PAYLAŞ

Van Cezaevi’nde kalan tutuklular, OHAL sonrası artan hak ihlallerini raporlaştırdıkları mektupta, “Bizler hapishane idaresinin ve Adalet Bakanlığı’nın keyfi, insanlık dışı ve hukuksuz uygulamalarına boyun eğmediğimiz için bu baskılara maruz kalıyoruz” ifadesinde bulundu.

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan siyasi tutuklular, Mart-Haziran ayları arasında yaşadıkları hak ihlallerini gönderdikleri mektupta aktardı. Tutuklular OHAL ile birlikte hak ihlallerinin arttığına dikkat çekti.

Mektupta, “Bizler hapishane idaresinin ve Adalet Bakanlığı’nın keyfi, insanlık dışı ve hukuksuz uygulamalarına boyun eğmediğimiz için bu baskılara maruz kalıyoruz. Özellikle son bir yılda, AKP’nin OHAL bahanesiyle hapishanelerde tüm hakları gasp ettiği, hapishane idarelerinin her türlü keyfiliklerine ve hukuksuzluklarına ‘açık çek’ verdiği koşullarda onurumuzu, haklarımızı korumak için direniyoruz” ifadeleri yer aldı.

Tutukluların cezaevindeki hak ihlallerini raporlaştırdıkları mektupta şunlar yer alıyor:

DİSİPLİN CEZALARI

* Taner Korkmaz ve Murat Kaymaz adlı tutsaklara Mart ayından itibaren iletişim yasağı uygulanmaktadır. Yasada bu cezanın üst sınırı 3 ay olarak belirtilmesine rağmen iki tutsak en az 4 ay ailesiyle telefonla görüştürülmüyor.

* Mecit Şahinkaya’ya 9 Mayıs’tan beridir iletişim yasağı uygulanmaktadır.

* Rabenna Hanedar’a 18 Mayıs-5 Haziran arasında hücre cezası uygulanmaktadır. Ağırlaştırılmış müebbet olduğundan havalandırma kapısı günde sadece bir saat açılan Rebenna Hanedar’ın 15 günde bir defa kullanabildiği telefon hakkı da bu şekilde gasp edildi.

* Akil Nergiz ve Yusuf Kenan Dinçer’e uygulanan 2 ay ziyaret yasağı Mayıs ayı boyunca devam etti.

* Talat Şanlı’ya 8 Mayıs tarihinden itibaren ‘bazı etkinliklerden men’ cezası uygulanmaya başlandı.

Raporda, Akil Nergiz, Talat Şanlı, Taner Korkmaz ve Rebbena Hanedar ‘ın disiplin cezaları Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından onaylandığı ve verilen disiplin cezalarının gerekçesi ise slogan atma ve protesto için kapılara vurma olarak gösterildi.

* Yusuf Kenan Dinçer’e personelle tartıştığı gerekçesiyle Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nce 15 gün hücre cezası verildi.

* Taner Korkmaz ve Murat Kaymaz’ın mektup yasaklısı oldukları Mecit Şahinkaya’nın zarfı içerisinde mektup göndermeye çalıştıkları iddiasıyla 3 tutsağa da ‘idareden habersiz mektup göndermek’ gerekçesiyle birer ay ‘bazı etkinliklerden men’ cezası verildi.

KİTAP-YAYIN HAKKININ GASPI

* Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi tarafından uygulanan kitap sınırlaması ve dışarıdan gelen kitaplara yönelik uygulama devam ediyor. Ailelerimizin getirdiği ya da posta yoluyla gönderilen kitap, dergi vb. içeri alınmıyor. Tutsakların getirildiği hapishanelerden yanlarında getirdikleri kitaplardan ise en fazla 10 tanesini almalarına izin veriliyor.

* Sosyalist basın, Kürtçe gazete, dergiler içeriği ne olursa olsun verilmiyor.

SOHBET HAKKININ GASPI

* Haftalık 10 kişi 10 saat olarak uygulanması gereken sohbet hakkı Van Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde haftada sadece 2 saat uygulanıyor. DHKP-C davasından tutuklananlara ise bu hak 21 Mart tarihinden itibaren hiç kullandırılmıyor.

HAVALANDIRMA HAKKININ GASPI

* Van Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde havalandırma kapıları sabah saat 06.00 civarında açıldığı halde sadece DHKP-C davasından tutsakların kapıları sayım sırasında hücrelerde ayrı ayrı hazır bekleme dayatmasına kabul etmedikleri için sabah sayım sonrası saat 08.30’da açılıyor.

ZİYARET HAKKININ GASPI

* Yasa gereği ayda bir ve bir saat olarak uygulanması gereken açık görüş hakkı OHAL bahane edilerek iki ayda bir ve en az 45 dakika sınırlaması ile uygulanmaktadır.

* Aynı davadan tutsaklar ziyaret saatleri aynı olmasına rağmen kasıtlı olarak birbirinden ayrı yerlerde adli, itirafçı vb. kişilerle birlikte ziyarete çıkarılarak provokasyon ortamı yaratılıyor.

DİĞER HAK GASPLARI

* Mayıs ayından itibaren su kotası getirildi. Tutsaklara temizlik, bulaşık, çamaşır, banyo vb. tüm ihtiyaçlar için günde sadece 200 litre soğuk su, 50 litre sıcak su verilmektedir. İçme suyu ise hiç verilmiyor. Parası olanlar kantinden alabiliyorken, parası olmayanlar ise sağlıksız ve kirli suyu içmek zorunda bırakılıyor.

* Kırtasiye malzemeleri verilmiyor.

* Tutsakların talep ettiği TV kanalları hapishane yönetimi tarafından yayınlanmıyor.

* Tutsakların hesaplarından kesilen parayı takip etmeleri için reddiyat makbuzları haftalardır verilmiyor.

* Demirbaş paraları tutsaklardan alınıyor.

* Yusuf Kenan Dinçer’in hapishane girişinde ve avukat görüşü dönüşü yaşadığı işkence ile ilgili yaptığı suç duyurularına yönelik ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı verildi. Oysa avukat dönüşü sırasında uğradığı işkence sonucu kolu şişmiş ve bu doktor raporunda da yer alıyor. Bu kararlara yapılan itirazlar reddedildi.

* Hapishane idaresini şikayet eden ve keyfi uygulamalara yönelik yaptığımız şikayet dilekçeleri sıklıkla kaybediliyor.

Yorumunuzu yazınız