PAYLAŞ

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, Silvan’daki sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili Gazeteci Hasan Cemal’e verdiği röportajda “Artık tek başımıza değiliz” sözleri nedeniyle Silvan Belediyesi Eşbaşkanı Zuhal Tekiner’e verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasını bozdu. Yeniden görülen davada Tekiner beraat etti.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları ile ilgili Gazeteci Hasan Cemal’e verdiği röportajda “örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla Silvan Belediye Eş Başkanı Zuhal Tekiner’e verilen 1 yıl 3 aylık hapis cezasını bozdu. Diyarbakır’da 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Hasan Cemal’in T24 haber sitesinde yer alan köşesinde yayınlanan röportajda Tekiner’in söylediği “Bitmeyen bir kâbusu yaşıyoruz. Daha 9 yaşındaydım. Babamın en sevdiği yakın arkadaşı gözümün önünde öldürüldü. Biz böyle büyüdük. 1980, 9 Eylül günü doğdum. Üç gün sonra 12 Eylül darbesi. Babam, dedem, zihinsel engelli amcam hepsi bir gecede içeri alındılar. Şimdi 35 yaşındayım. İki kez hapse düştüm. Biri 1998’de 17 yaşındayken, diğeri 2011’de KCK davasından 1 buçuk yıl yattım. Korku evet var ama 1990’ların korkusu daha büyüktü. Artık tek başımıza değiliz, sonuna kadar mücadele edecek gücümüz var” sözleri nedeniyle hakkında dava açılmıştı. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Tekiner’in “Sonuna kadar mücadele edecek gücümüz var” cümlesi ise polis ve askerler aleyhine PKK ve KCK’nin yanında yer almayı kast ederek “suçu ve suçluyu överek örgüt propagandası” yaptığı ileri sürülmüştü. Tekiner’in avukatı, yerel mahkemenin kararına karşı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne itirazda bulundu.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ EN ÇOK MÜDAHALE EDİLEN HAKLARDANDIR’

Yapılan itirazı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin Tekiner hakkında verdiği kararı oy birliğiyle bozarak, dosyayı yerel mahkemeye gönderdi. Kararda, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 05.11.2015 tarih ve 2015/2032 esas 2015/4019 sayılı kararında, ifade özgürlüğü Anayasanın 26. ve AİHS 10. maddelerinde teminat altına alındığı hatırlatılarak, “İfade özgürlüğü terörle mücadele kapsamında en çok müdahale ve sınırlanmaya maruz kalan temel haklardandır… Terörle mücadele de bir hukuk rejimidir. Uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerin ihmal edilebileceği bir alan değildir” tespitine yer verildi. Kararda, atılan slogan, taşınan pankart veya giyilen üniforma ile verilen mesajın şiddete çağrı, tahrik ve teşvik edici, silahlı direnişe, isyana davet şeklinde veya insanda saldırgan duygular oluşturabilecek biçimde anlamsız nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak nefret söylemi olup olmadığı iyi değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Kararın devamında, yapılan konuşma ve atılan sloganlarda, doğrudan veya dolaylı şekilde şiddete çağrı var ise sanığın kimliği, konumu, konuşulan yer ve zamanın açık ve yakın tehlike bakımından analize tabi tutulması gerektiğinin altı çizildi. Kararda, ifade özgürlüğünün memnuniyet karşılanan zararsız veya önemsiz sayılan bilgi ve fikirler için değil, aynı zamanda demokratik toplumu şekillendiren çoğulculuğun, hoşgörünün ve geniş fikirliliğin gereği olarak şok eden, rahatsızlık veren veya ayrılık yaratabilen fikirler için de uygulanabilmesi gerektiği vurgulandı.

‘MAHKEME YETERLİ VE YASAL GEREKÇE GÖSTERİLMEDEN KARAR VERİLDİ’

Kararda, Gaziantep Sulh Ceza Hâkimliğinin 4 Aralık 2015 tarihinde Hasan Cemal’in yazdığı “Delila bir genç kadın gerillanın dağ günlükleri” isimli kitabı hakkında toplatma kararı verdiği hatırlatıldı. Kararda, Tekiner’in Cemal’e söylediği ve yargılamaya konu olan sözlerinin “Ne şekilde terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte olduğu ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği, atılı suçun yasal unsurlarının ne şekilde oluştuğunun karar yerinde yöntemince tartışılıp buna göre sanığın hukuksal durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmeyerek yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde karar verildiği anlaşıldığı” diye belirtildi. Açıklanan bu gerekçeyle Tekiner’in avukatının yaptığı istinaf talebini yerinde gören İstinaf Mahkemesi, yerel mahkemenin Tekiner’e verdiği hükmün bozulmasına karar vererek, dava dosyasını yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderdi. Bozma kararı ardından yeniden yargılama yapan yerel mahkeme, Tekiner’in söylediği sözlerin “ifade özgürlüğü” kapsamında olduğunu hükmederek hakkında beraat kararı verdi.

DAVA HAKKINDA

Gazeteci-Yazar Hasan Cemal Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarına ilişkin 2015 yılında ilçeye giderek 2007’de yaşamını yitiren YJA-Star üyesi Şenay Güçer’in (Delila) annesi Gülsuma Güçer (63) ile görevden uzaklaştırılan Silvan Belediyesi Eşbaşkanı Zuhal Tekiner ve DBP’li Meclis üyesi Mehmet Ali Dünser ile röportaj yaptı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, T24 haber sitesinde yayınlanan ropörtajda “Suçu ve suçluyu övmek” ve “ Basın ve yayın yoluyla örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla Güçer, Tekiner ve Dünser hakkında dava açmıştı. Hasan Cemal hakkında açılan soruşturma ise haberin yayınladığı yerin İstanbul olması nedeniyle “görevsizlik” kararı verilerek İstanbul’a gönderildi. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada Gülsuma Güçer beraat ederken, Mehmet Ali Dünser ise ifadesi alınmadığı için dava dosyası ayrıldı. Mahkeme, Cemal’e verdiği ropörtajda “örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla Tekiner’e 1 yıl 3 ay hapis cezası vererek cezayı da ertelememişti.

Yorumunuzu yazınız