim merkez ve ilçelerinde günlerdir süren yangınları söndürmek için yola çıkan yurttaşların askerlerce engellenmesi ve yangınlara müdahale edilmemesi Dersim ve İstanbul’da protesto edildi.

Dersim merkez ve ilçelerinde günlerdir süren orman yangınlarını söndürmek için bir araya gelen yurttaşların askerlerce engellenmesi protesto edildi. Sanat Sokağı’nda toplanan kitle ellerinde tırmık ve küreklerle Seyid Rıza Meydanı’na doğru yürümek isteyince polis yolu kapattı. Burada polislerin yürüyüşü engellemesi üzerine kitle tekrar Sanat Sokağı’na dönerek polisin engellemesine alkış ve “Dersim’de ormanlar yanıyor” sloganlarıyla tepki gösterdi.

Burada konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü, ‘orman yandı’ demenin yasaklandığını söyledi. Önlü, “Bu devlet ve adına yetkili olan kurumlara yangını yine söndürmüyorsunuz diye sormuyoruz. Bu yangını niye çıkardınız bu ormanlarımızı niye yakıyorsunuz. Bu vahşeti niye yapıyorsunuz. Bundan sonra bunu soracağız. Yakan yangını söndürür mü? Yakan tabi ki yangını söndürmez yakan suç işlemiştir. Yürümeni de engeller ses çıkarmanı da engeller. Yangını söndürmeni de engeller. Çünkü onun suçunu deşifre ediyorsun. Yakmak istediğinin önüne geçiyorsun. Eğer batıda yangın olsaydı mülki amir şu kadar hektar yandı şu kadar helikopterle, araç gereçle, müdahale edildi.” dedi.

‘KÖYLERİNE DÖNMEK İSTEYEN İNSANLARIN BÖLGESİ YAKILIYOR’

Köylerine dönmek isteyen insanların yaşadığı bölgelerde yangınların çıktığına dikkat çeken Önlü, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üç ay önce operasyon yok muydu, niye orman yangını yoktu, niye son 15 gündür her tarafta bu kadar yaygın orman yangınları çıkıyor? Nedeni yanan yerler köylerine dönmek isteyenlerin bölgesidir. Dikkat edin saray zulmüne biat etmeyen, avuç açmayan ama hayvancılık yapan, arıcılık yapan insanların yerleriydi. Yine bu toplumun en kutsal olan değer yargılarıdır. Faşizm uygulayacaksınız, herkesi tutuklayacaksınız, bütün kurumları kapatacaksınız önümüze geçip yasalardan bahsedeceksiniz. Dalga mı geçiyorsunuz bizimle.” dedi.

‘OHAL VİCDANSIZLIK MIDIR, ORMAN YAKMAK MIDIR?’

Ormanları yakanların vicdanlarının olmadığını ifade eden Önlü, “Üç yıl önce FETÖ’ye biat edenler de bayrak için ölürüm diyordu. Bunlar da ormanlarımızı yakıyordu bunlar da bize terörist diyordu. Soruyorum güvenlik görevlilerine neredeler şimdi. Beraber vatan Sakarya diyen arkadaşlarınız nerde? Bugün de saraya hizmet ederseniz yarın size ne diyecekler. Vicdan yok, yakıyorlar. Ama bir daha sakın yapmayın. Orman yanıyor demek bile yasak, orman yanıyor diyoruz bize yasak diyorlar. OHAL vicdansızlık mıdır, orman yakmak mıdır. Bu hangi yasada suç.”

‘TÜM KURUMLAR ORTAK SUÇ İŞLİYOR’

Çevreci Şükran Yılmaz, burada yaşanan orman yangınlarını görünce ciğerlerinin yandığını söyledi. Yılmaz, İtfaiye, Orman İşletme Müdürlüğü’nü, Belediye ve Valiliği kınadığını söyleyerek, tüm bu kurumların ortak suç işlediğini ifade etti. Kenti yangınların sisi sardığını söyleyen Yılmaz, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yasağın olmadığını belirtti.
Ardından konuşan doğa aktivisti Haydar Çetinkaya, “Buradaki orman müdürlüğü sadece bir tabeladır başka bir şey değil.” diye konuştu.

İSTANBUL’DAN HAYKIRDILAR: DERSİM YANIYOR ÖFKEMİZ BÜYÜYOR

İstanbul’da bulunan çevre örgütleri öncülüğünde Beyoğlu Tünel’de bir araya gelen yüzlerce kişi Dersim doğasının on günü aşkın bir süredir askeri operasyonlar sonucunda yakılmasını ve yetkililerin bu duruma kayıtsız kalmasını protesto etti. Eylemde, Dersim’de yanan bölgelerin isimleri tek tek sayılarak “Yanıyor” denildi. Eyleme, Munzur Koruma Kurulu (DEDEF), Doğu Güneydoğu Dernekleri Platformu, Munzur Çevre Derneği, Karakoçan Dernekleri Federasyonu, Peri Vadisi Koruma Platformu gibi çok sayıda çevre örgütü destek verdi.

‘BİZLER O BÖRTÜ BÖCEKLERİN SESİYİZ’

Yolda geçenlerin de alkışlarla destek verdiği eylemde ilk olarak konuşan Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen, 10 gündür Dersim doğasının yandığına dikkat çekerek, “Ormanlarımız içerisinde yüzlerce, binlerce börtü-böcek yaşıyor. Şu anda onlara karşı biz soykırım yaşanıyor. Bizler o börtü ve böceklerin sesiyiz. Tarih bütün bu katliamları, soykırımları yazıyor. Bu yakmalar belli politikalar sonucudur. 38’in izleri daha dururken, 94-95’in izleri daha dururken şimdi de ormanlarımız yakılıyor. O börtü ve böcekler bizim için kutsaldır. Tüm canlıların yaşam hakkı var. Sur, Cudi, Gabar, Dersim yanıyor” dedi.

Ardından kurumlar adında ortak basın açıklamasını okuyan DEDEF üyesi Ulaş Yeğin ise, devlet ve rantçı sermayenin elbirliği ile Dersim’i öldürdüğünü söyleyerek, “Daha önce defalarca yaşandığı gibi bir kez daha ormanlarımız yakılarak coğrafyamız yaşanmaz hale getiriliyor. Geçmişte olduğu gibi ana akım medya bu felaketi görmezden geliyor veya görmemesi sağlanıyor. Yine geçmişte olduğu gibi devlet gücüyle Dersimliler kendi imkanları ile yangınları söndürmesi engelleniyor” dedi.
Aleviler için doğanın kutsallığına dikkat çeken Yeğin, “Bu yangınlarla Dersim sadece insanlar için yaşanılmaz hale getirilmekle kalmıyor. Alevi inancı için kutsal sayılan doğası, yakıp yıkılarak halk inancından koparılmaya çalışılıyor” dedi.

‘OPERASYONLARIN DERHAL DURDURULMASINI TALEP EDİYORUZ’

Doğa kıyımlarına dair devlet kurumlarının her hangi bir açıklama yapmaması ve devletin kıyımlardaki sorumluluğun göstergesi olduğunu vurgulayan Yeğin, “Bu kapsamda bizler gerilim politikalarının, doğanın tahribinin, inançsal ve etnik asimilasyonun ve operasyoncu siyaset tarzının derhal durdurulmasını talep ediyoruz. Orman yakmalara, köy boşaltmalara, barajlara, HES’lere, ormanların ev sahibi hayvanların kovulmasına hayır diyor ve tüm Türkiye halklarını dayanışmaya davet ediyoruz. Çünkü Dersim Türkiye’nin bütünü, geleceğinin aynasıdır” diyerek, konuşmasını sonlandırdı.

Yapılan açıklamanın ardından yüzlerce kişi yangınlara karşı oturma eylemine başladı. 10 dakika devam eden oturma eylemi, Alevi deyişleri ve Dersim türküleri ile son buldu.

Çevre örgütleri yarın Okmeydanı’nda bulunan Munzur Çevre Derneği, Karakoçan Dernekleri Federasyonu önünden saat 16.00’da Dersim’e hareket edecek.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız