PAYLAŞ

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dava dosyasının Yasin Börü davası ile birleştirilmesi girişimlerine tepki gösteren HDP MYK’si, “Bu tutumların hesabı hukuken hem iç hem de uluslararası hukuk zemininde mutlaka sorulacaktır” dedi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), tutuklu bulunan Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş’ın tutuklu yargılandığı dava dosyasının, Kobanê protestoları sırasında yaşamını yitiren Yasin Börü ve 3 Hüda-Par üyesinin ölümüne dair dava dosyası ile birleştirilme girişimine ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Hukuk değil Guguk devleti” başlığı ile yayımlanan açıklamada, Demirtaş’a yönelik hukuksuz uygulamaların devam ettiğine vurgu yapıldı.

‘19’UNCU AĞIR CEZA RE’SEN BİRLEŞTİRME KARARI ALMIŞTIR’

Açıklamada, Demirtaş hakkında açılan ve Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde tevzi gören dosyada heyetçe toplanılarak “tensip” yapılmadan ve henüz hiç bir ara karar tesis edilmeden Mahkeme Başkanı’nın bizzat kişisel tasarrufu ile dosya birleştirme önerisinde bulunulduğu ifade edildi. Açıklamanın devamında Ankara 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin söz konusu öneriyi reddetmesi üzerine yine Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, heyet olarak 9 Haziran 2017 tarihinde ikinci kez birleştirme talebinde bulunduğu ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu başvuru da ret olununca, bu kez 19. Ağır Ceza re’sen birleştirme kararı almıştır. Şimdi dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilecek, orası hangi mahkemede devam edileceğine karar verecek, yeni bir karar numarası ve duruşma günü saptanacaktır” denildi.

‘DEMİRTAŞ’A YÖNELİK İNTİKAMCI UYGULAMALAR’

Selahattin Demirtaş’a yönelik keyfi, usulsüz ve intikamcı uygulamalar sürdürüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, Demirtaş hakkında açılan ve Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde tevzi gören dosyada heyetçe toplanılarak, mahkeme başkanının bizzat kişisel tasarrufu ile dosya birleştirme önerisinde bulunduğu şeklindeki ifadelere yer verildi.

‘SARAY MEDYASININ YÖNLENDİRMESİDİR’

Demirtaş’ın 6-8 Ekim olaylarında meydana gelen ölümlerden sorumlu tutarak yargılanmasının hukuken mümkün olamayacağının altı çizilen açıklamada, “Gerek birleştirme istem yazısı içeriği ve gerekse birleştirme yönlü karar tamamen keyfidir, kişisel hedef gösterme amaçlıdır. Saray medyasının yönlendirmesidir ve bir algı operasyonunun devamıdır” denildi. Açıklamanın devamında, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin tarafsızlığından ve bağımsızlığından söz edilemeyeceğine vurgu yapıldı.

‘HUKUKTA YERİ OLMAYAN BİR KARAR KABUL EDİLEMEZ’

Açıklamanın devamında Demirtaş’a yönelik gerçekleştirilen hukuksuz uygulamalardan bir başka örneğe de yer verilerek, şöyle denildi: “Diğer örnek ise bugün Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın saat 14.00’te Şırnak 1. Asliye’de yapılacak olan duruşmaya bizzat katılım talebinin reddi sonrasında, zorla SEGBİS yoluyla duruşmaya katılması yönündeki karardır. Hukukta yeri olmayan bu karar da kabul edilemez.”

‘HESABI SORULACAKTIR’

Açıklamanın sonunda her iki mahkeme heyetinin hukuksuz uygulamalarına yer verilerek, “Bu tutumların hesabı hukuken hem iç hem de uluslararası hukuk zemininde mutlaka sorulacaktır” denildi.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız