PAYLAŞ

DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, AKP’nin Türkiye’de uzun süredir savaş ve kaos politikalarını devreye soktuğunu belirterek, “Demokratik siyasette ısrarcı olacağız. Kimse Kürtlerden geri adım atmasını ve kazanımlarından vazgeçmesini beklememeli” dedi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Ankara’da gerçekleştirdiği 4’üncü Olağan Kongresi’nin ardından Parti Meclisi’ni (PM) Diyarbakır’da topladı. PM toplantısı öncesi DBP Diyarbakır İl Örgütü binasında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, DBP Eşbaşkanı Sabahat Tuncel’in tutuklu bulunması nedeniyle PM toplantısını tek eş başkanla gerçekleştirdiklerini belirtti.

Uzun süredir AKP’nin Türkiye’de savaş ve kaos politikalarını devreye soktuğunu dile getiren Arslan, bu politikaların anti demokratik zihniyeti ve Kürt karşıtı politikalarından kaynaklandığını söyledi. AKP’nin geliştirmek istediği antidemokratik ve faşist uygulamalara karşı demokratik siyasal alanda güçlü bir şekilde mücadele edeceklerini belirten Arslan, “Demokratik siyaset alanının başta Kürt sorunu ve Türkiye’nin demokratikleşme sorunlarının aşılması ve çözülmesi için ısrarla açık tutulması gerektiğini ve demokratik siyasetin işletilmesi ile ilgili üzerimize düşen tüm görevlerin yapılması noktasında ısrarla mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

‘DARBELERİN NEDENİ DEMOKRATİKLEŞME SORUNU’

15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıldönümü dolayısıyla yaşanan sürece de değinen Arslan, 15 Temmuz darbe girişiminin AKP ve Fethullah Gülen Cemaati’nin Kürt karşıtlığı üzerinden geliştirdiği kirli ittifak ve işbirliğinin bir noktada uzlaşılmaz olduğunun sonucu itibariyle yaşandığını söyledi. Her ne biçimde gelişirse gelişsin darbe girişiminin AKP’den bağımsız olduğunu düşünmediklerini kaydeden Arslan, şöyle dedi: “2002 seçimlerinden sonra 15 Temmuz’a kadar AKP bu ülkeyi Türkiye halklarını bugün ‘terör’ diye tabir ettikleri grupla yönetti. Özellikle Kürt siyasal hareketine karşı AKP ve cemaatçi işbirlikçi yapılar çok ağır saldırılar ve toplumsal muhalefeti bastıracak antidemokratik yöntemleri ülkede uyguladılar. Ama iktidarın bir noktada uzlaşmama hali bu iki yapıyı da birbirinden ayrıştırarak, darbe girişimi geliştirmiştir.”

Türkiye tarihinin bir darbeler tarihi olduğunu vurgulayan Arslan, art arda darbelerin gelişmesinin tek nedeninin Cumhuriyet’in kuruluş sürecinden beri devletin kendi toplumsal barışını ve demokratikleşme sürecini sağlayamamasından kaynaklı olduğunu söyledi. Arslan, darbelere karşı çıkılacaksa, ülkeyi oluşturan tüm farklılıkları kendi içerisinde barındıran demokratik bir rejime dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi.

‘EFRİN’E YÖNELİK SALDIRILARI KABUL ETMİYORUZ’

Türkiye’nin Efrin’e yönelik saldırılarına da dikkat çeken Arslan, top atışları ve kimi bombardımanları kaygıyla izlediklerini söyledi. AKP’nin uzun süre Kobanê’ye yönelik DAİŞ saldırılarının gerçekleşmesi için birçok kirli ittifakta bulunduğunu belirten Arslan, şöyle dedi: “Bizler halk olarak, parti olarak AKP’nin Efrin’e yönelik planladığı bu saldırıları hiçbir şekilde kabul etmeyeceğimizi buradan ifade ediyoruz.” Arslan, kimsenin Kürtlerden geri adım atmasını ve kendi kazanımlarından vazgeçmesini beklememesi gerektiğinin altını çizdi.

‘KÜRTLER ORTADOĞU HALKLARI İÇİNDE YERİNİ ALMALI’

Ulusal birlik çalışmalarına da işaret eden Arslan, “21’inci yüzyıl Ortadoğu’da Kürtlerin özgürlük yılı olacaktır. Bu özgürlüğünde mayası bizler açısından ulusal birliğimize ulaşmakla olacaktır. Kürtler yıllardır ağır bedeller vermişse o zaman bunun barış ve özgürlükle taçlandırılması için öncelikle kendi içerisinde ulusal birliğine ulaşması ve bu birlikteliği bir güce dönüştürerek dünya halkları içerisinde Ortadoğu halkları içinde kendi yerini alması gerekir” diye konuştu.

Açıklamanın ardından PM toplantısı basına kapalı olarak başladı.

Yorumunuzu yazınız