PAYLAŞ

KHK ile kapatılan Azadiya Welat gazetesi çalışanları Şirin Çoban ve İlker İlkan, tutuklu olarak yargılandıkları davada yaklaşık bir yıl sonra hakim karşısına çıkacak. İlk duruşması Ekim ayında görülecek davanın 9 ay sonra hazırlanan iddianamesi toplam 3 sayfadan oluşuyor.

Mersin’de 2016 yılının Eylül ayında gözaltına alınarak “örgüt propagandası yapmak” ve “örgüt üyesi olmak ” suçlamasıyla tutuklanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Azadiya Welat gazetesi çalışanları Şirin Çoban ve İlker İlkan’ın 9 ay sonra Cumhuriyet Savcısı Mehmet Hikmet Avar tarafından iddianamesi hazırlandı. Şirin ve İlkan’ın soruşturma dosyası önce başka kişilerle birleştirilirken, iddianamenin hazırlanması sonrası ise diğer kişiler soruşturma dosyası ayrıldığı ortaya çıktı.

İddianameyi kabul eden Mersin 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi, sosyal medya paylaşımlarını, Özgür Halk Dergisi ve cezaevinden gönderilen bir mektubu suç delili olarak gösterip, Çoban ve İlkan hakkında “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla dava açtı. Bir yıl sonra hakim karşısına çıkacak olan Çoban ve İlkan’ın ilk duruşması ise 12 Ekim’de görülecek.

‘9 AYDA 3 SAYFA İDDİANAME’

9 ayda hazırlanan iddianame 11 sayfadan oluşurken, iddianamenin ilk 7 sayfası ise PKK’nin kuruluşu ve faaliyetlerine yer verildiği görüldü. İddianamede hasta olan ve cezaevinde zor şartlar altında olan Çoban’ın sağlık durumu belirtilmezken, Çoban’ın gözaltı sırasında elinde bulunan poşette yasaklı olduğu iddia edilen 3 adet Özgür Halk Dergisi’nin olduğu ve bu dergilerle “Örgüt propagandası” yaptığı değerlendirilmesine yer verildi.

‘ÖCALAN’IN DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞMAK SUÇ’

Çoban’ın sosyal medya hesabı üzerinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sözlerini paylaşması, farklı çatışmalarda yaşamını yitiren kişilerin fotoğraflarını paylaşıp, yorum kısmına ise “şehit ve gerilla” yorum yapması suç delil olarak gösterildiği görüldü. Her kesim tarafından düşünceleri kabul gören Öcalan’ın düşüncelerinin paylaşılmasını iddianamede suç delili olarak gösterilerek “örgüt üyesi olduğu” iddia edildi. İddia makamı Çoban’ın sosyal medya paylaşımlarını ve gözaltı sırasında el konulan Özgür Halk dergilerini de suç unsuru olarak değerlendirip, hakkında “örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” suçlamasını yönetti.

‘CEZAEVİNDEN GÖNDERİLEN MEKTUP SUÇ’

Hızını alamayan iddia makamı cezaevinde tutuklu bulunan Ufuk Kurtulmaz’ın İlkan’a gönderdiği mektubu da sakıncalı görüp, suç delili olarak gösterdi. Cezaevi okuma komisyonundan geçikten sonra suç unsuru olmadığı için gönderilen mektubun gözaltı sırasından bulunmasının suç unsuru olarak iddianamede yer alması iddianamenin ne kadar keyfi olarak hazırladığını gözler önüne serdi.

GAZETE SATIŞ BEDELİ ‘ÖRGÜTE FİNANS SAĞLAMAK’ OLDU

İddianamede İlkan’ın gazete dağıtımı için hazırladığı haftalık aidat listesi de suç kapsamında değerlendirilirken, iddia makamının haftalık listesi için, “örgüt propagandası yapmak” ve “örgüte finans sağlamak” olarak lanse etmesi dikkat çekti. İddia makamının mektup ve haftalık listeyi suç unsuru olarak değerlendirip; İlkan hakkında “örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” suçlamasını yönetti.

Yorumunuzu yazınız