CHP’nin eski Genel Başkanı Altan Öymen, CHP’nin dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vermesinin, “bunun suiistimal edilebileceğini öngörememesinden” kaynaklandığını ve “bunun büyük bir hata olduğunu” belirterek, “Ama artık eski hataların üzerinden değil, ortak paydalarda buluşmak lazım” dedi.

CHP’nin başlattığı “Adalet Yürüyüşü” yeni katılım ve desteklerle toplumsal taleplerin dile getirildiği, iktidar anlayışına karşı itirazların yükseltildiği bir yürüyüşe dönüştü. Daha önce her türlü haksızlığa karşı sokağa inenlere mesafeli davranan ve hatta HDP gibi partileri eleştiren CHP, haksızlık kendisine ulaşınca HDP ve sosyalist hareketlerin daha önceki yöntemlerine başvurmaya başladı. CHP’ye yönelik eleştirilere rağmen toplumun değişik kesimlerinin yürüyüşe yüklediği farklı anlamlar nedeniyle destek de artıyor.

CHP’nin eski Genel Başkanı Altan Öymen, yürüyüşü ve yürüyüşe gerekçe olan milletvekili tutuklanmalarını dihaber’e değerlendirdi.

‘YÜRÜYÜŞ LÜTUF DEĞİL BİR HAKTIR’

Öymen, yürüyüşün anayasadaki toplantı ve gösteri hakkının kullanılmasına ilişkin bir örnek olduğunun altını çizerek, alınan karara desteğini “isabetli bir şekilde bu yürüyüş yapılmıştır” sözleriyle dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “bu yürüyüş bizim sayemizde yapılıyor bizim lütfumuzdur” sözlerine de tepki gösteren Öymen, “Anayasanın 34’üncü maddesi gayet açık. ‘Herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız gösteri ve yürüyüş düzenleme hakkına sahiptir.’ Milli güvenlik, belirli şeylerle bu sınırlandırılabilir. Ama barışçıl olması kaydıyla müdahale edilemez. Bu lütuf falan değil, bir haktır” dedi.

‘TÜRKİYE TARİHİNDE GÖRÜLMEYEN BİR ADALETSİZLİK VAR’

Yürüyüşün yapılma gerekçelerine dikkat çeken ve yargının son yıllarda yıprandığının altını çizen Öymen, “Yargı son yıllarda çıkarılan kanunlar, anayasa değişikleri ile yıpranmıştır. İnsanların sık sık çeşitli nedenlerle tutuklanması… Bunların büyük kısmının kanunlarımızdaki gerekçelerine uygun değildir” dedi. Enis Berberoğlu’na verilen cezanın ve çok sayıda gazetecinin içeride bulunmasının, “Türkiye tarihinde görülmemiş olaylar” olduğunu dile getiren Öymen, bunun da adalet sistemindeki bozulmanın ve dalgalanmanın bir sonucu olduğunu söyledi. Yürüyüşün bu konuda sonuç vermesini beklediğinin altını çizen Öymen, hukuk ve demokrasiye herkesin de bu yürüyüşe destek vermesi gerektiğinin altını çizerek, “Çünkü büyük bir sorunla karşı karşıya Türkiye. Bu sorun ümit ediyorum ki aşılacaktır” dedi.

DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI SUİSTİMAL EDİLDİ

Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda CHP’ye getirilen eleştirilere ilişkin de Öymen şunları söyledi:

“Dokunulmazlıkların kaldırılması uzun tartışma konusudur. Ben uzun süre buna ilişkin çalışmalar yaptım. İki türlü dokunulmazlık var. Bunlardan biri kürsü dokunulmazlığıdır. Burada hep dokunulmazlıkların sınırlandırılması istenmiştir. Belirli suçlardan en azından dokunulmazlık zırhının kaldırılması gündeme gelmiştir. Hileli iflas, emniyeti suiistimal gibi önergeler verilmiştir. Şimdi öyle bir şey ortaya çıktı ki, dokunulmazlıkların kaldırılmasını suiistimal eden bir zihniyet var. Adama doğrudan doğruya işlediği suçtan dolayı soruşturma açılmıyor başka bir suçtan soruşturma açılıyor ve ondan sonra tutuklanıyor.”

‘DOKUNULMAZLIK MESELESİNİN SUİSTİMAL EDİLECEĞİNİN GÖRÜLMEMESİ HATADIR’

Gidişatın ve yargının geldiği durumunda dokunulmazlıkların kaldırılmasının suistimal edilmesinin öngörülüp öngörülmediğine ilişkin soruları da Öymen şöyle cevaplandırdı:

“Bu CHP tarafından öngörülemedi. Bunun öngörülememesi büyük bir yanlıştır. O dönem biz bir diyalog grubu kurmuştuk, basın toplantıları yaptık. Bunun yanlış (dokunulmazlıkların kaldırılmasının) olduğunu belirttik. Ama artık eski yanlışların üzerinde durmak yerine gerçeklerin üzerine herkesin aynı noktaya gelmiş olduğunu görüyorum. Bundan sonra inşallah dokunulmazlıkların kaldırılmasının istismar edilmesinin önüne geçilecektir.”

‘KILIÇDAROĞLU DEMİRTAŞ’I DA ZİYARET ETMELİ’

Yürüyüşün Maltepe ile sınırlı kalmaması ve HDP’li eşbaşkanların ve milletvekillerinin de ziyaret edilmesine ilişkin talepleri de değerlendiren Öymen, Berberoğlu’nun durumunun aktüel olduğunu belirterek, “25 yıl mahkumiyet ile sonuçlanan bir durum var. Ama bunu dile getirdiği zaman sadece oradaki haksızlığa temas etmiyor. Bunun gibi pek çok hadise var ve hepsine temas ediyor. Onlar için de elbette HDP’lilere yapılan şeylere işaret etmiştir. Fırsat bulursa elbette ona ilişkin de bir şeyler söyler. Bu vesile ile herkes şimdiye kadar olan hadiseleri gördü. Bu adaletin adalet olarak yaşaması, anayasa ve uluslararası sözleşmelerdeki yerine uygun gerçekleşmesi için herkes üzerine düşeni yapmalıdır” diye konuştu.

Yorumunuzu yazınız