PAYLAŞ

Kavurucu sıcaklar altında güvencesiz en az 12 saat çalışan mevsimlik tarım işçisi kadınlar, fırsat ve ücret eşitsizliğine dikkat çekti. Her şeye rağmen çalışmanın kendilerine güç verdiğini dile getiren kadınlar, “Biz kadınlar doğamıza, ekmeğimize ve suyumuza sahip çıkıyoruz” dedi.

Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Cincin köyünde tarlalarda kavurucu güneşin altında çalışan mevsimlik tarım işçisi kadınlar, günün 12 saatini hiçbir güvenceleri olmadan geçiriyor. Tarım arazilerine yakın yerlerde yaşamayı tercih eden mevsimlik tarım işçileri, kızgın güneşten kendi imkânları ile korunmaya çalışıyor. Ellerindeki yırtık eldivenlerle çalışmak zorunda bırakılan kadınlar, daha fazla çalışmaya rağmen daha az ücret alıyor.

‘BİR KADIN HEM İŞÇİDİR HEM EMEKÇİDİR’

Aydın’ın Koçerli köyüne yaşayan tarım işçisi 2 çocuk annesi 46 yaşındaki Cevriye Çevrici 24 yıldır tarım işçiliği yapıyor. Sabahın erken saatinden itibaren diğer işçilerle karpuz tarlasının yolunu tutan Çevirici, kızgın güneşin altında toplanan karpuzları bir bir kamyonlara yüklemenin zorluklarını anlattı. “Tarım işçiliği yapıyorum. Sıcak tepemizde” diyen Çevrici, “Ben çalıştığım para ile kendi sigortamı yatırıyorum. Ayrıca odun ve kömür yükleme işlerini de yapıyorum. Her işi yapıyorum. Anlımın terini sile sile ekmeğimi kazanıyorum. Kilo hesabı ile topluyoruz. Günlük 50 TL alıyoruz. Çalışmadığımız zaman almıyoruz” dedi.

‘TOPRAĞA CAN VERİYORUZ’

Çocukluğundan bu yana tarım işçiliği yapan 2 çocuk annesi 63 yaşındaki Döndü Uçaravcı da, 2 kızı ile birlikte çalışıyor. Eşini bir yıl önce kaybeden Uçaravcı, her zorlukla başa çıktığını belirtti. Kadınların güçlü ve kuvvetli olduğunu vurgulayan Uçaravcı, kadının aynı zamanda doğasever olduğuna dikkat çekti. Çalıştıkları bölgede çok sayıda orman yangınının meydana geldiğini hatırlatan Uçaravcı, “Doğamız talan ediliyor. Biz kadınlar hem ellerimizle ekiyoruz hem de topluyoruz aslında biz doğaya ellerimiz ile can veriyoruz. Topraklarımızın talan edilmesini istemiyoruz. Topraklarımız kimseye peşkeş çekilmesin. Tarım alanlarının yok olmasına kimse izin vermesin. Bu talan ettikleri yerler aslında bizim ekmek kapımız” diye konuştu.

‘HER İŞİN ZORLUĞU VAR MÜCADELEYE DEVAM’

Bütün zorluklara rağmen çalıştıklarını belirten 2 çocuk annesi 38 yaşındaki Dilber Şimşek ise, kavurucu sıcaklığı rağmen çalışmanın kendisine güven verdiğini vurguladı. Tarlalarda çalışan kadınların emeğinin bambaşka olduğunu belirten Şimşek, çalışma koşulları ne kadar zor da olsa mücadele ettiklerini ve mücadelelerini doğa mücadelesi ile bütünleştirdiklerini söyledi. “İnsan yaşamını, mücadelesini, kadının mücadelesini, doğa belirler” diyen Şimşek, “Biz kadınlar doğamıza, ekmeğimize ve suyumuza sahip çıkıyoruz. Bugün patronların hakaretlerini duyup her şeye rağmen çalışıyorsak biz kadınlar mücadelemizde vazgeçmeyeceğimiz anlamına gelir. Çalışıyoruz çünkü biz tek başımıza bir bireyiz. Çalışırken insanlara aslında bir kadının ne kadar direngen olduğunu gösteriyoruz. Erkek işi diye bir şeyin olmadığını, her işin kadınların işi olduğunu gösteriyoruz” diye belirtti.

Ruken Demir / Ayşe Sürme – dihaber

Yorumunuzu yazınız