PAYLAŞ

Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen Ergenekon davasında savcı, 114 sanığın beratını istedi. Savcı, İlker Başbuğ’un yargılanması için başbakanlıktan izin alınması gerektiğini belirterek, eski Genelkurmay Başkanı’nın yargılanmasının durdurulmasını talep etti.

Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülmeye başlanan Ergenekon davasında savcı, 114 sanığın beraatını istedi. Duruşma savcısı, aralarında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve Dursun Çiçek’in de olduğu 19 sanığın yüce divanda yargılanması gerektiğinden 19 sanık hakkındaki yargılamanın durdurularak dosyanın ayrılmasına karar verilmesi talep etti.

Savcının talebi şu şekilde: “İnternet Andıcı ve İlticayla Mücadele Eylem Planı çalışmalarının bilgisi dahilinde İlker Başbuğ Genelkurmay Başkanı olarak görev yapmıştır. 12/9/2010 tarihinde yapılan referandum ile yürürlüğe giren 149/7 maddesinde yazan Genelkurmay Başkanı, kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanları ile jandarma genel komutanı görevleri ile suçlarından dolayı Yüce Divan’da yargılanırlar hükmü gereğince Mehmet İlker Başbuğ ile bağlantılı suç işlediği iddia olunan diğer sanıklar Dursun çiçek. Hasan Iğsız, Mehmet Eröz, Mustafa Bakıcı, Hüseyin Nusret Taşdeler, Fuat Selvi, Ziya İlker Göktaş, Hulusi Hülbahat, Cemal Gökçeoğlu, Sedat Özüer, İsmail Hakkı Pekin, Hıfzı Çubuklu, Mehmet Otuzbiroğlu, Alaettin Sevim, Orhan Güçlü, Murat Uslukılıç, Meryem Kurşun, Bülent Sarıkahya haklarındaki yargılamanın durdurulmasına karar verilmeli.”

İstanbul 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin, yetkisizlik hükmü kurarak, “dava dosyasının Ankara’daki ağır ceza mahkemesine gönderilmesi” kararına yapılan itirazın kabul edilmesinden sonra bu mahkemede görülmesine karar verilen 274 sanıklı Ergenekon davasının ilk duruşması bugün gerçekleşiyor.

Çağlayan Adliyesi’nde görülemeye başlayan davanın ilk duruşması sanık ve avukatların yerini almasıyla 11.00’de başladı.

Mahkeme başkanı sanıklara, Yargıtay’ın bozma kararına ilişkin beyanlarını toptan sordu. Sanıklar karara uyulmasını istedi. Yargıtay, “Ergenekon Terör Örgütü diye bir örgüt yoktur” kararıyla davayı hem esastan hem de usul yönünden bozmuştu.

YALÇIN KÜÇÜK: 1 NUMARA BENİM

Duruşmaya kalpağıyla katılmak isteyen Yalçın Küçük söz alarak şöyle dedi: Ben bir numaralı sandığım önce bana söz verin. Bu bir kalpak ben artık mahkeme başkanlarından izin alarak bu kalpağı alıyorum. Lütfederseniz, mahkemelerde türbanlı hanımlar oluyorlar. Ben de Cumhuriyetin kuruluş kalpağı olduğunu söyleyerek, başımda tutarak duruşmaya devam etmek istiyorum.

Ardından söz alan avukatlar talep konuşmalarını yapmaya başladı: “Hızlı yargılama yapılarak beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. Mağduriyet büyümesin. Bu dava kumpas davasıdır. Yargıtay beraatın gerekçesini yazmıştır. Bu davayı bitirin.”

Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un avukatı Hattatoğlu: “Bu davanın hedefi Atatürk ve Kemalizmdir. Yok hükmünde bir karar verilmiştir. Diğer taleplere iştirak ediyoruz” dedi.

Kemal Kerinçsiz ise, “Bu davada tanık gizli tanık sanık aynı kişi oldu yetmez mi? Muammer Karabulut müdafisi sıfatıyla konuşuyorum. Bozma kararının verildiği tarihte henüz 15 Temmuz gerçekleşmemişti. FETÖ hakkında davalar açıldı mahkumiyet kararları verildi. Hakimler hakkında kovuşturma açılmışsa verildiği karar iptal edilmelidir. Yargıtay karar verirken bunu dikkate alamamıştır. Yeni bir durumdur. Sizin sayın mahkemenizin bunu değerlendirmesi gerekir. 311/C kapsamında karar tümden yok olarak kabul edilmelidir. Cumhuriyet’in bombalanması ve Danıştay dosyalarının ayrılmasını, 22 davanın da birbirinden ayrılmasını ve kalan üç ana Ergenekon davasının görülmesini talep ediyorum” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

Yasayla kapatılan, dönemin özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince 5 Ağustos 2013’te verilen kararda, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ müebbet, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ağırlaştırılmış müebbet, emekli Tuğgeneral Veli Küçük 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl hapis, Tuncay Özkan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan 22 yıl 6 ay hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon’u müebbet, Danıştay saldırısının faili Alpaslan Arslan’ı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, avukat Kemal Kerinçsiz’i ağırlaştırılmış müebbet, Mehmet Haberal’ı 12 yıl 6 ay, Mustafa Balbay’ı 34 yıl 8 ay ve Sinan Aygün’ü de 13 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum eden mahkeme heyeti, diğer sanıklara da çeşitli oranlarda hapis cezası vermişti.

Bazı sanıklar, davaya bakan ve kapatılan özel yetkili mahkemenin gerekçeli kararını yazmasının 7 ay sürmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuruda bulunmuş ve yüksek mahkeme de “sanıkların haklarının ihlal edildiğine” hükmetmişti.

İhlal kararı üzerine, yasayla kaldırılan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi yerine başvuruları inceleyen nöbetçi mahkemeler, tutuklu sanıkları tahliye etmişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin karardan 7 ay sonra 16 bin 600 sayfadan oluşan gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmesinin ardından dosya, temyiz incelemesi için Yargıtay 16. Ceza Dairesine gönderilmişti. Temyiz duruşmaları, 6 Ekim 2015’ten itibaren yapılmaya başlanmıştı.

Yorumunuzu yazınız