PAYLAŞ

 – KHK ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nde bir günlük Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yaptığı için 1 yıl 6 ay hapis cezası alan gazeteci Murat Çelikkan, yarın cezaevine giriyor.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak amacıyla bir günlük Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yapan gazeteci Murat Çelikkan, yarın cezaevine giriyor.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Çelikkan’a “Örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla 1 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. 16 Mayıs’ta Çelikkan’a verilen bu hapis cezası, bölge mahkemesi tarafından onandı.

Çelikkan’ın yarın Tekirdağ Açık Cezaevi’ne girmesi bekleniyor. Çelikkan 45 gün cezaevinde kaldıktan sonra denetimli serbestlikten yararlandırılırsa cezaevinden çıkabilir.

‘PİŞMANLIK GÖSTERMEMİŞ OLMASI’

Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenleri davasında birçok gazeteci, yazar, aydın ve siyasetçiye “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla ceza verildi. Bu cezaların bir kısmı ertelendi, bir kısmı ise para cezasına çevrildi. Ancak gazeteci Çelikkan’ın cezası ise ne ertelendi ne de para cezasına çevrildi. Mahkeme bu kararını, “Sanığın duruşmadaki davranışlarıyla yeteri kadar pişmanlık göstermemiş olması” gerekçesine bağladı.

‘TEK SESLİ BİR TOPLUM DEMOKRATİK BİR TOPLUM DEĞİLDİR’

Murat Çelikkan, 17 Mayıs’ta görülen karar duruşmasında nöbetçi yayın yönetmenliği yaptığı gün gazetede çıkan üç haberin neden “suç” sayılamayacağını anlatmıştı. Çelikkan, şu savunmayı yapmıştı: “İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumun olmazsa olmaz yapı taşlarından birini oluşturur. Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre ifade özgürlüğü rahatsız eden, şok eden, üzen muhalif haber ve yorumları da kapsamaktadır. Tek sesli bir toplum, demokratik bir toplum değildir. Gerçeğin iktidarların farklı versiyonları ve bileşenleri tarafından hegemonik olarak dayatıldığı toplumlar demokratik toplumlar değildir. Tarih, iktidarlar tarafından dayatılan tek boyutlu, tek sesli, tek odaklı toplum mühendisliklerin insanlık için ne denli büyük yıkımlara yol açtığının örnekleriyle doludur. Çağımızda gerçeği ortaya çıkarmak için verilen mücadele toplumların çatışmalarını demokratik yollarla çözme çabalarına destek vermektedir. Savaşı değil, barış içinde bir arada yaşamak isteyen toplumların bu arzularını güçlendirmeye yaramaktadır. Haber veren, gazetecilik yapan ve ifade özgürlüğünü savunan insanları cezalandırmak ve mahkum etmek sadece o insanlarla sınırlı kalmayıp demokratik düzeni de yaralamaktadır.”

CEZASI ONANDI

Çelikkan’ın avukatları, verilen cezanın bozulması için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne itirazda bulundu. Mahkeme ise, “Yargılama sonunda toplanan delileler, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine” karar vererek, cezayı onadı.

ÇELİKKAN HAKKINDA

25 yıllık gazetecilik hayatı boyunca muhabirlik, editörlük, köşe yazarlığı ve yayın yönetmenliği gibi çeşitli görevler üstlendi. Türkiye insan hakları hareketinde aktif olarak yer aldı; İnsan Hakları Derneği, Uluslararası Af Örgütü – Türkiye, Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kurucusu oldu ve yönetim kurullarında yer aldı. Kürt meselesi ve medya etiğiyle ilgili projelerde çalıştı. 2010’dan bu yana kurucularından olduğu Hakikat Adalet Hafıza Merkezi direktörlüğünü yapıyor.

Yorumunuzu yazınız