PAYLAŞ

 İHD İskenderun ve İzmir Şube üye ve yöneticileri, İstanbul Büyükada’da gözaltına alındıktan 13 gün sonra tutuklanan 8 insan hak savunucusuna dayanışma mektubu gönderdi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İskenderun Şubesi, Bozcaada’da gözaltına alınıp tutuklanan 8 insan hakları savunucuna dayanışma mektubu yolladı. İHD şubesinde basın toplantısı düzenleyen dernek adına açıklamayı Şube Başkanı Coşkun Selçuk, yaptı. İnsan hakları savunucularının 40 gündür cezaevinde bulunduğunu hatırlatan Selçuk, yapılan saldırıların tüm hak savunucularına yapıldığını ifade etti.

Selçuk, hak savunucularının derhal serbest bırakılmalarını talep etti.

Açıklama ardından ise dernek üyeleri PTT İskenderun Şubesi’nden dayanışma mektuplarını gönderdi. insan hakları savunucusuna dayanışma mektubu gönderdi.

İZMİR

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, İstanbul Büyükada’da gözaltına alındıktan 13 gün sonra çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanan insan hakları savunucularına mektup gönderdi. İHD üye ve yöneticileri konuya ilişkin dernek binalarında basın toplantısı düzenledi. İHD İzmir İl Yönetici Nizam Aktaş, “Dünyanın neresinde olursa olsun insan hakları savunucuları her türlü insan hakları ihlaline barışçıl ve etkin biçimde karşı çıkma, ihlaller meydana geldiğinde bunları açığa çıkarma ve ihlal mağdurlarına destek verme hakkına sahip çıkar” diyerek, bu nedenle her zaman hedef olduklarını kaydetti. Haksız uygulamalara karşı duyarlılık çağrısında bulunan Aktaş, “Hak ve özgürlüklerin gerçekleşmesi için hem ulusal hem de uluslararası düzeyde büyük emek vermiş olan İlknur Üstün, Nalan Erkem, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Günal Kurşun, Ali Garaw, Peter Steudtner, Veli Acu derhal serbest bırakılmalı, itibarları kendilerine derhal iade edilmelidir” dedi.

Hak savunucularına yollanan mektupta şu ifadelere yer verildi: “Sevgili Arkadaşlar, bundan 40 gün önce hukukun üstünlüğünün hiçbir zaman hayata geçirilmediği bir sorgulama tiyatrosuna tanıklık ettik. Adı adalet olan ‘Adalet Saray’ında bu ülkenin insan hakları mücadelesine katkı sunan sizlerin nasıl suçlandığını ve tutuklandığınızı çaresizce izledik. Gerçekle bir an ilgilenecek olsalardı, eziyet çektirip tutukladıkları insanların kim olduklarına, kimler olmadıklarına, olamayacaklarına dair bilgiyi bizzat kendi çevrelerinden pekâlâ edinebilirlerdi. Evet, sadece çaresizlik içinde alışkın olduğumuz bu sahneleri seyrettik. Ne acıdır ki insan hakları savunucuyuz ama 31 yıllık tarihimizde uğradığımız hak ihlalleri ile sayfalarca raporlar yazabiliriz. Bizler sizin neden tutuklandığınızı biliyoruz. Evrensel hukuku bırakın, iç hukuku ayaklar altına alırken muhalif tek bir ses çıkmasın, kimse diğerinin hakkına sahip çıkmasın, araştırma yapmasın, rapor yayınlamasın, yaşananları dünya duymasın istiyorlar.

Bu sürecin ne kadar süreceğine dair bir öngörümüz yok. Bizler biliyoruz ki sizlerin yaşamın her alanında ‘içerde dışarda’ hak savunuculuğunuzun asla bitmeyeceğidir. Her zaman olduğu gibi size çok ihtiyacımız var. ‘Tek bayrak, tek vatan, tek millet, tek dil’den ‘tek tip elbiseye’ gelindiği günleri yaşıyoruz. Hapishanelerdeki hak ihlallerini takip etmek anlamında zorlu süreçler yaşıyoruz. Sizlerin yaşadığı her zorluğu hepimize yapılmış kabul ederiz. Herkes tarafından bilinmelidir ki arkadaşlarımız hapiste olduğu süreçte yüreklerimiz ve gözümüz onların üstündedir. Sizler bu ülkenin en onurlu ve namuslu insanlarısınız. Her zaman adil oldunuz. Biliyoruz ki, yarın size haksızlık edenlere haksızlık yapılsa onların da hakkını arayacak ve mağdurun kimliğine bile bakmayacaksınız. Onurlu yaşamınızın size kazandırdığı adaletinizdir sizi siz yapan. Bizi merak etmeyin. İnsan hakları mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğiz. Birlikte yola devam edeceğimiz günlerin özlemiyle sizi bekliyoruz.”

Yorumunuzu yazınız