PAYLAŞ

 Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin düzenlediği ‘Referandum sonrası Türkiye’ adlı panel İstanbul’daki Tüm Tokatlılar Derneği’nin Sancaktepe Şubesi’nde gerçekleşti. 25. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Siyasetçi Sarp Kuray ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz’in konuşmacı olarak katıldığı panelde, Türkiye’de en karanlık dönemin yaşandığı belirtilerek, Adalet yürüyüşüne destek verilmesi gerektiği vurgulandı.

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin düzenlediği ‘Referandum sonrası Türkiye’ adlı panelin moderatörlüğünü Alevi kadın Gülfer Akkaya yaparken panele 25. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Siyasetçi Sarp Kuray ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz konuşmacı olarak katıldı.

“ADALET YÜRÜYÜŞÜNE HERKESİN KATILMASI İÇİN ÇAĞRI YAPILMALIDIR”

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin önceki gün saat 14.00’te düzenlediği panelde söz alan Hubyar Sultan Alevi kültür Derneği Genel Başkanı Aydın Deniz, “Adalet yürüyüşünün sadece Kılıçdaroğlu’nun üzerinden gitmemesi gerekiyor. Zaten Kılıçdaroğlu’nun kendisi de bunun bir parti yürüyüşü olmadığını ifade ediyor. Ancak Kılıçdaroğlu bu adalet yürüyüşüne tüm ezilenlerin ve haksızlıklara uğrayan herkesin katılması için çağrıda bulunması gerekiyor. Bunun herkesin ortak bir eylemi olduğunu belirtmesi ve adalet yürüyüşünün bir mücadele eksenine çekilmesi gerek” dedi.

“GELİNEN SÜREÇTE ÇOK ALTARNATİF KALMADI”

Aydın Deniz son olarak şunlara değindi:

İstanbul’a gelindiğinde 10 binlerin Kılıçdaroğlu’nu karşılaması ile birlikte Edirne’ye yürünmesi gerekiyor. Gelinen süreçte çok bir alternatif kalmadı ve siz yapın ben bekleyeyim durumunda değiliz. Var olan faşist sistem herkese dokunmaya başladı. İnsanlar bu baskıları yıkmak uğruna açlık grevlerine başladı. Yapılan bu açlık grevleri yüz günü aşmış vaziyette ve her an açlık grevlerindeki arkadaşların ölüm haberleri gelebilir.

“LAİKLİK İNANÇLARI YASAKLAMAK DEĞİLDİR”

Deniz’den sonra konuşan 25. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise, “Baş örtüsü yasak iken bu ülkenin İslamcı yöneticileri çocuklarını Avrupa ülkelerinde okutuyorlardı. Çünkü orada laiklik vardı. Ama bizim burada da laiklik adına tüm bunlar yasaklanıyor. Yani biz laikliği de yanlış anlıyoruz. Laiklik inançları yasaklamak değildir. Laiklik inançları özgürleştirmek ve onların özgürce yaşamasını sağlamaktır. Cemevlerine, başörtüsüne ve şafi inancına yasak getirmek de laiklik değildir. Bu anlamda laiklik herkesin inancını kendine yaşaması ve devletin açtığı dini kurumlarına karşı çıkmaktır” diye konuştu.

“AVRUPA ÜLKELERİNDE İNANÇLAR ÖZGÜR”

Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu şunları ifade etti:

“Bugün şöyle bir anlayışa sahip olduk. Diyanet olmazsa ülkenin kaosa gideceğini ve ülkenin IŞİD gibi örgütlerin meskeni haline geleceği düşüncesi hakim olmaktadır. Bu anlayış ne laikliktir ne de demokratlıktır. Böyle bir laiklik bakış açısı yoktur. Avrupa ülkelerinde de böyle bir bakış açısı yoktur. Avrupa ülkelerinde bütün inançlar özgürdür. Çünkü orada gidip cemevleri benim ibadethanemdir dediğimde kabul ediyorlar ve seni sorgulamıyorlar. Ancak bizdeki bakış açısı öyle değil. Bizler Sünni ve Alevi olarak inancımızı karşı tarafa kabul ettirmek için tanımlama gereği hissediyoruz.”

“MAĞDURİYETLER KİŞİLERE VE KURUMLARA GÖRE OLAMAZ”

Panelde konuşan Sarp Kuray ise, “Mağduriyetler kurumlara ve kişilere göre olmaz. Mağduriyette ortak vicdan olması gerekiyor. Ancak bu ülkede mağduriyetlere karşı ortak bir vicdan oluşturulamamıştır. Ben bugün başlatılan adalet yürüyüşünün ortak bir vicdana göre başlatıldığına inanıyorum. Ankara’dan başlatılan ve İstanbul’a kadar adalet için başlatılan bu yürüyüşte çeşitli siyasetten insanlar var” diye konuştu.

“ADALET YÜRÜYÜŞÜ HERKES İÇİN YAPILMALIDIR”

Sarp Kuray konuşmasında şunları ekledi:

“Adalet için başlatılan bu yürüyüş sadece MİT Tırları davasında tutuklanan Enis Berberoğlu için değil, haksızlığa, adaletsizliğe uğrayan herkes için yapılmaktadır. Bugüne kadar bütün siyasi partilerin kendi mağdurlarının peşinde koştuğunu yaşayarak gördük. Kendi şahsım adına Türkiye milli mücadeleden bu yana en karanlık dönemini yaşıyor. Türkiye iç siyasetinde gericilik, dışarıda da emperyalizm tehlikesi ile karşı karşıyadır.”

 Pirha

Yorumunuzu yazınız