PAYLAŞ

 Dersim’de “güvenlik” gerekçesiyle çıkan orman yangınlarına tepki gösteren Alevi ve çevre örgütleri, “Ormansız bir yaşam olmaz” diyerek, yangınlara karşı direnmeye devam edeceklerini belirtti.

İstanbul’daki Alevi ve çevre örgütleri, Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin açıklama yaptı. Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Munzur Çevre Derneği, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Ekoloji Meclisi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin de aralarında olduğu çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenlediği basın toplantısında, “Dar û ber, theyrî thurî mor û milawinî desenî”, “Dersim dört dağ içinde dört dağ ateş içinde” pankartı açıldı. “Peri Vadisi’nde orman yangınlarına hayır”, “Köylerimizi terk etmeyeceğiz yaşam alanlarımız için direneceğiz”, “Bu ormanlar bizim yakan eller devletin sorumlular yargılansın” dövizlerini taşıyan STÖ temsilcileri adına açıklamayı çevre aktivisti Hasan Şen okudu.

‘DEVLET VE RANTÇI SERMAYE EL ELE”

Orman yangınlarının bilinçli olarak çıkartıldığını kaydeden Şen, basının yangınlar karşısında sessiz kalmasını eleştirdi. Dersim’de halkın yangınları söndürmek için girişimlerde bulunduğunu fakat devlet güçlerinin engel olduğuna dikkat çeken Şen, “Devlet ve rantçı sermaye elbirliği halinde Dersim’i öldürüyor” dedi. Dersim’in insansızlaştırılma politikası sonucu yangınların çıkarıldığını belirten Şen, orman yangınlarıyla birlikte birçok endemik bitki türünün ve hayvanların da öldürüldüğüne dikkat çekti. Dersim halkının köylerini ve ormanlarını terk etmeyeceğine vurgu yapan Şen, “Çözüm kendi doğasını tahrip edecek denli büyük bir akıl tutulmasıyla sosyolojik gerçeklerle savaşma inadını sürdürmek değil, barışı ve evrensel hukuku sağlamaktır” dedi.

Dersim doğası dışında Cudi ve Gabar dağlarında da yangınların sürdüğünü hatırlatan Şen, yangınların tesadüf olamadığına dikkat çekerek, “Yangınlar, farklı kimlikli halkların imhası ve doğanın kar alanı olarak istismar edilmesinin sonucudur” dedi. Şen, halkların ve doğaseverlerin bu yangılara karşı sessiz kalmaması gerektiği çağrısında bulundu.

‘SESSİZ KALMAYIZ’

Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen, Dersim’de çıkarılan yangınlarla bir halkın geçmişinin yok edildiğine vurgu yaparak, “Biz 1938’ler de yaşadığımız acıları bugün yine ormanlarımız, ibadet yerlerimiz yakılarak tekrar yaşıyoruz. Atalarımız yaylalara çıkarken bile orada yaşayan canlılardan izin alırdı. Devlet şimdi bizim için değerli olan her şeye saldırıyor” diyerek yangınlara karşı sessiz kalmayarak geçmişlerini ve doğalarının katledilmesine göz yummayacaklarını belirtti.

‘DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği adına konuşan Gülizar Taşbilek ise, devletin sistematik bir biçimde Alevi halkına ve kültürüne saldırdığına vurgu yaparak, “Bugün çıkarılan yangın ilk değil son da olmayacak. Bilsinler ki biz doğamıza ve kültürümüze sahip çıkarak direnmeye devam edeceğiz” dedi.

‘ORMAN YANGINLARI POLTİKTİR’

HDK Ekoloji Meclisi üyesi Kiraz Özdoğan da, Dersim halkı ile dayanışma içinde olacaklarını belirterek, “Orman yangınları politiktir. Ormanlar politik çıkarlara kurban edilemeyecek kadar yaşantımızın bir parçasıdır. Ormansız bir yaşam olmaz. Kapitalizmin bu sömürü mekanizmlarına karşı direnmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Yorumunuzu yazınız