PAYLAŞ

Mersin’de düzenlenen 1’inci Hikayesi Olan Kadınlar Festivali’nin ilgi odağı olan ANKA Üreten Kadın Derneği üyesi kadınlar, üretmenin mutluluğunu yaşıyor. Hiç vazgeçmediği el sanatını 41 yaşından sonra profesyonel olarak icra etmeye başlayan Elif Etiler, “Kadınlar pes etmiyor” dedi.

Bir grup kadının kadına yönelik şiddetle mücadelesiyle başlayan ve dernekleşen ANKA Üreten Kadın Derneği, kadınların hayallerini üretime döktüğü ve ekonomik olarak özgürlüğünü kazandığı projesiyle yoğun ilgi görüyor.ç 1’inci Hikayesi Olan Kadınlar Festivali’nde ürettikleri ürünleri satışa sunan kadınlar, kadınların her alanda özgür olabilmesi için öncelikle kendini keşfetmesi gerektiğini belirtti. Dernek üyelerinden 43 yaşındaki Elif Etiler, ahşap üzerine resim çiziyor. Çocukluktan beri el sanatlarına yoğun bir ilgisinin olduğunu ancak ailesinin zorlamasıyla lise yıllarında başka bir meslek seçtiğini ifade eden Etiler, zaman zarfında ise el sanatlarına olan sevgisinin asla bitmediğini dile getirdi.

“Yıllarca sevdiğim işi yapmak için hasret duydum” diyen Etiler, 35 yaşından sonra Halk Eğitim Merkezi’ne giderek 6 yıl ders aldığını söyledi. Sonunda el sanatlarından “ustalık öğretici” belgesi aldığının altını çizen Etiler, “Aslında hobi olarak sürekli olarak el sanatları ile uğraşıyordum. Şimdi para kazanmak için yapıyorum. Yaptığım tüm sanatlarda başka bir duygu, özlem var. Her ürettiğim resim benim için ayrı bir dünya” dedi. El sanatları ile uğraşanların duygu dünyalarının geniş olduğunu söyleyen Etiler, el sanatlarının bir yaratma gücü olduğunu ve insanı sürekli üretmeye sevk ettiğini vurguladı.

ÖZLEMİNİ AHŞAPLARA AKTARIYOR

Etiler, “Ekonomik anlamda zorlanmamak için hayal gücümüzü kullanıyoruz ve üretmeye başlıyoruz. Bazı ürünlerde kullanılan teknikleri öğrenmek için para veriyoruz, bazılarını da internet ortamında izleyip aylarca çalışmamla öğreniyorum. Bazı teknikleri yıllarca öğrenmek gerekiyor” diye belirtti. Ahşap birçok eşyaya çizdiği resimlerle ruh dünyasını ve içindeki özlemi anlatmaya çalıştığını kaydeden Etiler, şöyle dedi: “Her alanda kadın olmalıdır. Erkeklerin yaptığı her işin kadınların da yapabileceğine inanıyorum. Örneğin ‘şoför kadın olmaz’ diyorlardı bugün her tarafta şoför kadınlar var, ‘tamirci kadın olmaz’ diyorlar ama her yerde tamirci kadınlar var. Belki çalışmak zorunda kalıyorlar ama sonuçta o işi yapabiliyorlar. Kadınlar pes etmiyor.”

‘EVE HAPSEDİLMEYE KARŞI ÜRETKEN OLUNMALI’

Dernek çatısı altında üretim yapan kadınlardan Zahide Eyüpoğlu ise, hem ekonomik özgürlüğünü kazanmak hem de doğaya faydalı olabilmek adına geri dönüşüm için cam işlemeciliği yapıyor. Eyüpoğlu, üretken kadının her zaman bireysel farkındalığın farkında olduğunu aynı zamanda ekolojiye ve çevresine duyarlı olduğunu ifade etti. Özellikle eve ve televizyon ekranlarına hapsedilmeye çalışılan kadınların hikayelerini , duygularını ve yaşadıklarını daha fazla üreterek dile getirmesi gerektiğine dikkat çeken Eyüpoğlu, “Biz kadınları televizyon ekranlarından kurtarmak için dernek bünyesi altında verdiğimiz dersleri videoya alıp, yayınlıyoruz. Bu sayede kadınlar hem meslek öğreniyorlar hem de üretken hale geliyorlar” diye konuştu.

‘KADINLAR TEK BAŞLARINA AYAKLARI ÜZERİNDE DURABİLİR’

Yaptıkları cam işinin hem zahmetli hem de biraz tehlikeli olduğunu söyleyen Eyüpoğlu, şöyle devam etti: “Camların doğaya zararlı olduğunu bildiğimiz için doğadaki camları ve şişeleri toplayıp onları işliyoruz ve yeni ürünler ortaya çıkarıyoruz. Eğitim verdiğimiz kadınlar önceleri camı kesmeye korkuyorlardı şimdi kağıt keser gibi cam kesiyorlar. Şimdi camlardan çok iyi ürünler ortaya çıkarıyorlar. Kadınlar doğadan geri dönüşüm için topladıkları camları alıp temizliyor, işliyor ve bir takım uygulamalardan geçirdikten sonra bir sanat ortaya çıkarıyor. Kadınlar camlardan ürettikleri sanatları satarak hem mutlu hem de ruhen kendilerini huzurlu hissediyor. Kadınlar tek başlarına ayakları üzerinde durabilir ve kimseye de ihtiyaçları yok.”

Yorumunuzu yazınız