PAYLAŞ

– İstanbul Kadın Meclisi’ni kurarak yeni yol haritalarını belirleyen kadınlar, meclisin “AKP’nin kadın düşmanı politikalarına karşı bir cevap” olduğunu belirterek, “Saldırılar yoğun, vakit dar, harekete geçme vakti” dedi.

Özellikle Olağanüstü Hal (OHAL) sonrası kadınların yaşam tarzına yönelik saldırıların artmasıyla “Kıyafetime Karışma” diyerek harekete geçen kadınlar, Maçka Kadın Buluşması’ndan sonra İstanbul Kadın Meclisi’ni kurarak yeni yol haritalarını belirledi. Önümüzdeki günlerde daha aktif bir şekilde çalışma ve eylemselliklere başlayacak olan mecliste, her kesimden kadınlar yer alıyor. Çeşitli meslek ve siyasi görüşe sahip kadınların yer aldığı mecliste, eşit söz ve temsiliyet hakkı esas alınacak. Her ay bir araya gelinerek kadınların yaşamlarına dair kararların tartışılacağı mecliste, kadın düşmanı söylem ve saldırılara karşı örgütlü bir duruş hedefleniyor.

“Saldırılar yoğun, vakit dar, harekete geçme vakti” diyerek yola çıkan kadınlar, İstanbul Kadın Meclisi ile ciddi bir sürecin örgütlülüğüne hazırlanıyor. Meclisin kuruluş aşamasında yer alan Özden Öz ve Fidan Ataselim ile meclisin kuruluş nedeni ve bundan sonraki işleyişine ilişkin konuştuk.

‘MÜCADELE ADRESİNE İHTİYAÇ VARDI’

Yaşanan gelişmelerden dolayı kadınlara yönelik tehditlerin süregelebileceğini belirten Özden Öz, kadınların mücadele adresine ihtiyacı olduğundan kaynaklı böyle bir örgütlenmeye gittiklerini söyledi. Öz, “Bunlara karşı bir çözüm önermenin vaktinin geldiğini düşünüyoruz. Bu nedenle de sadece kendimize benzeyen kadınlarla değil kimseyi dışarıda bırakmayacak şekilde tüm kadınların katılımıyla kadınların birlikte konuşup birlikte hareket edebileceği bir mecra oluşturma fikrinin iyi olacağını düşündük. Bu yüzden Kıyafetime Karışma diyerek bir araya gelen kadınlar, İstanbul Kadın Meclisi’ni kurma kararı aldı” diyerek neden böyle bir oluşuma ihtiyaç duyduklarını anlattı. Kadına dair tüm gelişmeleri yakından takip ederek eylemler düzenleyeceklerini vurgulayan Öz, “Kadına yönelik tüm saldırılara ‘dur’ demenin vaktinin geldiğini düşünen tüm kadınlar mecliste yer alacak. Eşit söz hakkı olacak ve ayda bir yaptığımız toplantılarla bu süreci ilerletmeyi düşünüyoruz” dedi.

‘AKP’NİN BÜTÜNSEL POLİTİKASINA KARŞI BÜTÜNSEL CEVAP’

Son dönemde müftülere nikah kıyma yetkisinin verilmesini öngören tasarıya da tepki gösteren Öz, bunun laikliğin çiğnenmesi anlamına geldiğini ifade ederek, şöyle dedi: “AKP iktidarının bize sunduğu kadın düşmanı politikalarının bütünselliğine karşı bütünsel bir cevap veriyoruz Kıyafetime Karışma diyerek. Tüm kadınları kapsayan bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz olaya. O açıdan da yine bizim çözüm önerilerimiz, somut adımlarımız da bu şekilde devam edecektir. Aynı çocuk istismarı önergesini Meclis’te kadınların direnişiyle nasıl iptal ettirdiysek müftülük meselesini de iptal ettireceğiz.”

Kadın cinayetleri ve çocuk istismarının ülkede travma yaratan meseleler olduğunu ve OHAL’de 372 kadının öldürüldüğünü hatırlatan Öz, “Sorunlar bu boyuttayken buna böyle bir örgütsellik içinde cevap vermek gerekir. İstanbul Kadın Meclisi de bunun ilk adımıdır. O açıdan hep birlikte bu meseleleri konuşabileceğimiz ve her kadının eşit söz hakkı olduğu böyle bir mecrada buluşmak tüm kadınların iyiliği ve yararınadır” diyerek tüm kadınlara mecliste yer alma çağrısında bulundu.

‘HERKESİN EŞİT SÖZ HAKKI İLE KENDİNİ VAR EDECEĞİ BİR ÖRGÜTLENME’

Meclis işleyişin birey hukukuna bağlı olarak ilerleyeceğini ve herkesin eşit söz hakkı ile kendini var edebileceğini ifade eden Fidan Ataselim de, her kurum ve kadının meclise katılabileceğini aktardı. Meclis’in sadece kıyafet meselesini önüne koymayacağını aksine forumda ortaya çıkan kararlarda bundan sonraki sürecin de takipçisi olacaklarının altını çizen Ataselim, “Kadınların karşılaştığı tüm sorunlara karşı bu mekanizma ile cevap üretme ve karşı koyma kararı aldık. En önemli gündemimiz yine ‘kıyafet’ bahane edilerek yapılan saldırıların devamı olarak müftülere nikah yetkisinin verilmesi tasarısıdır. Bunun laikliği temelden sarsacak bir uygulama olduğu tespitini yaptık. Katılan tüm kadınlarla birlikte karar alıp uygulayacağız” ifadelerinde bulundu.

‘HAREKETE GEÇME VAKTİ, KADINLAR NEFES ALSIN’

“Artık birilerimizin çıkıp kadınlara bir şey öğretmesine gerek yok, saldırılar yoğun, vakit dar” diyen Ataselim, harekete geçme vakti olduğunu söyleyerek şu çağrıda bulundu: “Toplumda tüm bunları gören, yaşayan kadınlar başkaldırmış durumda. Bu geriye dönmez artık. Bu yüzden gelin kadınlar birlikte eşit hukuk ile konuşalım, tartışalım. Ortak noktalardan koca bir yol açalım. Kadınlar nefes alsın, kadın hareketi yol bulsun.”

Yorumunuzu yazınız