PAYLAŞ

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 281’inci “F Oturumu”nda hasta tutuklu barış annesi Meryem Soylu’nun durumuna dikkat çekerek, serbest bırakılmasını istedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu”nun 281’inci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Eylemde, “Tecrit öldürür F Tipi Hapishaneler kapatılsın”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “281. hafta F oturması Meryem Soylu serbest bırakılsın” pankartları ile hasta tutukluların fotoğrafları taşındı. Eylemde sık sık “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Tedavi haktır engellenemez” ve “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganları atıldı.

Bu haftaki eylemde hasta tutuklu barış annesi Meryem Soylu’nun sağlık durumuna dikkat çekilerek, serbest bırakılması istendi.

Açıklamadan önce konuşan Soylu’nun kızı Emine Kaya, 2 yıl önce annesini görmeye gittiğinde kendisini çektiği acılardan tanıyamadığını belirterek, “Annem hiçbir şey yapmadı. Sadece kendi kimliğini istedi. Tüm tutsakların serbest bırakılmasını istiyorum” dedi.

‘DEVLET SİSTEMATİK İŞKENCE UYGULUYOR’

Bu haftaki açıklamayı komisyon üyesi Taylan Bekin okudu. Bekin, geçen hafta Beşiktaş’ta yaptıkları eyleme polisin şube başkanları Gülseren Yoleri, yöneticileri Doğan Özkan’ın da aralarında bulunduğu 42 kişinin gözaltına alındığını hatırlatarak, gözaltı süreçlerinde kendilerine fiziki ve psikolojik işkence uygulandığını söyledi. Devletin sistematik olarak baskı ve işkence uygulayarak hak savunuculuğu yapan tüm kurum, dernek ve toplum üstünde sindirme politikası güttüğünü ifade eden Bekin, “Tüm bunlara rağmen her koşulda, bizler bu alanlarda olmaya, onurlu ve insan gibi yaşamanın tüm koşul ve gerekliliklerinin yerine getirilmesi için mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

‘HÜKÜMET HUKUKSUZLUĞUNU YETERLİ BULMUYOR’

Hükümetin bugünlerde kendi baskıcı, despotik ve hukuksuzluklarını yeterli bulmadığını kaydeden Bekin, “Daha fazla ‘ceza içinde ceza nasıl verebilirim’ derdine düşmüştür. Hükümetin bu süreçte bulduğu ceza yöntemi de tek tip elbisedir. Yani 80’lerde denenmiş olan psikolojik olarak insan onurunu zedeleyen ceza yöntemini yeniden devreye sokmak istemektedir” diye konuştu. Tek tip elbisenin insan onurunu kırmaya yönelik bir uygulama olduğunu dile getiren Bekin, OHAL sonrası şubelerine yapılan başvurularda çok ciddi bir artış olduğun söyledi.

‘2 YIL TEK KİŞİLİK HÜCREDE TUTULDU’

Bekin, bu haftaki eylemde Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 2011 yılında tutuklanarak 12 yıl hapis cezasına çarptırılan Barış Annesi Meryem Soylu’nun durumuna dikkat çekti. Bekin, 58 yaşında olan Soylu’nun 2011 yılında “örgüt üyesi” iddiasıyla tutuklandığını belirterek, sırasıyla Diyarbakır E tipi Cezaevi, Batman M Tipi Cezaevi, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi ve son olarak da Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiğini aktardı. Soylu’nun cezaevlerinin ağır koşulları karşısında var olan hastalıklarına yenileri eklenerek ağır sağlık sorunlarının oluştuğunu ifade eden Bekin, “Meryem Soylu kalp, tansiyon, mide ve bronşit hastasıdır. Sincan’da 2 yıl tek kişilik hücrede tutularak ağır tecrit uygulanmıştır. Birçok defa hastaneye kaldırılmasına rağmen ailesi hapishane idaresi tarafından bilgilendirilmemiştir” dedi.

‘HASTANENİN BODRUMUNDA TEDAVİ GÖRDÜ’

Soylu’nun 2015’te Kocaeli Darıca Farabi Hastanesi’nde safra kesesi ameliyatı olduğunu dile getiren Bekin, ameliyat sonrası tedavisinin hastanenin bodrum katında güneş girmeyen izbe bir odada yatağa kelepçeli olarak yapıldığına vurgu yaptı. Cezaevinin yemeklerinin sağlık sorunlarına göre çıkmadığını aktaran Bekin, “Bu yemekler Meryem Soylu’nun sağlık sorunlarının daha da kötüleşmesine sebep olmaktadır. Bu yüzden sağlıklı beslenememektedir. Kızı annesini son gördüğünde çok fazla kilo verdiğini gözlemlemiştir. Sürekli rahatsızlanıp hastaneye giden Meryem Soylu yapılan tedavilerden sonuç alamamakta bir türlü iyileşememektedir. Ailesinde doğru teşhis, doğru tedavi konusunda ciddi kaygıları oluşmuştur. Annelerinin oradan sağ çıkamayacağını düşünmektedirler” ifadelerini kullandı.

Bekin, bu koşullar altında bir türlü sağlığına kavuşamayan Meryem Soylu’nun bir an evvel serbest bırakılmasını istedi.

Eylem sloganlarla son buldu.

Yorumunuzu yazınız