PAYLAŞ

 Adana’da 11’i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği ve 24 çocuğun yaralandığı yurt faciasıyla ilgili duruşma sona erdi. Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilen duruşmada, çocuklarını kaybeden Mehmet Ali Baş, “Biz her gün yanıyoruz. Başka insanların çocukları yanmasın. Adalet istiyoruz” dedi.

Adana Aladağ’da Süleymancılar Cemaatine ait kız öğrenci yurdunda 11’i çocuk 12 kişinin yaşamını yitirmesi, 24 çocuğun da yaralanmasına ilişkin açılan davada savcının mütalaası ardından savunma yapan sanıklar tek suçlu olarak yurt müdürünü gösterdi.

Bazı sanıkların ise hastalıklarına ve yaşlılık durumuna dikkat çekip beraat ve tahliyelerini talep etti. Sanıklar yurtla ilgili tüm işlerde yurt müdürünün sorumlu olduğunu savunarak, mağdur edildiklerini belirtti.

‘PARA CEZASI VERİLEREK, TAHLİYE EDİLSİN’

Sanık avukatları da Kozan’da 2012’de baraj kapağının patlaması ile 10 işçinin hayatını kaybetmesi ile ilgili Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıkların en fazla 60 gün tutuklu bulunduğunu savunarak, sanıkların tahliye edilmesini istedi. Bazı sanıkların avukatları ise, sanıkların yargılandığı madde göz önünde bulundurulduğunda para cezası verilerek tahliye edilmesi gerektiği savundu.

Sanık avukatları Konya’da ruhsatsız 3 katlı Kız Kur’an Kursu binasında yaşanan patlamada 17 öğrenci ile 1 eğitmenin ölümüyle ilgili davada dernek yönetim kuruluna değil sadece yurt müdürüne ceza verildiğini hatırlatarak, “Eğitim sisteminin sorunlarının 3-5 kişi sorumlu tutulması doğru değil. Yangın merdivenleri kilitli. Yurt müdürünün kusurlu olduğu varsayılsa bile ölüm ile kusuru arasında illiyet ilişkisi kalmamış. Müvekkilin beraat edeceğini biliyorum” diye savunma yaptı.

‘MAĞDUR AİLELERİ TEHDİT EDİLİYOR’

Sanıkların ve avukatlarının savunmalarının ardından söz alan mağdur avukatları, yangın faciasında sorumluları olan kamu görevlileri dosyası ile birleştirilmesine ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Avukatlar, önceki duruşmada müştekilerinin fiziki ve sözlü saldırıya uğradıklarını söyleyerek, aileler üzerinde baskı olacağından tutukluluğunun devamına karar verilmesini istedi. Avukatlar, “Bu dosyada TCK 81 tartışılması zorunludur. Eğer o tartışılmazsa TCK 83 madde tartışılması gerekir. Süleymancılar köy köy dolaşıp mağdurlara şikayetlerinden vazgeçmesi için aileleri tehdit etmiştir ve para teklif etmiştir. Önceki duruşmada kameraların önünde saldırmaya cüret edilebilmiştir. Ölen çocukların eşyalarının ne olduğu bilmemektedir” diye savunma yaptı. Mağdur avukatları savunma yaparken, sanık avukatları arasında sürekli olarak sözlü tartışma yaşandı. Mahkeme başkanının sürekli olarak “karşılıklı konuşursanız bırakıp gideceğim” demesi dikkat çekti.

‘DERNEK YÖNETİCİLERİ SORUMLUDUR’

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, yangında yaşanan ölümlerin elektrik idaresi, itfaiye ve yangın tüpünü değiştiren firmaya yüklenmeye çalışılması ile ilgili bilirkişi raporunda yer alan ahşap kaplı iç duvar, yangın merdiveninin kilitli olması ve kapı kolunun olmaması, itfaiyenin en az 20 dakika geç çağrılması gibi üst üste binen eksikliklere dikkat çekerek bunun olası kasta işaret ettiğini dile getirdi. Aladağ gibi yurda iki adımda gidilebilecek küçük bir yerde dernek yöneticilerinin yurtta olanlardan haberinin olmamasının imkansız olduğunu söyleyen Fevzioğlu, dernek yöneticilerinin sorumlu olduğunu ifade etti.

Mağdur avukatlarının savunmaları ardından mahkeme heyeti duruşmaya 45 dakika verdi. Verilen aranın ardından duruşmaya devam edildi.

Mahkeme heyeti, mağdurların tedavilerinin tüm işlemlerinin yapılmasına, akıbetlerinin sorulup, Adana Adli Tıp Kurumu’na müzakere yazılmasına, TEDAŞ’a yazılan müzakerenin beklenmesine, suçun vasıf ve mahiyeti ile kuvvetli suç şüphesi, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemiş olması nedeniyle tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Baroların, İHD, Eğitim- İş gibi örgütlerin müdahillik taleplerini reddederek duruşmayı 9 Ekim’e erteledi.

Duruşma sonrası sanık yakınları ile gazeteciler arasında gerginlik yaşanırken, ring aracına bindirilen sanıklar gazetecilere tepki gösterdi. Mahkeme tarafından müdahilik talepleri reddedilen TBB Başkanı Metin Feyzioğlu duruşma sonrası buna tepki göstererek, davanın takipçisi olacaklarını ve yurt faciasının sadece yurt müdürüne yüklenmesini kabul etmeyeceklerini söyledi.

Aladağ’da çocukları mağdur edilen ailelerde kısa bir açıklama yaptı. Aladağ ailelerinden Mehmet Ali Baş, adalet istediklerini belirterek, “Benim çocuklarım yangında yandı. Biz her gün yanıyoruz. Başka insanların çocukları yanmasın” dedi. Diğer ailelerde adalet istediklerini belirtti.

Avukat Can Atalay ise, “Herkes için adalet istiyoruz. Herkes için sosyal adalet istiyoruz” dedi.

Yorumunuzu yazınız